Gecenin yorgunluğunu üstümden atmak için uyumuş ve dinlenmiştim.Yatakta doğruldum,yatağımı toplayıp banyoya yöneldim.Birden bomba sesi geldi.Şiddetle arkaya doğru savruldum.
Bomba atılmıştı,evimin yakınına bomba atılmıştı.İnsanların çığlıkları,haykırışları kulaklarımda çınlıyordu.
Hemen cama koştum.Her yer dağılmıştı.Bir bina yıkılmış,enkaz altında kalanlar vardı.Yakınları enkaz önünde onlara sesleniyor ama cevap alamıyorlardı .
"Sesimi duyan var mı?"diye bağırdı birisi."Annem orda"dedi bir çocuk.
Ardından bir bomba daha yankılandı şehirde.Bombanın yarattığı sarsıntıyla evim sallanmaya başladı.Kısa süren bir deprem gibiydi adeta.Şok içindeyken işte o siren yayıldı.Savaş sireni...
İnsanlar çığlıklarla koşuştururken bir bomba sesi daha geldi.Yan binamız yıkılıyordu.Hemen sırt çantama biraz yemek, kıyafet ve su alıp evden çıktım.
Apartmandan aşağı inip hemen yola koyuldum.Herkesin sığındığı kampa doğru yürümeye başladım.
Bir yandan da telefonumdan gelişmeleri takip ediyordum.Ven diye bir mutant canavarları dünya üzerine bir saldırı düzenlemişler.Her geçen saat sayıları artıyormuş.
Krallarının bizim şehrimizde olduğu söyleniyordu.
Kampa varmıştım.Her türlü silah vardı.Askerler sivilleri korumak için her bölgede duruyorlardı.
Biraz zaman geçti biraz gezintiye çıktım.Ormanda gezerken birden ayağımın altında bir şey hissettim.Aşağı doğru baktığımda şok içinde donakaldım.Buz kesmiş bakışlarla önüme bakıyordum.Bastığım şey bir mayındı.
⚔️
İnsanlar ölüyor,geride kalanlar ise bu sınavı tamamlamaya çalışıyor.Etraf çığlıklarla dolu,insanların haykırışları kulaklarda kalıcı hal alıyordu.Ona görede öyleydi.Işın prensi Hazar Wilson.
Ormanda sessizce geziyordu.
Yıllar önce lanetlenmişti.Ve lanetli aşkını arıyordu.En son ormandan sinyal almıştı.Onu kendine aşık etmeliydi yoksa ölebilirdi.
O yüzden ormandaydı.Olanları öğrendiğinden beri çok dikkatli davranıyordu.O ışınlanma gücü sayesinde kolayca kaçabiliyordu.
Ormanda sessizce ilerlerken birden durdu.Sinyal aldığı kızın önünde durdu."Bir sorun mu var?"diyerek kızın ayaklarının altına baktı.Şok içerisinde kafasını kaldırdı.
İkisinin bakışları kesiştiğinde,onun ela rengi gözlerine bakakaldı.Kız dehşet içinde bekliyordu.Korkudan titriyordu.
"Sakın hareket etme seni kurtaracağım"dedi ve kıza doğru yaklaştı."Sakın beni bırakma"dedi ve kızı belinden sardı.Ani bir hareketle ileri doğru ışınlandı.O kadar hızlıydı ki mayın birkaç saniye sonra patladı."İyi misin?"diyerek kızı bıraktı."Teşekkür ederim"dedi karşısındaki kız.
"Ben Hazar"elini kıza doğru uzattı.Kız bir tebessüm ederek elini tuttu."Bende Belly"dedi ve elini aşağı yukarı salladı."Ven gelmeden gidelim burdan.Patlama onları harekete geçirmiştir"dedi Hazar.
⚔️
O çok yakışıklıydı.Hafif kumral saçları,kaslı vücudu ve dolgun dudaklarıyla beni kendine hayran bırakmıştı.Benim hayatımı kurtarmıştı.Ona bir hayat borçluydum.
Kampa gelmiştik.
"Beni kurtardığın için teşekkür ederim"dedim ve kampa doğru yöneldim."Ne demek?"dedi ve arakaya dönüp ilerlemeye başladı.Kampa girip bir yere oturdum.Aldığım habere göre oturduğum bina yıkılmıştı.Şehirdeki binaların sayısı azalmıştı.
Ven birliği bütün şehri yıkmaya and içmişlerdi.Oturduğum yerde öylece duruyordum.Bir anda dikkatimi ormanın içindeki birşey çekmişti.
