Bir kere babamın o sevgisini görmek istedim ama olmadı.
Babamın benimle bir kez olsun gurur duysun istedim onu da yapamadım.
Ben kendimi bozuk para gibi harcadım beni sevsin diye.
Göğsünde uyuduğum bedenin kalp atışlarını duyuyordum.
Ona öyle yapışmıştım ki tek beden gibi duruyorduk.
Benim ondan başka kimsem yoktu, bana ondan başka kimse sahip çıkmazdı.
Kafamı göğsünden kaldırdım ve boynunu öptüm derince.
Öyle huzurlu hissettiriyordu ki, işte şimdi evimde hissetmiştim.
Sanki onu ilk defa öpüyormuşum gibi bir heyecan vardı.
Bir daha öptüm, tekrar öptüm, defalarca öptüm.
Sesini çıkartmadı koklaya koklaya öpüyordum.
Gece eve gelmiştik ve saat şu an 07:10.
İşe gidecekti ama gitmesin bırakmasın beni.
Hamile kadınlar kilo alırdı, ben veriyordum böyle saçmalık olabilir miydi?
Doktor çok stres yaptığın için aşırı kilo kaybı yaşıyorsun bu da bebeğe zarar verir demişti.
Stres nedir hiç bilmem ya ben, göbek adımız olmuş o bizim.
Gözümden süzülen yaşlar onun çıplak göğsüne damlıyordu.
Derin bir nefes verdi ve sıkıca sardı kolları beni.
Yan dönmüştü o dönünce ben de dönmüştüm.
Dudağımı öptü nazikçe ve önüme gelen saçlarımı kulağımın arkasına itti.
Gözümden akan yaşları sildi.
“Bu hikayede suçlu yok” dedi fısıldayarak.
“Sen benim başıma gelen en güzel şeysin bunu unutma” dedi ve dudağımın kenarını öptü.
“Artık ağlamak yerine ayağa kalk, 2 tane çocuğun var karnında bir tane var, ben varım benim için kalk” dedi
“Önce hastaneye gideceğiz ben oğlumu göreceğim, sonra oğlumuz için alışveriş yapacağız” dedi ve tekrardan öptü dudağımı en son ise yataktan kalktı beni de kaldırmıştı.
Ben banyoya girmiştim banyo yapıp çıktım yoğun bir baş ağrısı vardı.
Beyaz eşofman takımı giydim.
Beyaz montu aldım dolaptan ve yatağa koydum.
Eşofman takımını yeni almıştım Amerika’dan ve adeta parlıyordu üzerimde.
Sarı saçlarımı taradım ardından kurutmaya başladım.
Odanın kapısı açıldı ve içeri Aslan girmişti üzerinde hala pijaması vardı.
Bana baktı ve odaya baktı ardından.
Oturduğum makyaj masasının koltuğun yanına geldi.
Dizlerimin üstüne oturturdum.
Bana dönmüştü göbeğim yüzünden pek sarılamıyordu, sarıldığı kadar sarılmıştı.
Saçlarımı kurutmaya devam etmiştim.
Alp Aslan hala banyodaydı.
Barış…
O gün o gerçeği öğrendikten sonra şaşkınlıktan ne cevap verebildim ne de tepki.
Öylece bakmıştım ona ardından ise odaya çıkmış yemeğe dahi inmemiştim.
Ben onu her zaman arkadaş gibi görmüştüm, bana hala hisleri olduğunu biliyordum ama benim çocuklarım vardı hamileydim.
Ve o zamanlar Alp Aslanın en yakın arkadaşıydı Barış.
Ben onun için hep Barış ile yakındım.
Çünkü sürekli Alp Aslan ile aynı ortama giriyorduk.
Saçlarım kuruduğunda kendime fön çekmiştim saçlarımı çekiştirerek yaptığım için öyle iyi gelmişti ki.
“Gör bak neler oldu yüreğime” diye mırıldanıyordu Aslan.
“Tutmam, elin olmuş ellerin kir pas”
“Zehir ettin düzenimi hayat”
Banyodan çıkan Alp Aslan bile şaşırmış şekilde bakıyordu kucağımda bana sıkıca sarılmış olan Aslana.
