İçeriğe geç

PAMUK ŞEKER

Bölüm 1 · 5 dk okuma

PAMUK ŞEKER

Bölüm 1

1.BÖLÜM

"Anne yeter artık her yeri temizledim."

Saatlerdir temizlik yapıyordum ve annem durmadan yeni işler söylüyordu. Kendimi koltuğa atıp gözlerimi kapattım. Neden ev işleri bitmiyordu?

"Ne çabuk yoruldun öyle daha yemeklere yardım edeceksin."

Annem salona gelip karşıma oturmuştu. Gözlerimi büyüterek ona baktım. Bir de yemek mi yapacaktım? Annem yerinden kalkıp söylenerek mutfağa gitti. Ben de mecburen kalkıp işlere devam ettim. Yapacak bir şey yoktu.

Yaklaşık bir buçuk saat içinde kalan işlerimi bitirmiştim. Hiç dinlenmeden hemen mutfağa geçtim. Dinlenirsem daha da yorgun hissedecektim çünkü.

"Anne bitirdim işleri şimdi ne yapayım?"

"Gel hadi sen de tatlıyı yap yemekleri bitirdim."

Neyseki yemek yapmayacaktım. Hangi tatlıyı yapsaydım acaba?

Bir süre düşündükten sonra revani yapmaya karar verdim. Çünkü Pelinin en sevdiği tatlı revaniydi. Hızlıca tatlıyı yaptıktan sonra odama geçip Pelin'i aradım. Birkaç defa çaldıktan sonra cevapladı.

"Efendim Defne?"

"Akşam kesin geliyorsunuz değil mi? Bak senin için revani yaptım."

Defne üniversite ikinci sınıf öğrencisiydi ve yaz tatili olduğu için evine dönmüştü. Pelin ise hem Defne'nin en yakın arkadaşı hem de yan komşusuydu. Bu akşam onları ailece yemeğe davet etmişlerdi.

"Geleceğiz hep beraber. Revani yemek için sabırsızlanıyorum. Şimdiden ellerine sağlık."

"Tamam o zaman bekliyoruz hadi kapat da ben hazırlanayım. Görüşürüz."

"Görüşürüz. "

Telefonu kapatıp elbise dolabınmın yanına ilerledim. Şimdi kocaman bir sorunum vardı, ne giyecektim?

Uzun uğraşlar sonucunda mavi,dizlerime kadar gelen bir elbise giymeye karar verdim. Bu elbiseyi çok seviyordum. Hazırlanıp saçlarımı topladım. Odamdan çıkıp annemin yanına gittim. O sırada zil çalmıştı henüz misafirler için erkendi abim gelmiş olmalıydı. Gidip kapıyı açtım.

"Hoş geldin abi."

"Hoş buldum fıstık. Bu ne güzellik böyle?" Abimin sözleriyle gülümsedim. "Her zamanki halim abiciğim."

Biz konuşurken annem hızla yanımıza gelmişti. "Egemen oğlum hiç girme git ekmek al hadi."

Abim tam söylenmeye başlayacakken annem sözlerini ağzına tıkayıp "Hadi hadi oyalanma birazdan misafirler gelecek." demişti. Üzgün bir suratla geri döndüğünde ben de kapıyı kapattım. Mutfağa geçip eksik bir şey var mı diye kontrol ettim. Her şey tamamdı. Geriye bir tek misafirler kalmıştı.

POYRAZ'IN AĞZINDAN

Kafeden çıkıp eve gelmiştim. Zili çalıp beklemeye başladım. Kısa sürede içinde Pelin kapıyı açmıştı.

"Hoş geldin abi."

"Hoş buldum Pelin."

Ayakkabılarımı çıkarıp içeriye girdiğimde Pelin koluma girip beni çekiştirmeye başladı. "Ne oluyor Pelin?"

"Sana anlatmam gereken şeyler var."

Daha fazla bir şey sormadım. Benim odama geldiğimizde kapıyı kapatıp yatağıma oturdu ben de yanına oturup "Söyle artık iyice merak ettirdin!" dedim.

Bir süre suratıma öylece baktı. Sanki konuya nasıl gireceğini bilmiyor gibiydi.

"Defne gelmiş."

Sevinmeli miydim yoksa üzülmeli mi?

O üniversiteye gittiğinde onu görmediğim için kalbim daha az acıyordu. Ama hasretini çekiyordum elbette. Şimdi dönmüştü. O hasret kaldığım yüzünü görebilirdim. Ama içimde hissettiğim suçluluk duygusu mutlu olmamı engelliyordu.

"Bu akşam onlara yemeğe davetliyiz. Hep birlikte gideceğimizi söyledim."

Onu bu kadar çabuk mu görecektim yani? Kalbim neden bu kadar hızlanmıştı?

"Hem biliyor musun revani yapmış."

Revani benim en sevdiğim tatlıydı ve Pelin de revaniyi çok seviyordu. Defne Pelin'in sevdiğini bildiği için yapmış olmalıydı.

"Abi bir şey söylesene!"

