İçeriğe geç

PanikAtak

Bölüm 2 · 5 dk okuma

PanikAtak

Bölüm 2

Atak,

30 mart cmt

Sadece iki sözcük benim içimde sönmeyen bir alevi alevlendirebilirdi. Ve öyle de oldu, (kendine iyi bak) Ne kadar kötü his varsa hepsini karşıma getirip beni yüzleştiren bu sözdü, yine beni terletende buydu.İlk önce göremediğim bir duman sariyor etrafı sadece hissedebildiğim kadarıyla nefes alabiliyorum. Bazense alamıyorum, alamamanin süresi arttıkça o basınçta benle beraber yükseliyor. Tek bir boşluk bırakmayacak şekilde varlığını içime dolduruyor. Onu sabırla izlemek de beni çıldırtıyor en son ki hamlesinde artık senin içinde senden çok olduğunu biliyorsun.

(Beni izlemekten ve merakını giderememekten yanıma kadar yaklaştığını farketmemiştim.)

Derken arkamda bir elin varlığı bana sınıfta olduğum gerçeğini hatırlattı. Ve daha da kötü olduğunu anlamıştım, artık ben bende değilken sınıfın tüm gözlerinin de radarinda sıkışıp kaldığımı farketmiştim.

Rahatsızlığımi farketmiş olacakki kaba bir ses tonu ile tüm sınıfa

(HERKES DİSARİ ÇIKSIN) Dedi. Ve herkes onu dinleyerek sınıfı terk etti artık sadece ikimiz vardık ve kafamı çevirdim böylelikle elin sahibini görebiliyordum ona çok yakın olduğumu farkettim, bacaklarının tam bacaklarıma yakın, göğsünde ise kafamın hissiyle içimdeki dumanın rengi değişti, o gri yanan kasveti şimdi bir alev, kırmızı bir ateş olarak hissediyordum.

Kalbimin deli gibi çarpmasıyla nefesimin sesli uyumu, arttıkça beni kendine daha da çok bastırmaya başladı. Diğer eliyle ensemde ki saçlarımı sağa yatırırken bir yandan da nefesini üflüyordu.

Ben ise nefes alış verişime engel olamıyordum ve yanan bir ateş nasıl rüzgarda daha da çok azarsa, içimde olan da bundan farklı olmadı. Elleri ritmine ayak uyduruyordu nefesi tanrının verebileceği en güzel şeydi göğsü ise yaslanabilecegim en güzel yatak.

Ona daha da yakından baktım, gözlerine gozlerinde ki endişeye. Benim için hissettiği acıya. Canı benim canımın yanmasından yanıyor ve beni de yakıyordu. Diğer elini tutup karnıma çektim sirada oturuyorduk ayaktaydik elinin üstüme ellerimi kilitledim artık dibdibenin de sınırını aşmıştik eli karnimda diğeri ensemdeyken beni belimden sarıp sıranın üstüne oturttu, kendi ise arkama geçti.

(Sıra cam kenarındaki duvara yaslıydı o duvara sırtını yaslamisti beni ise bacaklarının arasina oturtturup sırtımı göğsüne yaslatmisti.)

Şimdi ise tüm vücuduna hakimdim, o da benimkine. Elleri ile beni kendine daha çok bastirirken terimi silmeye devam ediyordu, bunu yaptıkça içimdeki dumandan daha da çok zehirlenmeye başlamıştım. Bir an önce içimdekinden kurtulmak istiyor ağlıyordum bı yandan ise arkamdaki neredeyse iki katim olan erkekten de ayrılmak istemiyordum. O biraz daha dik oturdu ve Kafam tam olarak onun basının altina denk geliyordu, yüzü sağımda çenesi ise alnimdaydi. Çenesini yüzüme daha çok egdirerek,

(Nefes al, daha çok, sakın ol)

Diyordu bunu derken elleri karnımı sarıyor benim ellerim ise onun ellerini sarıyordu. Sağ elini yüzüme doğru yaklaştırarak suratımda ki terleri silmeye başladı.

(güzel kızım, çok güzelsin şş sakin ol ve nefes al)

O bunları bana mı demişti? Çok güzelsin? Güzel kızım?

Avazım çıktığı kadar çığlık atmak istiyordum. Her iki taraftan da bastırıyor ve artık kendime de hakim olamiyordum onun beni sakinleştirmek için yaptığı çabaları beni de sakinlestiriyor ve panik atağın yavaş yavaş geçmesini sagliyordu. Bir an için o ateşin etrafındaki gri kasvetli dumanın dağıldığını ve sadece ortada büyük bir ateşin yandığını hissettim.

O da benim az da olsa rahatladigimi hissetmiş olacakki eliyle suratımı kendisine doğru çevirip (iyi misin? Geçti mi, sana daha cok ihtiyacım var güzel kızım benim. Utanma bazen duygularında boşalmaya ihtiyacı vardır.)

