İçeriğe geç

Oyun Bozan

Bölüm 7 · 10 dk okuma

Oyun Bozan

Bölüm 7

7. Bölüm

Doktorun dediği kelimeden sonra Kerem orada durmak istememişti. Melek ise verdikleri uyku ilacı ile uyutulmuştu. Biz ise Batu'nun evinde duruyorduk. Sanki hepimizin göz perdesi çekilmiş, ölü ve ruhsuzdu. Ölüm sessizliği olan evde sessizliği bozan kişi Efe'ydi. "Lan kız ölmüş gibi davranmayı kesin." Diye bağırdı, Efe'nin ardından Batu ayağa kalkıp "Kerem Bey'ciğim istersen sana burada dansöz olabilir." Diye söyledi.

Herkesin ciddi olduğu bir yerde Efe ve Batu'nun güldürmeye çalışması, cidden çok tatlılardı. "Kim dans ediyo lan?" Diye söyledi Ulaş, Ulaş ilk defa bir konu hakkında konuştu. Artık ölsem de gam yemem. Batu ve Efe bana bakınca "Galiba kendinden bahsediyor." Diye söze atıldım. Efe bana sırnaşırken Batu bana imayla bakmaya devam ediyordu. Hafif gülüşmeler varken kapının çalması ile ayağa kalktım. "Ben bakarım." Deyip kapıya doğru ilerledim. "Kim o?" Diye seslendim, sonuçta katil de olabilir. "Ben." Diye ses gelince kapıyı rahatlık ile açtım. Ne yani? Katil olsa ben mi der? Kesin evden biri. Sonuçta ben dedi.

Karşımda duran Sıla'ya baktım. Ee bu evden biri değil. Evin yolunu ezberlemiş kerata. Sıla "Demek sen de buradasın küçük böcek." Dedi ardından sinirle nefes nefese "Batu nerede!?" Diye bağırarak içeri girerken ben de kapıyı kapattım. "Davet etmemi bekleseydin, terbiyesiz." Diye söylendim Sıla'nın arkasından salona doğru yürürken. Acaba bu kızla nasıl bunca sene arkadaş kaldım? Herkes Sıla ve bana bakarken Burak'ın yanına oturup Burak'ın göğsüne yaslandım. Ayağımı koltuğa uzattım ve Sıla'yı izledim. "Mısır yok mu ya? Az sonra film başlayacak." Dedim gülerek. Burak kolunu boğazıma atıp tek eliyle bana sarılırken izlemeye devam ettim.

"Sen hiç konuşma!" Diye bağırdı Sıla ablamız bana bakarak. Alaylı tavrımla "Aman efendim, siz istersiniz de ben yapmam mı?" Dememle ağzıma görünmez fermuar çektim. Burak tek koluyla boynuma sarılmıştı. Etrafta hafif bir gülüşme olurken Sıla sinirle Batu'ya baktı. "Ben sana güvenmiştim." Dedi. Ben de bir zamanlar Sıla'ya güvenmiştim ama demek ki herkese güvenmemek lazımmış. Küçükken de Melek'e güvenmiştim, hoşlandığım çocuğun üstüne kova ile su dökmüştü. Hoşlantıyı küçükken nefret sanıyordu.

Batu ayağa kalkıp Sıla'ya baktı. "Nasıl güvendin?" Dedi, Sıla anlamayarak Batu'ya bakıyordu ama bu sefer ben de anlamamıştım. "Defne'nin sana güvenmesi gibi saf, masum mu? Yoksa senin Defne'nin eski sevgilisine güvenmen gibi sahte mi?" Dedi Batu, alt dudağımı ısırıp izlerken "Bence sen güvenmedin. Bi anlık zevke geldin ve bunun bedenini ödüyorsun." Diye konuştu Burak.

Sıla Batu'ya tokat atınca Efe hızla ayağa kalkıp Sıla'nın bileğini tuttu. "Batu'ya bir daha dokun, bin katını yaşatırım sana!" Efe'nin bağırması ardından Batu Efe'ye bakıp gülümsedi. "Efe otur sen yerine." Dedi Batu, Efe Sıla'nın bileğini iterek bıraktı. Yerine oturunca ters bir şekilde Sıla'ya bakıyordu. Sıla sinirle bana bakıp "Seni bitireceğim kızım." Diye söylendi. Nasıl şuan kahkaha atmak istesem de Kerem orada durup ciddi şekilde etrafı izliyor diye atamıyorum. Sonuçta şuan şurada en komik olay da olsa Kerem'e saygım var diye asla kahkaha atmam sadece gülümser ve geçerim.

