İçeriğe geç

Papatya Güzeli

Bölüm 14 · 2 dk okuma

Papatya Güzeli

Bölüm 14

Röpartaj

Magazinciler toplanmıştı hastanenin önünde.

Pınar ise sabah kardeşinin getirdiği kıyafetleri giymişti.

Kış ayına giriş yapmışlardı artık.

Üzerinde siyah eşofman takımı giymişti.

Hastaneden çıkmıştı ve magazinciler çekmeye başlamıştı.

Alp Aslan yanında duran sevdiğine baktı.

Pınar hiç konuşmamıştı sorulan sorulara yanıt vermeden arabaya binmişti.

İstediği tek şey çocuklarıydı onları da zoraki şekilde orada bırakmıştı.

Canı yanmasına rağmen susuyordu ağlayamıyordu.

Ne hayal etmişti ne olmuştu.

Alp Aslan aldığı haber ile salonda öylece kaldı nasıl söyleyeceğini düşündü.

Pınar ise yüreğine inen sıkıntı ile aşağıya indiğinde ise kocasını o halde görünce anladı.

Gözlerinden yaşlar akmaya başladı ve omuzları çöktü.

"Hayır de lütfen" dedi Pınar.

"Yanlış anladın de Aslan lütfen" dedi Pınar titreyen sesi ile.

Alp Aslan Pınarın önünde durdu sarılmak için hareket etti.

Pınar televizyonluktaki vazoyu alıp fırlatmıştı.

"Ölmedi de" diye bağırdı Pınar.

"Ölmedi de, yanlış de bana" dedi Pınar.

"Her şeyi çok yanlış anladın, oğullarımız ölmedi de"

"Ben onların odalarını bile hazırladım" diye bağırdı Pınar.

Salondaki babasına baktı.

"Sen nasıl buradasın hangi yüzle buradasın" diye bağırdı Pınar.

"Hepsi senin yüzünden, hepsi senin yüzünden"

"Özür dilerim" dedi Özcan Sayman.

"Dileme! özür dileme"

"Benim çocuklarım geri gelmiyor özür dileme"

"Ben 7 ay onları karnımda taşıdım, 7 ay boyunca karnımdalardı benim"

"Odalarını hazırladım, kıyafetlerini ütüledim"

"Doğum çantam bile hazırdı benim" dedi Pınar.

Pınar eline gelen her şeyi fırlatıyordu.

"Hayatımı mahvettin, hayatımı mahvettin" diye bağırdı Pınar.

"Hayatımı mahvettin ne vardı sevseydin, azıcık sevseydin de sevgiyi dışarda aramasaydım" dedi Pınar.

"Keşke beni sevseydin de yaşıtlarım gibi olurdum kucağımda iki çocuk ile ortada kalmazdım" diye bağırdı Pınar.

"Kendimden yaşça büyük biri ile evlenmek zorunda kalmazdım"

"Baba sen benim hayatımı mahvettin" diye bağırdı Pınar.

"Benim çocuklarım öldü duydun mu senin yüzünden öldü" diye bağırdı Pınar.

"Mutlu olmam sana niye batıyor bu kadar"

"Kızım" dedi Özcan Sayman belki de ilk defa kızına kızım diye sesleniyordu.

Pınar ise ayakta kalacak güç hissetmiyordu kendinde.

Alp Aslan ise anlamıştı güçsüz kaldığını kendine çekmişti.

Kucağına aldığında ise salondan çıkarmıştı.

Pınar ise ağlıyordu sessiz sessiz.

Odaya geldiklerinde ise Pınarı yatağa bıraktı.

Pınar ise Alp Aslanı bırakmamıştı yanına oturan Alp Aslanına sarılmıştı.

Alp Aslan ise kendisine sığınan karısının saçlarını okşamaya başladı.

"Ben onları 7 ay boyunca taşıdım, onların yokluğuna nasıl alışacağım" dedi Pınar.

"Çok zor olacak ama yapmak zorundayız" dedi Alp Aslan.

"Aslan ve Kaplan çok korkuyor seni istiyorlar" dedi Alp Aslan.

Pınar ise kafasını kaldırdı ve oğullarını getirmesi için Alp Aslanı bırakmıştı.

Göz yaşlarını sildi ve açılan kapı ile iki oğlu girmişti yatağa çıkıp annelerinin yanına uzanmışlardı.

Pınar iki göğsüne yatan çocukları ile göz yaşları hızlandı.

Alp Aslan ise dolan gözlerini gizlemek amaçlı arkasını döndü ve boğazını temizledi.

Bu acının geçmeyeceğini ikisi de biliyordu ama ayakta durmaları lazımdı çünkü ona ihtiyaçları olan iki oğulları daha vardı.

Onlar için ayakta kalmak zorundalardı.

-

Arkadaşlar bu bölüm fazlası ile kısa oldu farkındayım.

Telafi edeceğim

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.