“Anne” dedi Aslan hala kafası göğsümdeydi.
“Annem” dedim.
“Biz iki tane doğduk, niye kardeşim iki tane olarak doğmuyor” dedi Aslan.
“Siz ikiz olarak doğdunuz oğlum, kardeşinin bir ikizi yok” dedim.
“Benim karnımda 1 tane bebek olduğu için tek” dedim.
Umarım anlatabildim oğlum, annen çok kötü durumda iki cümle kuramayacak kadar kötü.
Yüzüme çok az makyaj yaptım ve odadan çıktık Aslan ile.
Oğlumu giydirdim ardından Kaplanı giydirdim.
Onlara da beyaz bir takım giydirmiştim.
Anne oğul kombini yapmıştık.
Sarı saçlarını öptüm ve berelerini taktım.
Mavi bereleri ile öyle şirim gözüküyorlardı ki.
Atkılarını da taktım ardından o küçük ellerine eldiven taktım.
kar yağmıştı dün gece ve yılbaşı da geliyordu
Çocukların doğum gününü annemler yanlış biliyordu.
Doğum yaptığımda sadece yanımda Seyran vardı ve kimseye söylememiştik.
2 haftalık olduklarında söylemiştim ve 21 Aralıkta doğdu benim oğullarım.
Yani daha 2 ay vardı.
Çocuklar Alp Aslan ile çıkmıştı ben çantamı yukarıda unutmuştum onu aldım ve tekrar aşağıya indim.
Kapıyı kapattığımda beni gören iki çocuğum ellerindeki karları attılar ve bana doğru geldiler hızlıca.
“Elim dondu” dedi kaplan elini uzatarak
“Elim üşüdü anne” aslan da öyle yaptı.
Avucuma aldığım 4 küçük ele sürttüm ellerimi.
“Ama dışarda durursanız daha çok üşür elleriniz arabaya geçin hadi” dedim ve birlikte arabaya yürümeye başladık.
Alp Aslan çocukları koltuğa oturturdu ben de oturdum ve kemerimi taktım.
Araba çalıştığımda ise Aslanın dilinden düşürmediği şarkıyı açmıştım.
Aslan ise sevinçle gülmüştü.
… Gör bak neler oldu yüreğime
Tutmam, elin olmuş ellerin, kir pas
Zehir ettin düzenimi, heyhat
Bana senden gayrı olmaz
Ne bi' yâr ne de yara
Düşman, en baba kârın zarar
Ağlar, kalp nefreti sarar
Yanar, yine olmaz aşkın
Alp Aslan bir kolunu cama yaslamış diğer eli direksiyondaydı.
Bana baktı ve tekrardan önüne döndü.
Şarkı bitmişti ve otomatik çalan şarkı.
Müslüm Gürses Hangimiz Sevmedik şarkısıydı.
“Hangimiz sevmedik, çılgınlar gibi” diye bağırarak şarkıyı söyleyen iki oğlum ile şaşkınlık hat safa artmıştı.
Nereden ezberliyorlardı bu şarkıları bunlar.
Gülerek Alp Aslanın telefonunu aldım ve gizlice videoya almaya başladım.
“Güzelmiş çirkinmiş ne fark eder ki
Deli gibi sevmek ruhumuzda var”
“Hangimiz düşmedik kara sevdaya,
Hangimiz sevmedik çılgınlar gibi”
Gülerek telefonu kapattım ve yerine koydum.
Kolumu ise kol koyma yerine koyduğumda Alp Aslan elimi tutmuştu sol eli ile sürüyordu arabayı.
Hastaneye geldiğimiz de ise derin bir nefes vererek indik arabadan.
Aslan ve Kaplan el ele tutuşup benim elimi tuttular.
Alp Aslanın büyük eli, elimi sıkıca kavradı.
Hastaneye girdiğimizde bize dönen bakışlar gerse de umursamamaya çalıştım.
