İçeriğe geç

OYUNBOZAN

Bölüm 1 · 8 dk okuma

OYUNBOZAN

Bölüm 1

E

Selena Gomez – Stars dance

Bir kitapta okumuştum. Diyor ki içsel huzur iyi yaşamın kapısını açar. Ki zaten kitabın kendi ismi bu fakat tamamiyle içindeki içerikler aslında kitabın kendi ismini özetliyor. Kendinizi keşfetmenizi sağlıyor ve içsel huzurunuzu ciddi anlamda destekliyor, size fazlasıyla yardımı oluyor. Bir bilgi kütüphanesini ve koca bir dünyayı ufacık bir kitap ile önünüze seriyor. Benim hayatımda çoğu yaşanmışlığımda hep örnek aldığım yazarın satırlarını insanlarla hatta daha çok gelen hastalarım ile paylaşmak onlara da bu bilgileri katmak bana huzur veriyor. Diyor ki;

Mutluluk ve özgürlük, bir tek ilkenin açık seçik anlaşılması ile başlar: bazı şeyleri kontrol edebiliriz, bazı şeyleri kontrol edemeyiz. Ancak siz bu temel kuralla yüzleştikten, neyi kontrol edebileceğinizi ve neyi edemeyeceğinizi öğrendikten sonra, içsel sakinliğe ve dışsal etkinliğe ulaşabilirsiniz.

Kapının tıklatılma sesi ile düşüncelerime biraz ara verdim. Gelen kişi asistanım Leyla hanımdı. ''Doktor hanım Sude hanım geldiler randevusuna on dakika var dosyasını getirdim. '' tebessüm ederek masama dosyayı bıraktığında ''Teşekkürler Leylacığım.'' diyerek karşılık vermemin ardından odanın kapısı kapandı. Biraz inceledim. Sude Kestel. 18 yaşında ve sporla ilgileniyor kendisi bir voleybolcu. Bir süredir sürekli psikoloğunu değiştirmiş bu da demek oluyor ki aslında bir psikoloğa ihtiyacı olduğunu düşünmüyor çünkü genelde kendisine hasta olarak bakıldığını düşünüyor halbuki hiçbir doktor gelen hastasına sen hastasın sen delisin diyerek bakmaz hatta ve hatta öyle olsalar dahi bakmaz ama insanlar toplumda her psikiyatristi ve her psikoloğu deli doktoru sanarak ve ikisini bir tutarak bu yüzden de gidenleri deli diye nitelendirerek ilerlemeyi seçiyorlar fakat ilerlediklerini zannederlerken oldukları yerde saymayı geç daha da gerilediklerinin farkında bile değiller.

Acaba gelecek olan Sude hanımın problemi de aile, arkadaş veyahut sevgili gibi klasik konular mıdır? Umarım öyledir çünkü 18 yaşında sporcu bir genç kızın kötü bir problemiyle ben başa çıksam dahi kendisinin kaldıramayacağını düşünüyorum ki günümüzde yaşın bir önemi yokken hele ki kadın olmanın bir önemi yokken bu zihniyetin ufak bir parçasının dahil kurbanı olmasını kaldıramam.

Odamın kapısı tekrardan tıklatıldığında Leyla hanıma Sude hanımı içeri alabileceğini söyledim. İçeriye 170 boylarında sarışın ela gözlü çok güzel bir genç kız girdi. Buyurun Sude hanım oturun lütfen dediğimde teşekkürler cevabını aldım. Sonrasında sessizce beklemeye başladı. Sude hanım dedim ne derdiniz var canınızı sıkan durum nedir diye sordum. Kaçırdığı gözlerini bana döndürdüğünü farkettim ve sonra o kadar mı belli oluyor bir derdim olduğu diye sordu bana. Yani bir derdiniz olmasa niye burada olacaktınız ki, umarım hasta olduğunuzu düşünerek ailenizin isteği üzerine buraya gelmemişsinizdir çünkü bu durum beni bi hayli üzer dediğimde, ben aslında hasta olduğumu düşündükleri için beni buraya getirdiklerini düşünmüştüm malum psikologsunuz ya cevabını aldım fakat sesi çok ince ve kısık çıkıyordu hala bir çekingenlik seziyordum. Bakın Sude hanım biz psikologlar emin olun ki asla toplumun uygun gördüğü kalıptaki gibi değiliz. Biz sizi hasta veyahut deli olarak görmüyoruz. Genelde kapalı bir kutu fakat bir derdi var ve anlatamayan içinde tutan belki de birşey yaşadı ama bunu kabullenemeyen bir insan olarak görüyoruz çünkü emin olun bir insanın canına dahi kastetmiş olsanız biz bunu yargılayamayız, kim bilir belki de yarın öbür gün bizde bu durumu yaşamak zorunda kalacağızdır bunu bilemeyiz. Yani demem o ki biz sizi yargılamayız yok sorunlu, yok deli, yok hasta bu gibi hitaplar kullanamayız. Sakın üstünüze alınmayın alınmanızı asla istemem ama bunu söylemek istiyorum. Biz psikologlar sizin deli veya sorunlu her ne olursanız olun, öyle olduğunuzu bilsek dahi size öyle yaklaşamayız çünkü herkes insandır delirse dahi insandır ve herkesin sorunları vardır yargılamak bizim işimiz değildir, bizim işimiz bu duruma gelme sebebini öğrenmek ve bu konuda size düzelebilmeniz, kendinizi iyi hissedebilmeniz belki bir nebze bile olsa rahatlayabilmeniz için konuşarak yardımcı olmak bir çözüm, bir çıkış yolu aramaktır. Umarım kendimi size anlatabilmişimdir Sude hanım. konuşmam bittikten sonra birkaç dakika sessizlik oluştu ve ardından sesini titremeden normal bir şekilde duyabildiğim tonda konuşmaya başladı.

