Korkuyla kollarımı Poyraz abinin boynuna doladım. O ise belimden sımsıkı tutuyordu. Çok utanmıştım, keşke daha dikkatli olsaydım.
"Sana düşme demiştim."
Başımı kaldırdım yüzlerimiz birbirine çok yakındı. Telaşla geri çekildim.
"Ayağım kaydı."
"Tamam neyseki bir şeyin yok. Böyle tehlikeli işlerde beni çağır. Zarar görmeni istemiyorum,tamam mı?"
Onu başımla onayladığımda gidip birkaç balon aldı ve bana uzattı. "Tut bakalım."deyip sandalyeye çıktı. Balonları hızlıca asıp bitirdik. Bütün süslemeleri hallettiğimizde Cenk de işini bitirmişti. Ve partinin başlamasına çok az kalmıştı.
Kafeden içeriye bir adam girdiğinde Poyraz abi yanına gidip tokalaştı. "Hoş geldiniz, buyurun." dediğinde adam gelip bir masaya oturdu. Ardından etrafına bir göz gezdirdi."Ortam çok güzel olmuş elinize sağlık." dedi. Ardından "Bir de pastaya bakabilir miyim?" dediğinde Poyraz abi "Tabi." deyip ayaklandı. Sanırım bu partiyi planlayan kişiydi. Pastayı görünce "Mükemmel, gerçekten çok başarılı olmuş." dediğinde Poyraz abi "Beğenmenize sevindim." dedi. Ardından saate bakıp "Partiye halâ biraz zaman var, misafirleriniz gelene kadar size bir kahve ikram edeyim. Buyurun içeri geçelim." dediğinde adam önden ilerlemeye başladı. Poyraz abi de bana "Bize kahve yapar mısın?" dediğinde onaylarcasına başımı salladım. Onlar mutfaktan çıktığında kahve yapmaya başladım. Hızlıca kahveleri yapıp götürdüm, onlar kahve içerken ben de Cenk'in yanına gittim. Şarkıları son kez kontrol ediyordu. Şarkılara göz gezdirdiğimde gerçekten çok güzel parçalar olduğunu fark ettim.
Gidip Poyraz abilerin önünden boşları alıp mutfağa bıraktım. Geri döndüğümde misafirler gelmeye başlamıştı. Doğum günü kızı en son gelecekti. Misafirlerin neredeyse hepsi gelmişti. Cenk ve ben elimize konfeti alıp kapıda beklemeye başladık. Doğum günü kızı içeriye girdiğinde konfetileri patlatmıştık. Gerçekten çok mutlu ve şaşkın görünüyordu. Sevgilisini görünce koşarak gidip sarıldı. Çok tatlılardı.
Onlar için hazırlanan özel masaya geçip oturdular. Kafe gerçekten kalabalıktı, sevenleri çok olmalıydı. Kısa bir süre sonra pastayı kesmiştik. Pastayı o da çok beğenmişti. Sevgilisi ona çok güzel bir yüzük almıştı. Yüzük kutusunu açınca dizlerinin üstüne çöktü. O anda etraftan çığlıklar ve alkışlar yükseldi. Bunu ben de beklemiyordum. Yüksek sesle "Benimle evlenir misin?" dediğinde kız şaşkınca ona bakıyordu. Şaşkınlığı atlatınca "Evet!" diye bağırıp boynuna sarıldı. Ardından yüzüğü takmıştı. Her şey yolunda gidiyordu. Evlenme teklifinin ardından dans müziği çalmaya başlayınca çiftler dans etmeye başlamıştı. Ben de bir köşede masada oturuyordum. Tam da en sevdiğim şarkılardan biri çalıyordu.