“Evlenmeden üçüncüyü doğuruyor şuna bak bir de utanmadan adamın elini tutmuş”
“Utanmaz, arlanmaz, bunun yüzünden kocaman konak yandı utanmadan bir de geri dönmüş”
“Edepsiz yahu bu kız, evlenmeden hamile kaldığı nerede görülmüş üçüncüyü doğuracak”
Odaya girdiğimiz gibi sesler kesilmişti.
“Hoş geldin kuzen” diyen Alp Aslanın kuzeni Bahadır.
“Sen de hoşgeldin Pınar” dedi soğuk sesi ile.
Cevap vermedim montumu çıkardım.
Sedyeye uzanmıştım karnıma sıktığı soğuk jel ve karnıma bastırdığı probu hareket ettirdi.
O soğuk bakışlarının ardından nefret vardı.
Hiç umursamadım, o hep böyleydi çünkü.
Ama kötülüğünü görmemiştim Allah var.
“Kaç tane” dedi Bahadır.
“1” dedim ben de ekrana bakarak.
“Nerede gösterdin”
“Amerika da”
“Cinsiyeti”
“Erkek”
“Ailede ikiz doğum öyküsü yüksek sanırım” dedi Bahadır.
“Öyle” dedim.
“Üst üste ikiz doğurmak pek mümkün değil, ama ailede fazlaymış” dedi Bahadır.
“İkiz mi yine mi” dedim Bahadıra bakarak.
“Meraklısın ikiz doğurmaya” dedi Bahadır.
“Çok” dedim
“Üçüzler, doktorun nasıl görmediği hala anlamış değilim” dedi Bahadır.
“2 ayrı kese var” dedi
“Bir kesede iki bebek var, diğer kese de bir” dedi Bahadır.
“Şaka olmalı bu” dedim.
“Şaka yapıyorsan komik değil çünkü” dedim.
“Şaka yapıyor gibi halim mi var” dedi.
“Evlenmeden Doğurmaya yatkınsın” demişti ardından oturduğu yerden kalktı.
“Sende gayrimeşru yapmaya yatkınsın” dedim karnımı silerken.
“Eskortlardan çocuk yapma fetişin var” dedim ve kalktım ayağa.
“Bu eskortlardan biri kuzenin” dedi Bahadır.
“Ne güzel işte iki gereksiz birbirini bulmuş” dedim montumu giydim.
“Üçüz olduğu için dikkat etmelisin,cinsel hayatınız çocuklar doğana kadar yasak, tehlikeli bir hamilelik durumu söz konusu aşırı zayıfsın, beslenme programı yapıp atarım sana” dedi Bahadır.
“Su iç, yazacağım vitaminleri kullan” dedi kapıda yazdığı vitaminleri verdi kağıt parçasını aldı Alp Aslan.
Nasıl üçüz olur onu düşünüyorum ben.
Evet anne tarafında ikiz ve üçüz hatta dördüz bile vardı.
Üçü de erkek bir tanesi kız olsaydı bari.
Kız istemiyordum ama şimdi istiyorum.
Çocukları da doktora gösterdik.
Onlara da vitamin almıştık şimdi ise kahvaltı yapmak için bir restorana girmiştik.
Çocuklar oyun parkına gitmişti görüş açımızda olduğu için izin vermiştim.
“Üzüldün üçüz olduğunu duyunca” dedi Alp Aslan.
Gözlerimi çocuklarımdan çektim ve karşımda oturan adama çevirdim.
“Evlenmeden 5 çocuk verdim, adım oruspuya çıktı” dedim gözlerine bakarak.
“Ki haklılar zaten” dedim ve çalan telefonum ile susmuştum.
“Efendim”
“Nasılsın”
“İyiyim Seyran”
“Uğur söyledi doktora gitmişsiniz”
“Evet” dedim.
“Üçüzmüş Seyran” dedim durgun bir tonda.
Sessizlik oldu hatta.
“Ama”
“Görmemiş dedi Bahadır,. Adam zaten yaşlıydı” dedim.
“Kız mı peki”
“Üçü de erkek” dedim.
“Oha”
Yutkundum.