Bir parıltı.Az ama oldukça parlak bir görünüme sahipti.Yanıma bir hançer alarak kamptan dışarı çıktım.Askerlerin görüş alanı dışındaydım.Beni koruyabilecek tek şey hançerimdi.
Ormandaki parlaklığa doğru yoluma devam ettim.Parlaklığa yaklaştığımda başım ağrımaya başladı.Sanki zihnimin içine birşey girmeye çalışıyordu.Parlaklık bulanık gözüküyordu.İçinde kılıca benzer birşey vardı.
Kılıcı daha net görmeye başladığımda yerde bir mavi çember çıktı.İrkilerek geriye doğru sıçradım.
Tüm cesaretimi toplayarak çemberin içine adımımı bastım.Birden beynimde bir ses yankılandı.
"Merhaba Belly Fang.Ben Myra,sen özgürlük savaşçısı olarak seçildin.Ven Birliği'ni yenmek için.Senden tek istediğim kılıcı al ve gücünü sadece iyiliğe kullan.
Hazar Wilson sana yardım edecek"dedi ve devam etti.
"O birliği yenin.İnsanlık sizin elinizde"dedi ve baş ağrım gitti.
Kılıcın etrafındaki parlaklık yok oldu.Kılıç saplanmış olduğu kayadan yavaş yavaş üste doğru gitti ve yere düştü.
Kılıcı aldım.
Kılıcı aldığımda kolum aniden yukarı doğru çıktı.Aniden gök gürültüsü duyuldu.Kılıcın ucuyla şimsek ucu birleşti ve bir güç dalgası içime işledi.
Gücü hissetmiştim.İliklerime kadar hissetmiştim.Olayın şaşkınlığına dalmışken birden o geldi.Hazar.
Önüme ışınlandığında şaşkınlığım bir nebze olsun azaldı.Bana gurulu bakışlarla bakıyordu."Başardın"dedi sevimli bir sesle.Tebessüm ettim.
"Neyi?"dedim."Savaşçı oldun.Kılıcı aldın.Artık şimşek gücüne sahipsin.Seninle el ele verip bunları yenicez."dedi ve devam etti.
"Senden tek istediğim kamptakileri koru ve senin özgürlük savaşçısı olduğunu söyle"diyerek bana sarıldı.
Sarılışına karşılık verdim.Kokusu çok güzeldi.Sırtındaki kasları hissediyordum.
Sırtı güçlüydü.
Ayrıldığımızda gülümsedi."Kendine dikkat et"dedi ve ışınlanıp gitti.Ben de kampa doğru yöneldim.
Kampa gidip biraz uzandım.Gözümü açtığımda her yerde silah sesleri yükseliyordu.
Hemen toparlanıp dışarı çıktım.Ven birliği askerlere saldırmaya çalışıyordu.Hızlandım.Bir anda üstüm değişti ve elime kılıcım ışınlandı.
Herkes bana şaşkınlıkla bakıyordu.Koşarak askerlerin yanına gittim ve kılıcımı yukarı kaldırdım.Hava aniden gürledi.Şimşekler aniden venlerin üstüne çaktı.Teker teker etkisiz hale geldiler.
Ama çoğalıyorlardı.Yanıma biri ışınlandı.Hazar geldiği gibi bir ven'i etkisiz hale getirmişti.Uzun süren bir savaşın ardından venlerin hepsi etkisiz hale gelmişti.
Ama bunun son olmadığını biliyorduk.Birçok sivil hayatını kaybetti veya yaralandı.Onlar acil sedyeyle sağlık çadırına götürüldü.Hazar'la bir köşeye geçip oturduk.
"Yardımın için teşekkür ederim"dedim ona bakarak."Rica ederim"dedi ve bana karşı döndü.Gözlerimiz birbiriyle kesişti.
"Biliyor musun?Çok güzelsin"dedi bir anda.
Şok içinde ona baktım.Hayır!Yanaklarım kıpkırmızı olmuştu.Yüzümü hemen önüme çevirdim.
"Sağol"dedim.Kendimden utanıyordum."Bana gitme vakti geldi"diyerek ayaklandı.
"Görüşürüz,kendine iyi bak"dedim ve o giderken arkasından el salladım.Arkasını dönüp."Sende"diyerek bağırdı.
Bir süre yürüdükten sonra ormana girdi.Ve gitmişti.
Bana iyi davranıyordu.Hareketlerini,bana olan ilgisini sevmiştim...