Zeynep yağmurlu bir hava ile uyanır. Bir kaç dakika sonra gunesınde acmasıyla beraber deniz kıyısına gider.
Tahtalardan birinin üzerine çıkar ve deniz kokusuyla karışık, ferah ve ılık havayı içine çeker. Ardından birinin ona doğru geldiğini hissederek arkasını döner. Arkasında daha önce görmediği kadar tatlı ve bir okadarda yakısıklı bir genç duruyordur, o anın heycanıyla ayagı kayar ve suya düser...
Kısa bir süre sonra kendini genç adamın evinde bulur.
Genç:merhaba bayan ben Alexander. Siz Alex diyin lütfen.
Genç:Aa bide adınız neydi küçük bayan?
Zeynep:(çığlık atarak) ne işim var benim burda!!!
(Öhoo öhoo)
Alex:suya düstünü ne çabuk unuttun güzelim.
Zeynep:(hatırlamaya calısır)
Zeynep:bu beni evine getirebilecegin anlamına gelmez!!!
Alex:kapı orada.ama bu yağmurda hemde bu halinle çıkıp dahada hasta olmak istemezsin bence.
Zeynep:haklı olabilirsin. Ama bişey yapmayacagın ne malum?!
Alex:(alaylı bir tavırla) ben öyle birine mi benziyorum çok ayıp.
Zeynep: evet.
Alex:kendini tanıtmadın adın ne bakalım??
Zeynep: adım zeynep 19 yasındayım. Ya sen??
Alex:adımı duydun yasım 23 güzelim.
Zeynep:bana güzelim demen hoşuma gitmiyor.
Alex: zamanla alısırsın GÜZELİM.
Der. Aradan bir-iki gün geçer. Zeynep Alex'in evinde kalmaya devam ediyordur. Ve bu sırada araları düzelmeye başlar. Ve tamda o gün Alex Zeynebin düştüğü deniz kıyısının önünde söyle der;
Alex:Tanrı şahidim olsun ki bu kız benimle çok mutlu olacak...
Ertesi sabah uyanan Alex zeynebi evde göremez ve ;
Alex:kücük bayan .uyan bakalım.
Alex:Zeynep!! Neredesin?!
Hemen evden çıkar ve deniz kıyısına gider. Zeynep tasların üzerine cıkmıs hüngür hüngür aglıyordu. Alex koşarak yanına gitti ve dedıkı;
Alex:canını bu denli yakan ne bilmiyorum ama bu sana iyi gelecek..
Alex şiir okumaya başlar bu şiir Zeynebin en sevdiği şiirdir.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim;gece yıldızla dolu ve yıldızlar, masmavi titretiyor uzakta sakıyarak dönüyor gökte gece ruzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, oda beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o bende bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu dusunup, gitmesine yakmakla
Duyup geceyi, onsuz daha ergin geceyi
Ota dusen cıy gıbı, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa
Gece yıldız içinde, o yoldaş diğil bana
Hepsi bu, uzaklarda şarkı soylıyor biri.
Yüregim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gozlerım arar onu, yaklastırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş diğil bana
Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar ruzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olır. Öpmeden önceki gibi
O ses, ısıl ısıl ten ve sonsuz bakıslarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yuregım dayanmıyor yitmesine kolayca
Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdıgım şiir ona.
Alex şiiri bitirdiğinde, zeynep dönerek ona sarılır. Bir süre böyle kaldıktan sonra ayrılır ve arabaya binerek eve giderler. Eve geldiklerinde
Alex:neyin vardı öyle!!
Zeynep bir yandan aglıyo bir yandan Alex'e sıkı sıkı sarılmaya devam ediyordu şöyle diyebildi
Zeynep:annem Alex, annem!! O artık yok(bir yandan aglayıp bir yandan hıckırmaya devam ediyordu) Alex onu kollarına alıp eliyle basını omzuna koydu. Zeynep karsı çıkmadı aksıne
Alex'e dahada çok baglandı. Alex bunu farketmiş olmalıki ona çok nazik ve şevkatli davranıyordu. O gece yan yana koltukta uyıya kaldılar. Ertesi sabah Alex'in kollarında uyanan zeynep onun kendisine nasıl baktıgnı farkedince koltuktan doğruldu kalkacaktıkı Alex kolundan tuttu ve ;
Alex:üzerini değiştir. Kahvaltı yapmaya gidelim.
Zeynep:ne gerek var buna, bunu evdede yapabiliriz..
Alex: hadi ama inat etme..
Zeynep:peki bakalım senin dediğin gibi olsun.
"Arabaya binerler ama Alex onu kahvaltı yapmaya götürücem bahanesıyle annesi ile tanıstırmaya götürür"