Elimle yüzüme gelen saçlarımı hafifçe yana attıktan sonra gözlerim açılmış tavana bakarken birşeyler düşünüyordum. Kısa bir süre daha yattıktan sonra kalkıp banyoya gittim yüzümü yıkayıp kuruladım, bu esnada telefonumun çaldığını duydum ve banyodan çıkıp yatağımın yanındaki sehpadan telefonumu aldım.
"Alo" dediğimde Ayça yanındaki birkaç kişiyle konuşuyor gibiydi.
"Alo, Elisa'm ev müsaitse sana geliyoruz"
"Gelinde, geliyoruz derken? Kimler geliyor" bunu söylememle Ayça yine yanındaki kişilere birşey dedi.
"Turan ve Caner geliyor benimle birlikte"
"Caner kim?" dediğimde kaşlarım çatılmış bir şekilde Ayça'yı dinliyordum.
"Turan'ın arkadaşı, boşver. 10 dakikaya oradayız"
"Tamam, görüşürüz"
"Görüşürüz" Ayça'nın son kelimesini bekleyip telefonu kapatmıştım, üzerime baktığımda geceliği görünce hemen dolabımın kapaklarını araladım. Arkadaşlarımın karşısına geceliklemi çıkıcaktım? Hayret birşey.

(Temsilidir)
Odamın kapısını açar açmaz abim karşımda belirmişti, abim çalan kapıyı açmak için kapıya doğru giderken bende mutfağa doğru ilerliyordum, abimle selamlaştıktan sonra yanıma gelen Ayça'nın sesini duymamla arkamı dönmüştüm.
"Yine benn" dediğinde kollarını boynuma dolamış güler yüzle bana bakıyordu.
"Ne güzel Ayça'cım, hadi geç otur" diyerek Ayça'ya koltuğu işaret ettiğim sırada kapıdan giren Koray'ı görmüştüm.
"Gelicek kişilerin arasında Koray yoktu Ayça" demiştim kolundan tutup kendime çektiğimde, Koray beni görünce kaşlarını çatmış bir şekilde bana baktı ve baştan aşağıya beni süzdü.
"Hadi otursanıza" demiştim konuyu dağatmaya çalışırcasına. Ayça'ya gelsene gibisinden bir işaret yapıp mutfağa gittiğimde oda arkamda geliyordu.
"Napmaya çalıştığınızı sorabilir miyim?" mutfağa geldiğimizde arkama dönüp Ayça'ya bakıyordum.
"Koray'ın gelmesine niye bu kadar takıldın Elisa Hanım" dediğinde kollarını göğüsünde birleştirmiş, pis pis sırıtıyordu.
"Dün bir sorun çıktı ve sebebini hala bilmiyorum üstelik adama rezil oldum sayenizde" dediğimde abim mutfağa girmiş dolaptan probiyotik yoğurt almıştı.
"İçerideki erkekler kim bakalım, birisi şu meşhur Turan Beyde diğer iki denyo ne alaka" dediğinde dolaba yaslanıp bize cins cins bakıyordu.
"Arkadaşlarımız güvenilir kişilerdir Akın abi" Ayça'nın söylediği şeye karşı garip bir bakış sergilemiştim.
"Şüpheli" dediğimde Ayça "ayıp oluyor" dercesine bir bakış atmıştı.
"Peki, ben işe gidiyorum. Elisa'ya birinin bile yakınlaştığını duyarsam kendinizi öldü bilin ona göre"
"Tamam abi hadi git sen" abim ve Ayça ile mutfaktan çıktıktan sonra kapıya doğru abime eşlik ediyorduk.
"Beyler akıllı olun uyarayim. Elisa'ya yakınlaşmak aklınızın ucandan bile geçmesin, sonunuz pek güzel olmaz" dediğinde Koray abime bakıp gevrep gevrek gülüyordu, neyseki abim farketmemişti. Abimi yolcu ettikten sonra Ayça ile Turan mutfağa atıştırmalık birşeyler hazırlamaya gitmiştiler ben ise oturma odasında Koray ve Caner ile kalmıştım.
"Adın Elisa'ydı değil mi?"
"Evet, seninki de Caner olmalı"
"Tanıştığıma memnun oldum Elisa"
"Bende tanıştığıma memnun oldum" diyip el sıkıştıktan sonra Koray karşıma Caner ise tekli koltuğa geçmişti. Zaman geçtikçe Caner'in soracağı soru artıyordu, artık Turan ve Ayça'nın gelmesi için dua ediyordum. Caner'e hafif bir göz ucuyla baktığımda gözleriyle vücudumu süzüyordu.
"Kahretsin!" dediğinde Caner yavaşça ağzına götürdüğü suyu üzerine dökmüştü.
"Lavabo şurada, istersen gidip bi kurulan" dediğimde başıyla beni onaylayıp oradan ayrılmıştı ve artık burada Koray'la baş başaydık.
"Böyle şort crop gezersen tabi bakar" dediğinde Koray masadaki suyunu almış kafasına dikliyordu.