“Babam haklı” dedim sesimden çıkan o acı yansıma ile boğazımdaki yumruğu geçirmek için yutkundum defalarca kez.
“Pınar” dedi Seyran.
“Yanıma gelir misin” dedim.
“Konum at geliyoruz” demişti sadece.
Konumu gönderdim ve derin bir nefes verdim.
Ben üç çocuğa nasıl bakarım, nasıl yaparım bunu.
-
Kahvaltılar ve Seyranlar aynı anda gelmişti.
Alp Aslan 6 kişilik istemişti kahvaltıyı ve masa doğ doluydu.
Yanımda oturan çocuklarıma yediriyordum.
Alp Aslan ve Uğur karşımda oturuyordu.
Masanın başında Kaplan oturuyordu.
Kucağımda ise Aslan.
“Üçüz hamilesin demek ha yenge” dedi Uğur çayını içerek bakıyordu bana.
“Üçüz Uğur, üç tane” dedim gergindim.
Yediğim lokmalar aynı hevesim gibi kursağımda kaldı.
Babam ve kızlarını gördüm bir de eşi.
Gülerek kızları ile konuşuyordu.
Gözlerinin için gülüyordu.
“Eren dayım” dedi Kaplan ve oturduğu yerden kalktı koşmaya başlayınca ayağa kalktım anında.
“Kaplan” diye seslendim ama küçük abim Erenin kucağına atlamıştı bile.
“Dayısının aşkı” dedi abim Kaplana sıkıca sarılırken.
Kızlar bana baktı, ben ise abime.
“Dayı, biliyor musun ben üç kere abi oluyorum” dedi Kaplan gülerek.
Abim bana baktı ardından ise Kaplana.
“Öyle mi küçük abi seni” dedi abim Kaplanın yanağını öptü.
“Hayırlı olsun” dedi kızlardan biri.
Babamın topa tıp aynısı olan kız.
“Teşekkürler” dedim sadece.
Babamın alaylı gülüşü kulaklarıma geldi.
“Evlenmeden 5 çocuk verdin kucağına” dedi babam.
“İşte şimdi tam annenin kızı olmuşsun”
“Senin kızın olmadığım için mutluyum” dedim soğuk bir ses ile.
“Senin ile hiç bir kan bağım olmadığı için çok mutluyum” dedim.
“Kardeşimin de seninle kan bağı olmadığı için mutluyum” dedim.
Bana baktı yutkundu ve tedirginlikle baktı.
Kaplanı kucağıma aldım ve arkamı döndüm.
Ardından masaya geçtiğimde ise montlarını giydirdim kendi montumu da giydim.
Alp Aslan hesabı ödemiş ve arabaya binmişti çocuklar.
“Abla” diye ses geldi.
Adımlarım durdu ve arkamı döndüm.
Yanıma geldi ve sıkıca sarıldı bana.
“Ben seni küçüklüğümden beri tanıyorum, babam gösteriyordu resimlerinizi” dedi.
“Seni tanımadan sevdim ben”
Elimdeki telefonu aldı ve zaten açık olan ekrana hızlıca numarasını yazdı ve kendini çaldırdı.
“Adım Nare bu benim numaram”
“Bir gün buluşalım olur mu ?, ben ablalarımı tanımak istiyorum”
“Yeğenlerim ile vakit geçirmek istiyorum”
“Sizinle sıkıntımız yok bizim, o adam ile” dedim sadece.
“Ben de isterim, buluşuruz” dedim ve zorla gülümsedim.
Heves ile kafa salladı arabaya bindim.
Kemerimi taktım ve araba ilerlemeye başladı.
-
Yıllar önce tek başıma yaptığım alışverişi şimdi çocuklarımın babası ile yapıyordum.
Zıbınlara bakıyorduk Seyran ile.
Alp Askan çocuklara oyuncak alıyordu.
Seyran ise Uğur ile zıbın bakıyordu.
Aldığım zıbınları koyduğum arabaya.
Çocuklarım kış bebeği olacaktı.
Onun için kışlık alıyordum.