Ben kıza cevap verecekken sesine pek alışık olmadığım birinin sesi geldi arka koltuktan. "Dikkat et sen bitme." Kafamı arkaya çevirip baktığımda Ulaş olduğunu gördüm. Ulaş halen daha konuda diye mi şaşırsam yoksa beni savundu diye mi şaşırsam? Batu Efe'ye kaş göz yapıp yerine oturunca Efe gülümsemeye başladı. "Öyle demeyin ya." Diyen Efe dikkatleri üzerine çekerken ona boş boş baktım. Ne saçmalıyor bu? Efe ayağa kalkıp Sıla'nın yanına geçti. "Bu gece boş musun?" Diye söyledi Efe sırıtarak. Sıla hepimize sinirle bakıyordu. "Tamam kapıyı gösterin şuna." Kerem'in net konuşması üzerine ona baktım.

Sıla hanıma kısa bir sürelik tekrar sinirlenme geldi ki "Ben kendim giderim." Diye atar yaparak kapıya doğru gitti. Sıla'nın arkasından Efe "Herkesten duyuyorum hakkında..." Diye şarkı sözü söyledi. Efe de Sıla'nın arkasından kapıya kadar gitti. Burak arkamda hareketlenirken kafamı geriye yaslayıp ona baktım. "Ne oldu?"

Diye söylendim, gülümseyip boşta kalan elini yüzümün tam üstüne koyup yüzümü sıktı. "Burnumu yamulttun." Derken kafamı kaldırdım. Efe salona gelince elindeki buz torbasına baktım. Batu'nun yanına oturup yanağına buz torbasını koydu. "İyiyim ben, sakin ol." Diye söylendi Batu, Efe'ye bakıp gülümserken gözlerim Kerem'e kaydı. Ciddi bir şekilde durmaya devam ediyordu.

Efe'nin öksürük sesiyle hepimiz Efe'ye baktık. Efe gözleriyle ben ve Burak'ı ima ederken "Siz ne ara bu kadar yakınlaştınız?" Dedi, kafamı geriye yaslayıp Burak'a bakarken Burak gülümseyip göz kırptı. "Ya Defne artık söylesek mi?" Dedi, demek ki deminki göz kırpması şaka içindi. Burak'ın göğüsünden kalkıp yanına oturdum. "Hani ben hazır olunca söyleyecektik?" Dedim, Burak bana bakıp gülmemek için dudaklarını içine doğru büzdü. "Ama sen de hiç hazır olmuyorsun ki." Burak benim elimin üstüne elini koydu. "Lan Defne hamile mi?" Diye soran Efe'ye baktım. Batu Efe'nin kafasına yastık atıp "Abartma lan it." Dedi ardından bize baktı. "Siz de Survivor sunan Acun abi gibi ne uzatıyorsunuz?" Batu'nun dediğine güldüm.

"Bizi sevgiliyiz diye kandıracaklar siz de mal olmayın." Dedi Ulaş. Ulan Ulaş halen daha konuyu takip ediyor. Vallahi çok şaşırtıcı bir durum. "Yazıklar olsun ben burada çocuklarınız yani Efecin, Efehan ve Efenur hakkında hayaller kuruyordum." Dedi Efe, gülerken Burak "Efenur güzelmiş." Dedi ardından bana bakıp "Yapalım mı ne dersin?" Diye konuştu. Çok geçmeden Burak'ın kafasına Kerem'den yastık gelince Burak gülmeye başladı. Bu çocuk bana nefretle bakmıyor muydu neden şuan bana iyi davranıyor?

Hepimizin gülmesi ardından Kerem'e baktım. "Ee eve ne zaman geçeceğiz?" Diye sordum. Kerem'in ağzını açmalarına bile fırsat vermeden Batu söze atladı: "Defi, bizde birinin morali bozuk olunca o kişinin morali düzelene kadar beraber kalırız." Dedi, anlamadım. Neden böyle bir şey yapıyorlar ki? "Binevi onu yalnız bırakmayız." Dedi Burak, şimdi anladım! Ama bu yaptıkları çok tatlı! "Sen de bizden olduğun için bu akşam sen de bizdesin." Diye söyledi Batu. İtiraz etmeden gülümsedim. Elime telefonu alıp anneme mesaj yazdım.

