günlerden pazar günüydü ve Ayça diye bir kız çocuğu vardı. Ayça bir gün dışarda eski püskü Barbileriyle oynuyordu
Ayça: olamaz barbimin ayağı koptu yeter!!
Annesi korkuyla: kızım ne oluyor😲
Ayça: Anne artık bana yeni oyuncak almanın vakti gelmedimi?
Annesi: kızım sana oyuncak almak isterdim fakat paramız yok😪
Ayça ağlayarak oradan uzaklaştı Ayça fazla fazla evden uzaklaşmıştı ve artık evinin yonu unutmuştu
Ayça ağlayarak: olamaz annee!!!
Ayça ağlamaya devam ediyordu ki bir tane oyuncakçı pencereden ona sesleniyordu ve şöyle diyordu: hey küçük kız çabuk benim dükyana gel! dedi dükyancı Ayça o dükyanın güzelliğine dayanamayıp içeri girdi. Ama dükyancıyı ortalıkta görmemişti Ayça bunu pekte kafasına sokmamıştı ve hemen oyuncaklara koştu ve ışıklar birden bire kapanmaya başladı Ayça korkudan tir tir titriyor oyuncakçı ise elinde bıçak Ayçaya doğru yaklaşıyordu Ayça şimdi başının büyük bir belada olduğunu öğrenmişti.
5 gün sonra:
Ayçadan henüz bir haber alınamıyordu annesi ağlaya ağlaya az daha hastanelik olacaktı ki haberler çıkmıştı annesi koştu ve haberleri açtı haber şöyle diyordu: sevgili seyircilerimiz uzakta bir oyuncakçı var ve o oyuncakçı çocukları yanına çağırıp akşam olmasını bekliyor akşam olduktan sonra ise ışıkları kapatıyor eline bıçak alıp çocukları önce öldürüp sonra içlerindeki değerli şeyleri çıkarıyor ve satıyor bugün bir kız çocuk ceseti gördük ama maalesef çocuk hastaneye kaldırılamazdı çünkü çocuğun kalbi yoktu. Bunu duyan ayçanın annesi haberdeki kızı görünce yere düşüp bayılmıştı çünkü o kız ayçaydı.