“Aa bu o “
“Utanmaz yahu bu şuna bak”
“Daha evlenmeden çocuk verdi kucağına”
“Oruspu gibi bir de utanmadan alışveriş yapıyor”
Yutkundum haklılardı çünkü.
Az da olsa hevesim vardı oda gitmişti.
Seyran bana baktı duymuşlardı yavaşça bir soluk verdim.
“Anne bak” diye yanıma gelen Aslan ile oğluma baktım.
Elinde peluş aslan vardı.
“Çok güzelmiş oğlum” dedim.
Kaplan da, peluş kaplan almıştı.
Saatler süren alışveriş bitmişti yarın hepsi gelecekti kıyafetleri ile.
Arabadaydık evimize gidiyorduk.
Eve gelir gelmez çocukları yıkamış ve pijamalarını giydirmiş uyutmuştum.
Kendi pijamalarımı giydim ve aşağıya indim.
Annemin aramasını yanıtladım.
Konuşmadı önce koltuğa oturmuştum.
“Anne” diye fısıldadım.
Derin bir nefes verdi ve konuştu.
“Kapıdayım aç kapıyı” demişti.
Telefonu kapatıp ayağa kalktım ve kapıyı açtım direk.
Annem ve Seyran kapıdaydı.
Alp Aslan merdivenlerden inmiş ve bize bakıyordu.
Altında siyah eşofman vardı adonisleri baya belliydi.
Üzeri çıplaktı banyodan yeni çıkmıştı.
Annem ve Seyran içeri girmişti.
“Çocukların yanındayım” diyerek geri çıkmıştı.
Salona geçtim annem üzerindeki kabanı çıkartmış ve koltuğa bırakmıştı.
Üzerinde siyah eşofman takımı vardı.
“Anne” dedim yorgunluk ile.
“Sakın” dedi annem.
“Sakın ağlama gider yakarım o evi” dedi annem.
Her şeyi anlatmıştım.
“İkizlerim doğmuştu, başka bir kadın da ikiz kız doğurmuştu”
“Hemşireler karıştırmış bunu 4 sene önce öğrendim”
“Buldum kadını her şeyi konuştuk, ama o zaman her şey üst üste gelmişti, Onların cezaevine girmesi”
“Sizin beni silmeniz, hamile olmam” diye ekledim.
“Mardinliler, 5 abin 2 ablan, 2 erkek kardeşiniz var” dedi annem.
“3 abin evli, 2 ablam evli, erkek kardeşlerinden büyük olan nişanlı bir oğlu var nişanlısından” dedi annem.
“Sizinle tanışmayı çok istiyorlar ben artık durduramadım ve bugün geldiler buraya, Yarın sizinle tanışmak istiyorlar” dedi annem.
“Sen de kızlarınla tabi” dedi Seyran.
Annem kafa salladı.
“Gidelim bakalım tanışalım”
“Sizin açtığınız yarayı sarabilecekler mi” dedi Seyran.
“Anne” diye salona gelen Aslan önce anneme baktı.
Annemin kucağına oturdu.
“Üç kere abi oluyorum” dedi anneme.
“Biliyorum paşam, çok iyi bir abi olacaksın” dedi annem.
Salona giren Alp Aslan ile Seyran Aslanı götürdü.
“Kızımın adı oruspuya çıktı” dedi annem direk.
“Kızınızın aklına girip götürmeseydiniz,evlenecektik” dedi Alp Aslan.
“Sen de sahip çıksaydın da götürmeseydim kızımı" dedi annem direk.
Annem haklıydı bu konu da işte.
Annem bana baktı boğazını temizledi.
"Yarın Pınar ve çocuklar ile işimiz var sende geliyorsun" dedi annem istemeyerek söylemişti.
Alp Aslan bana baktı.
"Yarın öğrenirsin çakma damat" dedi annem.
"Sana bu konuşmayı ben çok önceden yaptım ama unutmuşsun belli ki sen" dedi annem.
"Ben bir hata yaptım ve kızlarımı annesizlik ile sınadım bir süre" dedi annem.
