Sabah saatleri arabadayım kırmızı ışıkta sigarasızlıktan çatlayan başımı arkaya yasladım. Yola göz gezdirdim durakta otobüs bekleyen öğrenciler ve beyaz yakalılar var, gözlerimi devirdim telefon çaldı ekranda "Pars" ismi parladı açtım.
Pars- Nerdesin?
Esra- Geliyorum, arabadayım.
Pars- Yakınsan küçüğü alır mısın?
Esra- Tabi, sen geç mi kalacaksın?
Pars- Ben zaten Büyük Ayı'nın yanındayım, sizi bekliyoruz gel.
"Arama sonlandı."
Büyük Ayı bizim antrenörümüzdür aynı zamanda yetimhane görevlisi. Direksiyonu kırdım, yoluma devam ettim ileriden yola sapar küçüğün okuluna giderdim, olmadı. Yol kapalıydı. Takmadım yol çalışmasıdır diye düşündüm zaten uzun zamandır okul yolu berbattı arkadan dolanır ikinci çıkıştan alırım dedim. Kapıya varamadım. Yürümeye karar verdim polis bantlarını görünce önümdeki insan selini yararak olay yerine yaklaştım polisler beni durdurmaya çalışmadan kimliğimi çıkardım.
"Tak tak."
Sorgu memuru- Girin.
Genç polis- Amirim bir sıkıntı var gelmeniz iyi olabilir.
Sorgu memuru sadece derin bir iç çekerek ayağa kalktı ve bir şey söyleyecek gibi bana döndü ama bir şey söylemedi ya da gerek duymadı. Arkamı dönmeden odadan çıkmak üzere olan amire sordum.
Esra- Sigara yakabilir miyim?
Cevap vermese de genç polise küllük getirmesini söyledi. Küllük geldi sigaram bitti ama ortalıkta kimse yoktu bir süre sonra yanıma aynı genç polis geldi ve bütün işlemlerin hallolduğunu ve çıkabileceğimi söyledi. Şaşkın bir ifadeyle dinlediğim polis odadan çıkmam için eliyle işaret etti. Kalktım ve dışarı çıktım Koç ve Oğuz beni bekliyorlardı. Koç Büyük Ayı'nın kardeşidir. Küçük bir çocuk gibi arabanın arka koltuğuna oturup başımı eğdim hata yapmıştım ve Koç sessizdi bunu Büyük Ayı ile konuşmuş muydu? Anlayabilmek zor, yol boyunca konuşmadılar. Pars arabayı sürüyor arada bir aynadan bana bakıyordu ama endişeli görünmüyor neredeyse bir kahkaha patlatacak gibi gözleri parlıyordu lakin kendini tutuyor yola odaklanıyordu. Telefon çaldı Koç açtı, açar açmaz bir silah patladı. Ardından gelen siren sesi dışında bir şey hatırlamıyorum. Vücudum uyuşmuş, ateşten bir yatakta yatıyor gibiyim biri sesleniyor belki benimle konuşmuyor bile ama duyduğum her kelime kafamın zonklamasına sebep oluyor sinirimi bozuyordu birde arada bir biri çığlık atıyordu bu yüzden uyuyamıyorum ama ben.. uyumak istiyorum.