İçeriğe geç

PAMUK ŞEKER

Bölüm 3 · 4 dk okuma

PAMUK ŞEKER

Bölüm 3

3.BÖLÜM

Ben mutfağa girdikten kısa bir süre sonra Cenk gelmişti. Onunla iyi anlaşıyordum.

"Defne senin ne işin var burada?"

Poyraz abi henüz ona söylememişti sanırım. "Ben burada çalışmaya başladım. " dediğimde gülümseyerek "Gerçekten mi? Çok sevindim, demek artık birlikte çalışacağız." dedi. Onaylarcasına başımı salladım. Ardından o da önlüğünü giyip işlerle ilgilenmeye başladı. Bir süre mutfağı toparladıktan sonra müşteriler gelmeye başlamıştı. Cenk hala işlerle uğraşıyordu gidip siparişleri alsam iyi olurdu. Elime kağıt kalem alıp masalara doğru yaklaştım. Bakışlarımı bir anlığına çevirdiğimde Poyraz abi kasada oturuyordu. Kafasını kaldırdığında göz göze gelmiştik,hızla önüme dönüp yürümeye devam ettim.

Birkaç masa dolmuştu. Siparişleri aldıktan sonra mutfağa geçip hazırlamaya başladım. Kısa sürede siparişleri hazırlayıp götürmüştüm. Bir süre sonra masalar iyice dolmuştu ve bulaşıklar da birikmişti. Cenk'e dönüp "Cenk sen siparişlere bakar mısın ben de bulaşıkları halledeyim." dedim. Onaylayıp mutfaktan çıktı.

Bir yığın bulaşık birikmişti. Neyseki bulaşık yıkamakta hızlıydım. Hemen yıkamaya başladım çünkü oyalanacak vakit yoktu,kafe gerçekten çok kalabalıktı.

Elimden kayan bardak bir anda düşüp kırılmıştı. Bir bu eksikti. "Kahretsin!" deyip cam parçalarını toplamaya başladım. Parmağımda keskin bir sızı hissettiğim anda Poyraz abi mutfağa gelmişti. "Defne bir ses duydum sıkıntı yok değil mi?" diye sorarken bir yandan da beni inceliyordu. Bakışları elimdeki cam parçalarına değince hızlı adımlarla yanıma yaklaştı.

"Poyraz abi bardak kırıldı yaa özür dilerim." dediğimde çoktan yanıma gelmişti. Elimi tutup elimdeki cam parçalarını çöpe attı. "Boş ver şimdi bardağı. Elin çok acıyor mu?" diye sordu. "Biraz."dediğimde elimi suyun önüne tutup köpüğü temizledi. Ardından elimi bırakmayıp masaların olduğu kısıma geçtik. Bir masayı gösterip "Sen git otur geliyorum ben." dediğinde "Ama bulaşıklar..." diye konuşuyordum ki sert bir sesle "Defne!" diyerek susmamı sağlamıştı.

Ben masaya doğru giderken sesini duymuştum."Cenk mutfağa bir bak kardeşim bardak kırıldı." Cenk'e de fazladan iş çıkmıştı benim yüzümden.

Ardından ilk yardım çantasıyla yanıma gelmişti. Karşıma oturduktan sonra elimi tutup kendine doğru çekti ve kesiği incelemeye başladı. Biraz derin kesilmişti ve kanıyordu. Kaşları çatılmıştı. Önce pamukla kanı temizledi."Poyraz abi ben yapardım." dediğimde hiç cevap vermemişti. O kadar odaklanmıştı ki sanki ameliyat yapıyordu.Ardından tentürdiyot sürdü. Gözlerimi kapattım bu biraz acıtmıştı. Yeniden gözlerimi açtığımda göz göze geldik. "Özür dilerim canını acıttım değil mi?" dedi. Bakışları yumuşamıştı. "Sorun değil." dediğimde elime üfleyerek devam etti. Yara bandı yapıştırdığında işi bitmişti.

"Teşekkür ederim."

"Kendine dikkat et lütfen. Şimdi sen dinlen biraz burada."

Masadan kalkacakken "Mutfakta işler vardı onlara yardım edeyim ben." dediğimde bana dönmüştü.

"Dinlen dedim."

"Ama..."diye itiraz edecekken "Tamam o zaman sipariş falan al elini acıtacak şeyler yapma." dedi.

Gülümseyip başımla onayladım.Yerimden kalkıp kağıt kalem aldım ve sipariş almaya başladım. Kafe gerçekten iyi iş yapıyordu. Fazlasıyla kalabalıktı. Siparişleri alırken Poyraz abi yanıma gelmişti. "Elin ağrıyorsa devam etme Defne." dediğinde gülümseyip "Sıkıntı yok Poyrazabi merak etme ağrımıyor." dedim. Zaten kasadayken de bakışlarını hep üstümde hissediyordum. Elim yaralıyken çalıştığım için içi rahat etmiyor olmalıydı. Ardından o kasaya geçmişti ben de çalışmaya devam ettim.

Akşam üstü müşteriler azalmıştı ve kafenin kapanmasına yaklaşık bir saat kalmıştı. Fazlasıyla yorgun hissediyordum. Son masada kalan boşları alıp mutfağa götürdüm.

"Bugün erken mi kapatsak kimse kalmadı zaten?"

Poyraz abinin sorusuyla aynı anda kapı açılmıştı. Pelin, Ceren, abim ve Yusuf abi gelmişti. Ceren ve Yusuf abi kardeşti. Kendileri yan komşumuz oluyorlar.

Poyraz abi "Hoş geldiniz."dediğinde içeri girmişlerdi.Pelin "Defne'yi ilk iş gününde bir ziyaret edelim dedik." dediğinde abim "Defne seni çok çalıştırdı mı bu Poyraz?" diye gülerek sormuştu.

Hep birlikte geçip bir masaya oturmuştuk. "Hiç sorma abi elimi bile kestim!" dedim yakınarak fakat yüzümde gülümseme vardı. Ama Poyraz abinin bakışları elime değdiğinde yüzündeki gülüş solmuştu. Abim elimi tutup "Çok mu kötü kestin? Niye dikkat etmiyorsun? Böyle dikkatsiz çalışacaksan çalışma Defne!" dedi.

Elimi çekip "Merak etme Poyraz abi sağ olsun ilk yardımı yaptı. İyiyim yani." dedim.

Abim "Öyle olsun bakalım." dediğinde ayaklanıp "O zaman ne alırsınız?" diye sordum. Sanırım burada siparişleri alma görevi bana düşüyordu.Herkes ne istediğini söyledikten sonra mutfağa gidip siparişleri hazırlamaya başladım. Ben içecekleri doldururken Poyraz abi gelmişti. "Sana yardım edeyim dedim." diyerek atıştırmalık bir şeyler hazırladı. Kısa sürede her şey hazır olmuştu. Poyraz abi tepsiyi alıp içeri götürmüştü ben de arkasından gittim.

Oturup bir şeyler yemeye başladık. "Nasıl geçti ilk iş günün Defne?" Pelin'in sorusuyla anlatmaya başladım. "Güzeldi aslında. Ama baya yorucuydu aynı zamanda. Kafe hep mi bu kadar kalabalık oluyor? Müşteriler hiç bitmedi. Bir de elimi kestim işte. Sonra Poyraz abi sağ olsun çok iş yaptırmadı bana. Böyle..."

En son Poyraz abiye döndüğümde beni izliyordu. Susmuştum ama hala bana bakıyordu. Neden bu kadar derin bakıyordu bana?

Bölüm sonu

11 yorum