"Evlendim sorumluluk istemedim, ama ne yapıyorlar ne yiyorlar kimle takılıyorlar çok iyi biliyordum"
"Ben ve o adam izin vermedik ilişkinize çünkü kızım seni bizimle tanıştırdığında sen 24 yaşındaydın Pınar 17 yaşındaydı"
"Vazgeçsin diye her türlü şey yaptık ama kızım sana kör kütük aşık olmuştu ne yazık ki, nişanlandınız cezaevine girdin benim kızım tek kaldı"
"O çok sevdiğin ailen kızımı umursamadı bile hamile olduğunu duydular yine umursamadılar, erkek olduklarını öğrendiklerinde hepsi üstüne çullandı"
Alp Aslan, sadece annemi dinliyordu can kulağı ile dinliyordu annemi.
"O zaman ona bir seçenek sunduk, ya seni seçecekti ya da senin yaptığın gibi çocukları aldırıp ailesini seçecekti" dedi annem lafını da sokmaktan geri kalmıyordu kadın.
"Kızım seni seçti biz de sildik onu"
"O yılan annen benim kızıma çektirmediği kalmadı, zehrini kızıma akıtıyordu herkes te sustu buna"
"Babaannen arkasında duruyordu oda 2 erkek evlat için" dedi annem ve derin bir nefes verdi.
"Ben kızımı senden uzaklaştırdım ama gördüm, benim kızım sensiz yapamıyor zaten ben biliyordum buraya geldiğinde direk sana geleceğini, senin ona gideceğini"
"Denedim ya belki yapabilir dedim, kendi hayatını kurar karşısına başka biri çıkar dedim çıktı da ama istemedi, görmemezlikten geldi karşısına çıkanı" dedi annem barıştan bahsediyordu.
"Sana diyeceğim şey şu oğlum" dedi annem.
"Benim kızım çok acı çekti, ben mutlu olması için elimden gelenin daha fazlasını yapmaya çalışıyorum ama sürekli ya senden yada ailenden bir darbe alıyor"
"Benim kızım dışarı çıktığında ağza alınmayacak şeyler söylüyorlar bu benim zoruma gidiyor, Pınar onların hepsini duyuyor sadece susuyor"
"Ne yapacaksan bir an önce yap, bak ne güzel üç tane daha paşa geliyor" dedi annem.
"Hadi yine iyisiniz ha soyunuz devam edecek" dedi annem.
"Ben de size çok önceden konuşmuştum siz unutmuş olmalısınız" dedi Alp Aslan.
"Ben kızınızı çok seviyorum kimin ne dediği umurumda bile değil"
"Ama benim umurumda" dedi annem.
"Benim kızım gelip te senin o yılan annen, orada burada benim kızıma oruspu, evlenmeden 3 tane çocuk verecek oruspu diye laf çıkartmaz"
"O anneni alırım öldürürüm benim kızlarım hakkında orada burada laf çıkartıyor, o benim karşıma çıksın ben" dedi ve sustu.
"Sen kızımı seviyor olabilirsin ama benim kızım senin yatak arkadaşın değil, sanna çocuk vermesi için tutulan biri de değil"
"Benim kızım seni sevdiği için ne yazık ki yanında duruyor" dedi annem öfke ile konuşuyordu.
"Kızım bir kez daha senin yüzünden ailen yüzünden üzülsün bak bu sefer içinde ailen varken yakarım o konağı"
"Götünüzde giyecek don bırakmam sizin" dedi annem.
"Benim kızımı üzen bir baba yiğit çıksın bak ben onun anasını nasıl belliyorum" dedi annem.
Annemden beklenmeyecek laflardı bunlar.
Küfürlü konuşmaları vardı evet ama çok kullanmazdı gerçekten çok öfkelendiğinde kendine asla sahip çıkamazdı.
"O annene söyle benim karşıma çıkmasın, çıktığı gün onun o saçını başını yolarım eline veririm" dedi annem.
"Yarın da yemeğe gideceğiz akşam 20:00 hazır olun" dedi annem oturduğu koltuktan kalktı ve montunu aldı ardından çantasını.