"Pardon, anlayamadım" diyip Koray'a sorar bir bakışla bakıyordum.
"Caner'in bakmasından rahatsız olmuşa benziyorsun, çok rahatsızsan gitte üstüne bir çeki düzen ver. Terzinin kumaştan kaçındığı kıyafetleri giymeyi ne çok seviyorsunuz" dediğinde ufak bir kahkaha patlatmıştım, oturduğum yerden kalkıp az önce Caner'in oturduğu koltuğun kenarına oturmuş Koray'a bakıyordum.
"Kumaş konusunu cahilliğine veriyorum da senin zoruna giden ne? benim üstüme giydiklerim seni ne ilgilendiriyor" dediğimde Koray'a bakmış pis pis sırıtıyordum.
"Ben olsam bende bakarım" demişti oturduğu yerden kalkıp bana yaklaştığında " Ki her erkek bakar" diye ekleme yaptı sonradan. Koray'ı itekleyerek kenarında oturduğum tekli koltuğa oturdum ve Koray'da sağ çaprazımdaki koltuğa oturmuştu, Turan ile Ayça ise sol çaprazıma oturmuşlardı. Uzun süren bir sessizliğin ardından tahta parkelerin gıcırtısı kulaklarımı tırmalarken Caner'in geldiğini anlamış, hepimizin bakışları merdivene doğru dönmüştü.
"Atıştırmalık birşeyler getirdik film seçinde yiyelim" dediğinde Ayça'yı başımla onaylamış, kumandayı ona doğru uzatmıştım.
"The Walking Dead açın birkaç bölüm izler başka aktiviteler yaparız" demişti Koray'ın yanına oturan Caner. Diğerleride onayladıktan sonra filmi açtık ve cips, mısır eşliğinde izlemeye başladık.
***
"Birkaç bölüm izleyelim dedikten sonra 5.Sezonuna gelmek nedir ya?" demiştim uykulu ve yorgun bir sesle.
"Güzeldi ama yalan yok benim hoşuma gitti" demiştin Turanın kucağına başını koymuş uzanan Ayça.
"Ben şu kaseleri getirim ve Ayça sende tatlı tabaklarını getir. Biriside bardakları getirirse çok güzel olur" diyip elimdeki kaselerle mutfağa ilerlemiş tezgaha bıraktıktan sonra dolaptan suluğumu alıp ayak üstü susuzluğumu gideriyordum.
"Ben odandayım Elisa, diğerleri gittiğinde yanıma gel dedikodu yaparız" dediğinde tabakları tezgaha bırakmış ve dolap kapağından görmediğim birini bana işaret ederek mutfaktan çıkmıştı. Dolabın kapağını kapayarak gelen kişiye baktığımda bu kişinin Koray olduğunu gördüm. Elindeki bardakları tezgahtaki kapları ittirerek bıraktı.
"Azcık konuşalım mı?" Tam gidicekken kolundan durdurmuştum onu.
"Ne konuşacağız?"
"O buluşma günü... Neden abi konusunda öyle dediğimde kalkıp gittin? Geçmişte kötü bir anımı vardı?" dediğimde sanki anlatmak istemezcesine bakışlarını duvara çevirdi. Bu yaptığıyla "Tabi anlatmak istemiyorsan daha doğrusu özel bir konuysa anlatmayabilirsin. Bende seni anlarım ve bir daha öyle laflar etmem" diye eklediğimde bakışları koyu ela gözlerimi bulmuştu.
"Daha 16 yaşımda iken abimi bir yangında kaybettim, emin ol ki en iyi abi korumacılığını kendi gözlerimle gördüm" dediğinde nutkum tutulmuş, boğazım düğümlenmişti. Ne diceğimi bilemezken sadece açık kahve gözlerinin içindeki hüzüne bakakalmıştım.
"Erkeklerde birazsan çıkıcaklar, ben önden gideyim" dediğinde donuk bakışlarımı dikildi yerden kurtarıp söylediği şeyi onaylarcasına başımı sallamıştım.
***
"Ben uyuyorum Elisa, iyi geceler"
"İyi geceler Ayça" diyip yeni konuşulan grup mesajlarına bakarken bende kayıtlı olmayan bir numaranın gruba eklendiğini görmüştüm. Grupta ekli olan kişilerden numaranın profiline dokunduğumda bu kişinin Koray olduğunu görmüştüm. Yüzünde asla bögle bir hayata sahip birisi gibi görünmezken anlık kafede dediğim şeyden dolayı pişmanlık duyuyordum.
"Hay salak kafam, ağzına gelen herşeyi söylemeyi ne kadarda seviyorsun" diye sitem ederken hafifçe kafama vurmuştum. Telefonumu yan tarafımdaki sehpaya bırakarak gözlerimi kapatıp, kendimi uykunun güzel kollarına bırakmıştım.
___________________________________________________
*
*
*
*
*
Evet arkadaşlar bölüm biraz geç geldi biliyorum ama bu aralar maalesef kitabı biraz arka plana attım fakat bu kez kitaba yoğunluk vermeye çalışacağım. Güzel yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum bayym>