Defne: Anne Melek iyi değildi, hastaneye götürdük. Yarın ameliyat olacakmış biz de Kerem'in morali bozuk diye onunla birlikte kalacağız. Haberin olsun >

Mesajı yollayıp etrafa baktım. "Annen baban nerede?" Derken Batu'ya baktım sonuçta Batu'nun evindeydik. "Annemle babamın yıl dönümleri. Her yıl bir haftalığına tatile giderler. Şansa da tatil zamanı geldiniz." Dedi. Ortamda derin bir muhabbet olmuştu. Herkes ailesinden bahsederken Ulaş sessiz kalmıştı ve bu dikkatimi çekmişti. Ulaş ayağa kalkıp lavaboya gitmişti. Galiba bu konudan uzak duruyordu. Acaba neyi var?

Efe ailesini anlatırken babası ve annesinin şansa evlendiklerini ve kendisinin bu şansın en güzel tohumu olduğunu demişti. Dediklerini pek anlamadım ama annesi ve babasıyla durumu gayet iyiydi. Yani öyle söyledi. Batu ve Kerem aynı gibiydi ikisinin de ailesindeki herkes çalışıyordu bu nedenle fazla işleri vardı ama ailesini geçindirmek için lazımdı. Burak'ın annesi yokmuş, kendisi 3 yaşındayken ölmüş ve hatırlamıyormuş. Babası ile arası biraz limoniymiş ama babası ona çok düşkünmüş. Burak da babasına çok düşkün olduğunu dile getirmişti.

Ulaş lavabodan çıkınca yanımıza gelip tekli koltuğa oturdu. Aileyi anlatma sırası bana gelmişti. "Babam yok, nerede bilmiyorum. Annemle yaşıyoruz." Dedim, diğerlerinin aksine kısa kestim çünkü anlatacak başka bir şey yoktu. "Galiba sıra bende..." Diyerek derin bir nefes alıp verdi Ulaş. "Annem de babam da yok. Yani varlar ama benim hayatımda yoklar. Anneannemle kalıyorum." Dedi, eskiden annesi babası ayrı bir arkadaşım vardı ve ilk zamanlar bileklerini falan kesmişti. Sonrasında alışmıştı ama bana belli etmese de canı çok yanıyordu. Şuan Ulaş'ın da canı yanıyor biliyorum ama belli etmek yerine hiçbir şeyi umursamıyor gibi davranıyordu. Mesela bu gün her şeyi umursadı ve ilgilendi demek ki üzüntüsünü gizlemek için böyle davranıyor.

Konumuz değişirken saat epey ilerlemişti herkes yatacak yer bulmaya başladı. İki tane misafir odası ve Batu'nun odasını kullanacaktık. Her misafir odasında iki yatak vardı. İlk misafir odada Kerem ile ben kalacaktım. Diğerinde Burak ve Ulaş kalacaktı. Batu'nun odasında ise Efe ile Batu sarılarak yatacaklarmış. Öyle demişlerdi.

Herkes yatakları düzenleyince Batu bana pijama bulmak ile uğraştı. Diğerlerinin yedek pijamaları zaten varmış ama ben ilk defa kalacağım diye bulmak zor oldu. Taa ki misafir pijamaları aklına gelene kadar. Üstümü değiştirip yatağa geçtim. Elime telefonu alıp yatağa uzandım.

Annem: Tamam güzelim, Melek için de yarın uğrarım oraya. Kendine dikkat et.

Annemin mesajını okuyup gülümsedim. Telefonla ilgilenirken gök gürlemesi ile telefonu bıraktım. Etrafa baktığımda Kerem diğer yatakta çoktan uyumuştu. Ayağa kalkıp su içmeye mutfağa gittim. Suyumu içip geri dönecekken salonda oturan birini gördüm. Biraz yaklaşınca Efe olduğunu anladım. Efe'nin yanına gidip "İyi misin?" Dedim, Efe'nin her zaman gülen suratı yerine somurtkan televizyona bakan suratı vardı. Tek sorun televizyon açık değildi.

Efe cevap vermeyince yanına oturdum. Efe dizime başını koydu, ben onun başını okşamaya başladım. Acaba o güler yüzünün arkasında nasıl bir Efe var? "Efe iyi misin?" Diye tekrar ettim. Efe gözünü kapatıp "Biraz dinleneyim.." diye mırıldandı. Daha fazla ısrar etmek yerine tekrar başını okşadım. Bir süre sonra Efe başını dizimden kaldırıp oturdu. Kafasını geriye yaslayıp derin bir nefes alıp verdi. "Anlat hadi." Dedim elini tutarak. "Önemli bir şey değil Defne, uyu sen." Dedi, Efe'nin ciddi ciddi konuşması beni bir yandan korkutmuyor değildi. "Önemli olup olmadığını sormadım, neden moralin bozuk? Bunu soruyorum." Efe bana bakıp derin bir nefes alıp verdi.

"Para durumu yüzünden canım sıkılıyor Defne."