"Kalsaydın anne burada" dedim.
"Ufuk abin bekliyor" dedi annem.
"Gelsin oda, hem çocuklar seviyor sizi değişiklik olur onlara da" dedim.
"Kal kaynana, kal" dedi Alp Aslan.
"Kalmıyorum damat" dedi annem.
"Kalma kaynana bence de, karım ile baş başa vakit geçirmek istiyorum" dedi Alp Aslan.
"Kalıyorum damat" dedi annem.
Annem ile inatlaşması hoşuma gitmiyor değildi.
"Ufuk" diye bağırdı annem.
Ufuk abi arabadan inmişti bende yukarı çıkmıştım ve misafir odasına girdim.
Temiz çarşaf taktım üzerine ise temiz kokması için parfüm sıkmıştım.
Bunu çarşaflara sıkıyordum ben önceden hala duruyordu.
Ufuk abiye, Alp Aslanın giyilmemiş etiketi üzerinde duran bir eşofman takımı verdim.
Anneme ise kendi pijama takımımı verdim.
Uğur da gelmişti onlara da diğer odayı hazırlamıştım.
Salonda oturuyorduk hepimiz çay doldurmuştum onu içiyorduk.
"Nasıl görmemiş o doktor ya" dedi Ufuk abi.
"Bilmiyorum ki abi, adam zaten yaşlı denebilecek gibiydi değil mi" dedim Seyrana bakarak.
"Evet öyleydi" dedi Seyran.
"Hatta Savaş dalga geçti adamla, dedem nasıl görüyon bulanık ekranı diye hatırlamıyor musun" dedi Seyran.
"Barış da adam Türkçeyi az çok biliyor diye dalga geçmişti" dedim gülerek.
Alp Aslan boynunu kütletmişti Uğur ile aynı anda.
"Üç tanesine bakabilecek misin peki" dedi Ufuk abi.
"Benim de korkum bu ya" dedim.
"Ben varım abi, bakarız birlikte" dedi Alp Aslan.
"Aynen bakarsın" dedi annem.
"Bakar canım niye bakmasın kocaman adam" dedi Ufuk abi toplamaya çalışarak.
"Cezaevinde bakar yine, ya da uzaktan anca bakar" dedi annem.
Alp Aslan yumruğunu sıkmıştı, hiç bir şey demeyecektim annem haklıydı ne olursa olsun.
"Annem haklı Ufuk abi" dedim tırnaklarıma bakarak.
"Yine aynı şeyler yaşanırsa bu sefer dünyanın sonu gelse dönmem" dedim.
"Gidersem bir daha asla gelmem" dedim Alp Aslana baktım.
"Gönderirim ya ben de" dedi Alp Aslan.
"Ailen mi biz mi diye sorarım ben yine merak etme" dedim.
Sustu böyle kalırsın işte, önüme döndüm.
"Nare ve Ebru" dedim annem öylece kaldı.
"Babalarının yanındalar orada kalıyorlar artık" dedim.
Ufuk abi şaşkınlık ile anneme döndü.
"Nasıl" dedi Ufuk abi boş bulunarak.
"Babaları yetiştirmiş onları, bizi de şımartarak her istediğimizi yaparak yetiştirmişsin ondan böyle olmuşuz biz" dedim anneme bakarak.
"4 tane iyikisi olmuş 2 tane de pişmanlığı" dedim gözlerimi annemden çekmezken.
Annem kendini topladı ve yutkundu.
"Bugün denk geldik sabah, Nare numarasını verdi buluşmak istediğini, bizi tanımak istediğini söyledi" dedim.
"Kızın cana yakın aynı senin gibi" dedim.
Dediğim şeyi sadece annem ben ve Seyran anlıyorduk.
Ne demek istediğimi çok iyi biliyordu annem.
"Tam babasının kızları olmuş ikisi de" dedim.
"Ebru babamın hayalindeki gibi olmuş ikisi de sana çekmemiş" dedim.
"Hiç anne hasreti de çekmiş gibi durmuyorlar neden ise" dedim.
"Pınar" dedi annem.