Pelin'in Kolumu dürtmesiyle ona döndüm. Pelin benim Defne'yi sevdiğimi kısa bir süre önce öğrenmişti. Aslında kimseye söylemiyordum ama kendi anlayınca inkar etmemiştim.

"Tamam gideriz, ne zaman çıkacağız?"

"Sen hazırlan hemen çıkarız."

Pelin odadan çıkınca kalkıp dolabımın başına geçtim. Kıyafetlerimin üstünde kısa bir göz gezdirdikten sonra odamın kapısını açıp Pelin'e seslendim. Odama geldiğinde kıyafetlerimi gösterip "Ne giyeyim sence?" diye sordum. Pelin kıkırdayıp kıyafetlere bakmaya başladı. Bunda komik ne vardı?

"Bunlar sana çok yakışıyor al bunları giy."

Mavi bir gömlek ve siyah kot pantolon seçmişti. Gayet güzel bir kombindi. Hem Defne mavi rengi çok severdi.

"Tamam hadi çık."

"İnsan bir teşekkür eder ama."

"Teşekkürler Pelin'ciğim hadi çık da geç kalmayalım."

Pelin söylenerek çıktığında hızlıca giyindim. Saçlarımı da yaptıktan sonra salona geçip anneme seslendim.

"Anne ben pastaneye gidiyorum."

Evimizin yakınlarında bir pastane vardı. Hızlıca oraya gidip Defne'nin en sevdiği kurabiyelerden aldım. Bu kurabiyelere gerçekten bayılıyordu. Pastaneden çıktıktan sonra hızlı adımlarla eve dönmüştüm. O sırada annemler de kapıdan çıkıyordu. Zaten evlerimiz karşı karşıyaydı. Ben direkt Defnelerin evinin önüne geçtiğimde bizimkiler de gelmişti. Kurabiye poşetini Pelin'e uzatıp arkaya geçtim. Pelin Zili çaldığında kalbim ağzımda atıyordu. Onu aylardır görmemiştim ve sadece birkaç saniye içinde karşımda olacaktı.

DEFNE'NİN AĞZINDAN

Zilin çalmasıyla gidip kapıyı açtım. Pelin'in annesi Neriman Teyze ve babası Murat Amca en öndeydi. Arkada ise Pelin ve abisi Poyraz abi vardı.

"Hoş geldiniz." diyerek kapıdan çekildiğimde Neriman Teyze ve Murat Amca "Hoş bulduk." diyerek içeriye geçmişti. Ardından Pelin'le kısaca sarılıp ayrılmıştık o da geçtiğinde Poyraz abi halâ ayakta dikiliyordu.

"Sen de hoş geldin Poyraz abi buyur geç." diyerek içeriye davet ettiğimde gözlerinden kısa bir an kırgınlık geçtiğini gördüm. Ama nedenini anlayamamıştım.

"Hoş buldum Defne." deyip içeri geçti. Kapıyı kapatıp bende arkasından salona geçtim. Herkes oturmuştu ben de geçip Pelin'in yanına oturdum. Kendi aralarında sohbet etmeye başlamışlardı. Bir süre sonra sofrayı hazırlamak için kalktığımda Pelin de bana yardım etmişti. Kısa sürede hazırlayıp sofraya oturmuştuk.

Pelin ile yan yana oturmuştuk. Karşımda Poyraz abi onun yanında ise abim oturuyordu. Abim ve Poyraz abi çocukluk arkadaşıydı tıpkı ben ve Pelin gibi. Bu mahallede beraber büyümüştük.

"Defne kızım okulun nasıl gidiyor?"

Neriman Teyzenin sorusuyla başımı ona çevirdim. Sınıf Öğretmenliği bölümünü okuyordum ve bu bölümü çok isteyerek seçmiştim.

"Güzel gidiyor Neriman Teyze yarısı bitti zaten iki yılım kaldı."

"İyi iyi hayırlısı olsun."

Annem "Tutturmuş bir işe gireyim çalışayım diye otur dinlen diyoruz ama bizi dinlemiyor." dediğinde hızla ona dönmüştüm. Evde sıkılıyordum çalışsam fena mı olurdu. Hem biraz para da kazanmış olurdum. Ama henüz kendime göre bir iş bulamamıştım.

"Poyraz sen kafede çalışacak birini arıyordun değil mi?"

Abimin sözleriyle ona dikkat kesildim. Poyraz abiye baktığımda başını onaylarcasına sallamış ve suyunu içmeye başlamıştı.

"Acaba Defne senin kafede mi çalışsa? Hem bizim de aklımız kalmaz, içimiz rahat eder."

Poyraz abiyle bakışlarımız kesiştiğinde gözlerinden geçen şaşkınlığı görmüştüm. Bir anda öksürmeye başladı, içtiği şu boğazına kaçmıştı. Öksürüğü geçince bir yudum daha su içip "Olur tabi çalışsın." dedi.

Resmen kendime iş bulmuştum daha doğrusu abim bulmuştu. Bu durum beni sevindirmişti. Umarım her şey yolunda giderdi.

Bölüm sonu

26 yorum