Bunları dediginde yüzümde bir kızarıklık hissettim, vucutlariminiz hala birbirine bitişikti bir eliyle elimi sıkmayı daha bırakmamıştı. Ve bana doğru eğilerek uzattiğim bacaklarıma doğru yaklaştı ve diğer eliyle sol bacağımi tutup kendine doğru çevirdi, öyle yapınca bacaklarım büküldü ve oturur vaziyete geçtim. O hala duvara sırtını vermişti sağ ayağı sıranın yanında sallanırken sol bacağını da kırmıştı. Artık ikimizde oturuyorduk ama elleri ellerimde ve gözlerini gözlerimden henüz cekmemişken ben son derin nefesimi de alıp gogsumun hızlı inip çıkmasını durdurmuş ve rahatlamıştım. O da bunu farketti ve gogusume bakıp bana gulumsedi. Baktığı tarafa baktigimda gogusumde çatala kadar açık olduğunu ve sırılsıklam olduğunu görmüştüm. Benim baktığımı görüp bacaklarımı daha da çok kendine bastırdı. Aynı yatar pozisyondaki gibiydik tek fark oturuyor olmamizdi, elleriyle yüzümü sevip kulağıma doğru eğildi ve

(Beni azdiriyorsun.) Dedi.

N..

Ne bile diyemeden henüz yeni geçen kalp ritmimi yeniden hızlandıran o şeyi yaptı.

Beni öptü. Tutku dolu bir öpücüktü, ona o kadar yakınım ve beni kendine o kadar fazla bastirmisti ki nefes alış verisini ve hatta pantolonunun altından bile erekte olan penisinin ne kadar büyüdüğünü hissedebiliyordum. Vucutlarimiz sanki birbirine aitti, az önce sıkıntı içeren havanın ve beni deli eden atağın şu an neye dönüştüğünü dudaklarımda hiç almadigim bir lezzetin varlığını hissetmek beni de hiç yaşamadığim bir duyguyu yaşama firsati vermişti.

Hızlı bir hareket ile oturur pozisyondan beni ayağa kaldırıp karşı duvara yürütüp hafif sertçe duvara yasladı. Şimdi ikimizde ayaktaydik ve o benim önümde benim iki katim olan adamın içinde gozukmuyordum bile. Sol elini belime sararak diğer eliyle iki bileğimi tutup duvara yasladı şimdi fazla savunmasizdim, bacakları bacaklarımı sıkıyor sol eli belimi duvara, diğeri ise ellerimi kullanma hakimiyetimi benden alıyordu. Bana baktı kafasını geri çekerek, gogusum hala ter içinde ve göbeğim de gözüküyordu. Bakışlarından ne kadar bana aç olduğunu görebiliyordum ani bir harekrt ile twkrar beni öptü bu öpücük diğerinden daha şehvetli ve daha uzun sürmüştü. Öpmesini geri çektiğinde gözlerinden yaş geldiğini gördüm bana bakıyor ve ağlıyor muydu? Yoksa bu zevk miydi anlayamamıştım, bir anda gozlerim pantolununa indi ve bir kaç dakika gördüğümden daha kaba ve büyük olduğunu görmüştüm. Beni istiyordu ve acı cekiyordu. Canımın yanmasını da istemediği için fazlasını yapamıyor ve kendine eziyet ediyordu. İki adım geri gidip başını öne eğdi ben ise hala duvardaydim yaşadığm şoku atlatmak istiyordum ve belki de hiç yapmadığım ve yapacağımı düşünmediğim şeyi yapıp ona:

(Sende beni azdiriyorsun) dedim.

Bunu diyince onun bakışlarında daha da koyu bir derinliği gördüm beni bu seferkinden daha hızlı ve sert duvara yasladı. Gözleriyle canım yanıp yanmadigini devam edip etmemesi gerektiğini anlamaya calisiyordu ve o bunu yaparken ona doğru sıçrayıp dudaklarına yapıştım şimdi ikimizde daha hızlı ve serttik, elleri göğsüme ardından yüzüm ve kalçama inerken ben ellerimle yüzünü sarmistim beni çevremde tekrardan döndürüp öğretmen masasının üstüne oturttu. Kalçam tam pantolan hizasindaydi ve kendisine doğru bastırdı onu öpmeye devam ediyordum ve bacaklarimin arasina bacaklarını almıştım. o kabaran pantolonuna baskı uyguluyoedum ve dudaklarıni issirip bana doğru bakıp inledi. Bu ses öyle güzeldi ki onu her zaman duyabilirdim, onu daha çok duymak istiyordum ve daha çok bastırdım öyle olunca onun aldığı zevkten daha çoğunu da ben aldım kocaman adam şimdi ellerimin arasında ineleyen sesinin ardında bana bakıyordu. Bı anda hic beklemedigim bir şey oldu ve bacaklarıma baktım

Gordugum kandı

Ve başım dönmeye başladı, onunda dudakları kan içindeydi çünkü burnum kanamis ve o dahil her yerimi kan içinde birakmişti.

Onu gormek bulaniklasiyordu ve her şey güzel olan her şey yerini koca bir karanlığa bıraktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.