"Biz senin arkandan ağlarken sana yalvarırken sen kızların ile gününü gün ediyormuşsun" dedim.
"Benim varlıklarını bile unuttuğum kız kardeşlerim anneleri ile büyümüş meğersem" dedim.
"Bakalım Nazar Hanım açtığınız yaraları, sarabilecekler mi" dedim ve ayağa kalktım.
"İyi geceler" diyerek salondan ayrıldım.
odaya çıktığımda ise yatağa oturdum derin bir nefes verdim.
Alp Aslan geldi ve yanıma oturdu.
"Çok yoruldum ben yaşamaktan" dedim duvara bakarken.
"Böyle tamam diyorum vazgeçiyorum her şeyden herkesten sonra çocuklarım geliyor aklıma, onları annesiz büyütmek istemiyorum"
"Çünkü biliyorum iler de çok acıyacak canları, annesi varken annesiz büyüdüm ben acısı çok can yakıyor"
"Baban olmasa bir şekilde duruyorsun, ama annesiz duramazsın onun acısı kaç yaşına gelirsen gel geçmez" dedim.
"Bilirim çok can yakar" dedi Alp Aslan.
"Büyüdün hala annenin yanına gitmiyorsun, durdun durdun yeni mi gittin" dedim.
"Aklım başıma şimdi geldi" dedi Alp Aslan.
"Çok geç gelmiş o zaman" dedim.
"Annen çok iyi bir kadın, onun hakkını ne yapsam ödeyemem" dedim.
"Her zaman yanımdaydı, korudu beni sağ olsun, abinler de öyle" dedim.
"Sen yokken onlar vardı yani yanımda, ailem diyerek bizi sildiğin ailenden bahsetmiyorum ha"
"Yok saydın diğer ailenden bahsediyorum" dedim.
"Çok kırgınsın bana değil mi" diye sordu.
Kafamı ona çeviridm, oda bana bakmaya başladı.
"Ben sana kırgın değilim" dediğimde gözleri parladı.
"Ben sana paramparçayım" dediğimde ise o parlama sönmüştü.
"Sen beni öyle bir kırdın ki, tuzla buz ettin kalbimi" dedim.
"Ben yine affettim seni, sen yine beni tuzla buz ettin ama bu son be Alp" dedim.
"Dayanacak gücüm kalmadı artık" dedim.
"Çocuklarım için yaşıyorum ben, benim onlardan başka kimsem yok"
"Ben de mi yokum" dedi Alp Aslan.
"Var mısın?" diye sordum.
"Benim yanımda ne olursa olsun var mısın? yoksun" dedim.
"Sen babam gibisin, seviyorum diyorsun ama bir tercih yapman gerekiyor direk ailem diyorsun" dedim.
"Annem çok ah etti ona, şimdi ise annemin ahını yaşıyor eşi hamile kalamıyor"
"1 tane doğurdu kız doğurdu hem de, 15 yaşında madde içmeye başlamış" dedim.
"Bizim ahlarımızı aldı, annemin ahını aldı bak ne oldu her gece yalvarıyor Allaha kızımı kurtarmama yardım et bu illetten diye" dedim.
"Ben çocuklarım babasız büyüsün istemiyorum"
"Anne babanın ayrı olması ne demek ikimiz de gayet iyi biliyoruz" dedim.
"Ailen ile görüş konuş, ama benden ve çocuklarımdan uzak tut" dedim.
"Görmek isteyen olursa hayır de lütfen" dedim.
Kafa salladı sadece.
"Diğer ailen yok saydığın" dedim.
"Onlarla daha çok zaman geçir bunları bırak, o kadının sana ihtiyacı var" dedim.
"Bak 3 tane kız kardeşin var sana ihtiyaçları var abinlerin bile sana ihtiyaçları var" dedim.
Alp Aslan bana baktı ve kafa salladı.
Yatağa uzanmıştık gözlerimi kapattım, karnımda hissettiğim Alp Aslanın eli ile gözlerimi açtım.
Karnımı okşamaya başlayınca geri kapattım ve sadece dokunuşlarını hissettim.
-