Kafamı toparlayamadığım, kendime açıklayamadığım ve beni yoran birden fazla hatta tonlarca denilebilecek kadar çok şeyler var. Bir türlü değinemediğim belki de bahsetmekten yada içinden çıkamayacağımdan korktuğumu bildiğim konular. Çünkü bende doğru cevabı bilmiyorum, bildiğimi ise kabullenemiyorum, reddediyorum. Hayır diyorum doğrusu bu olamaz. İnsan yanlışları sevmesiyle ünlüdür ya hani bir bakıma benimki de o hesap işte, benim sorumsuzluğumda yanlışa aşık olmak. Kurduğu cümlelerin ardından biraz sustu ne diyeceğini toparlarken ben girdim araya kelimelerimle birlikte. Sev Sudeciğim. Aileni sev, kardeşlerini, arkadaşlarını, hayatını sev çünkü sevmek o kadar güzel ki hele ki hayatı yaşamak ve tadına varmak mükemmel bir duygu bunu hisset. Sözlerimin üzerine tekrar konuşmaya başladı.

İyide doktor hanım sev diyorsunuz ya hani siz şimdi işte sorun bu. Ben o sevgi dediğiniz şeyin tadına erken yaşta varamayanlardanım. Vardım sandım ama sevgi tek kişinin çabasıyla olmuyormuş. Ergenlikte çok saçma denilebilecek o ana göre yaşarken küçük fakat şu an ufacık bir parazitin bile hayatımı etkileyebileceğini anladığım büyük hatalar, önemsiz sandığım önemli sorunlar. Ergenlik desem dahi bir intihar girişimini insanların ergenliğe bağlamasını doğru bulmayanlardanım ama yaptığım çok büyük bir yanlıştı çünkü şu an en büyük ideallerimden biri olan ehliyetimi alamıyorum bunun sebebi ise intihar girişimim ve psikoloğumun onay vermemesi. İnatla hiçbir psikoloji bölümü doktoru bana ehliyet vermeyi kabul etmiyorlar. En güzel yarınlarla doktorlar değil ben açtım aramı ve bu durum benim birçok yönden etkilendiğim bir konu hiçbir doktorun suçu yok ama ailem bunu anlamıyor.

Başka konuları da var insanların mesela yalnız olduğunu bilmek. Bende o insanlar arasında olduğumu düşünüyorum artık. Yılların arkadaşlığını bitirmek var, bir aşk uğruna. Kardeş bildiklerim sevdiğim adamı zorba olarak biliyorlar ve bu düşünceye onları bizzat sevdiğim adam itti. Sen dediler bana bugün, sen bu kadar güçlü bir kız iken bu kadar salak mı olucaksın dediler. Böyle sana vurucak, bağıracak, çağıracak ve sen susucak mısın dediler onca kadın senin gibi salak oldukları için öldüler sen buna göz yumarak devam mı ediceksin dediler hayatını bu adamla mı birleştiriceksin dediler. Salaklık benim olsun ama sizin buluşunca konuşmaya mezeniz olmasın diyebildim. Normalde dibine kadar savunurdum ama o arkadaşlarımı korkutmayı tercih etti, onlara küfürler yağdırmayı ve öfke kusmayı tercih etti. O bunu tercih etti bende kardeşim dediğim insanlara savunmadım çünkü bir kez bile tekrardan aynı ortama gelsinler istemedim. Sadece ilişki benim ilişkim diyebildim. Varsın öyle bilsinler sürekli azar yiyen, laf işiten, belki de sevilmeyen kullanılan biri gibi bilsinler. Eninde sonunda anlaşılır ama bunca sene benim boyun eğmeyecek bir insan olduğumu anlayamayanlar hayatımda sadece arkadaştır. Daima arkadaş kalmışlardır sadece arkadaş daha fazlası olsalar ben yokken beni varetmezlerdi. Ben varolacakken yok etmezlerdi. Kafamı başkalarını unutamadın diyerek, ayrıl diyerek bulandırmazlardı. Birkaç defa tanık olduklarını defalarca gibi benim yüzüme vurmazlardı. Arkadaş seçmeyin doktor hanım seçmeyin. Arkadaş olmasa da olur, aynı evi paylaşmayı, aynı hayatı paylaşmayı düşünmediğin hiçbir insanın düşüncesi, hareketi, hoşlandığı, hoşlanmadığı şeyler önemli olmasın sizin için. Olmasın doktor hanım aynı tencereden yemiyorsan yemeği onun ne yemeği sevdiği önemli olmasın senin için. Senin tenine dokunmayan insanın parfümüne karışmasına izin verme. Beraber oturup film izlemeyecekseniz o salonun koltuğunu ona göre seçme rahat eder mi diye düşünme.

