(Sende beni azdırıyorsun) dedim.
Bunu diyince onun bakışlarında daha da koyu bir derinliği gördüm beni bu seferkinden daha hızlı ve sert duvara yasladı.
Gözleriyle canımın yanıp yanmadığını, devam edip etmemesi gerektiğini anlamaya calisiyordu
ve o bunu yaparken ona doğru sıçrayıp dudaklarına yapıştım şimdi ikimizde daha hızlı ve serttik,
elleri göğsüme ardından yüzüm ve kalçama inerken ben ellerimle yüzünü sarmıştım, beni çevremde tekrardan döndürüp öğretmen masasının üstüne oturttu. Kalçam tam pantolan hizasindaydi ve kendisine doğru bastırdı, onu öpmeye devam ediyordum ve bacaklarımın arasına bacaklarını almıştım.
O kabaran pantolonuna baskı uyguluyordum ve dudaklarını ıssırdım o ise bana doğru bakıp inledi.
Bu ses öyle güzeldi ki onu her zaman duyabilirdim, onu daha çok duymak istiyordum ve daha çok bastırdım
öyle olunca onun aldığı zevkten daha çoğunu da ben aldım. Kocaman adam şimdi ellerimin arasında ineleyen sesinin ardında bana bakıyordu.