Başımı yan tarafa çevirdiğimde bana doğru gelen Poyraz abiyi gördüm. Yapılacak bir iş mi vardı acaba? Yanıma geldiğinde elini bana uzatıp "Benimle dans eder misin?" dedi. Gözlerim şaşkınlıkla açılmıştı. Ne diyeceğimi bilememiştim. Kararsızlıkla elini tuttum. Sahneye doğru yürüdük. Orta kısıma geldiğimizde ellerini belime koymuştu, ben de kollarımı boynuna doladım. Biraz heyecanlanmıştım.
Hafif hafif sallanmaya başladığımızda bir süre sonra gözlerimi kapattım. Müziğin ritmine kendimi kaptırmıştım. Bir süre sonra Poyraz abinin ayağına bastığımı hissedince gözlerimi açtım. Ve ne kadar yakın olduğumuzu fark ettim.
"Özür dilerim ayağına bastım. İlk defa dans ediyorum da."
"İlk defa mı dans ediyorsun?"deyip gülümsedi. Bunda şaşıracak ne vardı? Ardından "Hiç sorun değil." diye ekledi. Birbirimize çok yakın duruyorduk, biraz geri çekilmek istedim ama Poyraz abi sanki kaçacakmışım gibi belimi sıkı sıkı tutuyordu. Uzaklaşamayınca başımı biraz yana çevirdim. Bir süre sonra Poyraz abi şarkıyı mırıldanmaya başladı. Nefesi boynuma değiyordu. Ve bir şey fark etmiştim ki, Poyraz abinin sesi çok güzeldi. Ama neden bu kadar yakındı?
Poyraz abi şarkıyı söylemeye son verdiğinde elimi omuzlarına indirip "Poyraz abi oturalım mı? Bu kadar yeter." dediğimde "Tabi." deyip belimi bıraktı ama bu defa da elimi tutmuştu. "Gel hadi." deyip dans edenlerin arasından geçmeye başladı. Elimi tuttuğu için ben de arkasından gidiyordum. Sanırım kalabalıkta beni yönlendirmek için elimi tutmuştu. Masaya geldiğimizde elimi çektim. Oturup dans edenleri izledik. Birkaç şarkı daha çaldıktan sonra parti bitmişti. Davetliler yavaş yavaş dağılıyordu. Kafe tamamen boşaldığında biz de kafeyi kapatıp çıktık. Temizliği de yarına bırakmıştık. Cenk "İyi akşamlar." deyip bizden ayrıldı. Biz de Poyraz abiyle yürümeye başladık.
"Bugünü de sorunsuz bir şekilde atlattık çok şükür."
"Evet parti çok güzeldi."
"Evlenme teklifini beklemiyordum ama ben bile şaşırdım."
"Evet ben de şaşırdım. Ama daha güzel ve özel bir teklif olabilirdi bence. Biraz sıradan oldu sanki." dediğimde Poyraz abinin adımları yavaşladı.
"Sen olsan daha özel bir evlenme teklifi istersin yani?"
"Evet, hiç unutamayacağım bir teklif olsun isterim." dediğimde bir şey demedi.
Bir süre daha yürüdükten sonra evlerimizin önüne gelmiştik. Duyduğumuzda Poyraz abu bana dönüp "Yarın izinlisin Defne. Bugün çok yoruldun güzelce dinlen." dedi.
"Ama yarın kafe temizlenecek?" dedim sorarcasına.
"Cenk ve ben hallederiz. Öğlene kadar temizliği halledip sonra da kafeyi kapatacağız. Öğleden sonra biz de çalışmayacağız yani. Anlaştık mı?" dediğinde kafamı salladım.
"Anlaştık patron." deyip gülümsedim.
"İyi geceler o zaman." dediğinde ben de "İyi geceler." deyip arkamı döndüm ve zile bastım. O da kendi evine doğru gidip anahtarını çıkardı ama içeri girmedi. Sanırım benim eve girmemi bekliyordu. Annem kapıyı açtığında içeri geçtim. O sırada Poyraz abi de eve girmişti. Doğruca odama gidip uyuyacaktım. Gerçekten çok yorulmuştum.