Benim ona yıllarca harcadığım sevgiden sonra kendime bile sevgim kalmadı benim. Yetmedi artık bana ve o, ona harcadığım tonla sevgimi besledi büyüttü bana geri getirdi ve ikimize pay etti. Bu çok ince bir ayrıntıydı benim için, her insanın düşünebileceği birşey değil bu. Yaktı yıktı acıttı kanattı öldürdü diriltti beni ama neticeye geldik diriltti beni diyorum geri getirdi. Tuttu elimden koydu kalbine boş yere ağlamışım nerden bilirdim, ben sevdanın bir kelepçe olduğunu bileklerimizden bizi birbirimize bağlayacağını nerden bilirdim ki. Kim hayatının ortağını sevdasının delicesini kanında yaşadığı bir insanı dostunun yorumuna satar atar ki?

Bu yüzden bahsettikleriniz, yorumlarınız size kalsın. Konuşmayın diyebildim doktor hanım herkese bunu diyebildim çünkü bizden onlara, onlardan bize ne ki.

Sude hanım anlattıklarını bitirdiğinde önümde duran kağıda imzamı atarak eline verdim. Bu ne diyerek okumaya başladı. Bende konuşma sırasının bana geldiğini anladığımda söze girdim. Sude hanım elinizdeki raporu teslim ettiğinizde ehliyet için kursa kayıt olabileceksiniz. Seansımız bugünlük bu kadar ama ben sizi dinledim ve siz içinizi yeterince döktünüz. Bu anlattıklarınızı arkadaş veya ailenize değil sadece kendinize anlatabilirdiniz ve az önce beni yok sayarak devam ettiniz belki de bana kaç defa doktor hanım dediğinizin farkında bile değilsiniz. Ben sizinle seanslarıma devam etmek isterim ve size bir seans daha yazacağım fakat siz sonunda raporu ve imzayı aldığınız ve istediğinize kavuştuğunuz için artık önemsemezseniz gelmeyedebilirsiniz. İki hafta sonraya bir seans yazıyorum eğer gelirseniz görüşmek üzere iyi günler. Teşekkür ettikten sonra odadan ayrıldı.

Bir nebze rahatladığımı hissettim. Leyla hanımı odama çağırdım. Leylacığım bana bir sade türk kahvesi ve emekli doktorun arşivinden Müjde Kaya'nın dosyasını getirir misin? Eğer bulamazsan birde Müjde Karayel olarak bakabilirsin. Leyla hanım odadan çıktığına göre nerde kalmıştım kitapta kalmıştım. İçsel bir huzurda.

Kontrolümüz altına alabileceğimiz şeyler, zanlarımız, şiddetli arzularımız, isteklerimiz ve bizi tiksindiren şeylerdir. Bu alanlar bizi doğrudan ilgilendiren şeylerdir, çünkü onlar doğrudan etki alanımız tarafından yönetilirler. İçsel yaşamlarımız ve karakterlerimizle ilgili seçimleri her zaman kendimiz yaparız. Bununla birlikte, kontrolümüz dışında olanlar, ne çeşit bedene sahip olduğumuz, zengin yada fakir bir aileye doğmamız, diğer insanlar tarafından nasıl görüldüğümüz ve toplumdaki düzeyimiz gibi şeylerdir. Tüm bunların dış etkenlere bağlı olduğunu ve dolayısıyla bizi doğrudan ilgilendirmediklerini anımsamalıyız. Kontrol edemeyeceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz şeyleri kontrol etmeye ve değiştirmeye çalışmamız yalnızca şiddetli bir acı duymamıza neden olur.

Anımsayın; güç alanımız içindeki şeyler doğallıkla emrimiz altındadır, kısıtlanamaz ve engellenemez; fakat güç alanımız dışındaki şeyler zayıf, bağımlı ya da başkalarının geçici heves ve edimleriyle belirlenen şeylerdir. Şunu da unutmayın ki, eğer siz doğallıkla sizin kontrolünüz altında olmayan şeyler üzerinde yönetme özgürlüğünüz olduğunu düşünürseniz ya da başkalarının işlerini sanki sizin işinizmiş gibi benimserseniz, bu çabalarınıza engel olunduğunda ''siniriniz bozulur'' , ''endişeye kapılırsınız'' ve ''başkalarının hatasınını arayan bir insan olursunuz''.

Elime aldığım dosyayı incelemeye başladım. Buranın eski sahibi emekli psikoloğun bana emanet ettiği kütüphane arşivinde duran yazılı dosyalardan birisini. Müjde KARAYEL'i.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.