Bana bunu demesi ardından kafasını diğer tarafa döndürdü. Para durumu derken neyden bahsetti? Efe'ye bakarken Efe konuşmaya devam etti. "Ev sahibi kiraya zam yapmış. Annem onlar ödeyemiyor evden çıkmamızı istiyorlar ve yeni eve taşınacak durumumuz yok." Efe'nin gülüşünün arkasında bir şeyler sakladığını düşünüyordum ama önemsiz bir şeyler saklıyor sanıyordum. Olayın bu kadar ciddi olduğunu düşünemedim. "Biz niye senin yanındayız ki? Sana yardım edebiliriz."

"Kimseden yardım istemiyorum. Okulunu bırakınca iş bulup hallederim." Dediği şeye zorla yutkundum. Okulunu bırakacak kadar kötü durumdalar mıydı? Aileleri anlatırken kendi ailesi için mükemmel diyen çocuk diyordu bunları. Efe'nin elini daha sıkı tutup "Okulu bırakmak yok, gerekirse hepimiz okuldan sonra çalışıp o kirayı öderiz." Dedim. Efe bana mahcup şekilde bakıyordu. Efe'nin itiraz etmek için açtığı ağzını "İtiraz yok." Diyerek kapatmıştım. Efe birden bana sarılınca afalladım. "İyi ki geldin lan ekibe." Dedi, Efe'ye sarıldım. Bu duygusal anda istemsizce gözlerim doldu. "Ne oluyor lan?" Diye ses gelince sarılmayı bırakıp sesin sahibine baktım. Batu koltuğa oturunca ona baktım. Efe anlatacak diye beklerken Efe sessiz kalmayı tercih etti.

"Ee?" Dedi Batu, Efe'ye baktığımda kafasını geriye yaslamış duruyordu. Efe'ye kimseye demeyeceğim dediğim için susuyordum. "Efe anlatman için üçe kadar sayacağım. Eğer anlatmazsan bu evden sağ çıkamazsın." Dedi alayla, Batu'nun dediğine gülümsedim. Efe zorla gülümseyip "Bir şey yok Batu." Deyip ayağa kalktı.

"Efe, oturup anlatmazsan bir daha konuşmam seninle."

Batu'nun tehditı üzerine Efe yerine geri oturdu. Batu ve Efe'nin arkadaşlığı diğerlerine göre bi tık daha yakındı. Hepsi birbirine yakın ama Efe ve Batu öz kardeş gibilerdi. "Evden çıkmamızı istiyorlar." Dedi Efe, Batu sinirle dirseğini dizine koydu. "Siktiğimin ev sahibi yine orospuluk yaptı dimi?" Dedi, Efe kafasını onaylarcasına salladı. Batu dudağını yaladı. Efe tekrardan geriye yaslandı. "Baban çalışıyordu bir yerde, o ne oldu?" Diye sordu, ikisini izlerken alt dudağımı ısırdım. "Kovuldu." Diye cevap verdi, Batu alnını kaşıyıp "Tamam halledeceğim ben." Dedi, ayağa kalkıp salondan çıktı. Batu'nun arkasından bakarken Batu'nun elinde telefonla gelmesi bir oldu. Batu deminki yerine oturup telefondan mesaj attı. "Napıyon oğlum?" Batu işaret parmağını gösterdi.

Batu'ya mesaj sesi gelince Batu telefonu bıraktı. "Kanka şimdi; Babamın ofiste bi adama ihtiyacı vardı babanı önerdim. Ayretten Aynur teyzenin yemekleri mükemmel. Aynur teyze de buraya gelir yemek yapmaya." Batu'nun sözünü kesen Batu'nun telefonuna gelen mesaj sesiydi. Batu telefonu eline alıp "Annem ses atmış." Dedi, ses kaydını açıp bize dinletti; "Batu iyi düşünmüşsün, baban işi halletti ama aşcı olma konusuna gelirsek onların ev bizimkine uzak değil mi? Her gün git gel yorulurlar." Diye konuştu Batu'nun annesi. Ses kaydı bitmeden erkek sesi geldi. "Hayatım karşıdaki evin sahibi arkadaşım bende ev işi sen rahat ol. Ses kaydı bitince gülümsedim. "Başka sorun kaldı mı Efe Bey?" Dedi Batu, Efe'nin gözleri dolunca Batu Efe'ye sarıldı. "Bir daha kine bana demezsen cidden konuşmam." Dedi Batu.

Perşembe

Gözümü açınca karşımda dikilen Burak ile göz göze geldim.

Burak bana bakarken ben tekrar gözümü kapattım. "Hadi uyan, işimiz var." Diye söylenen Burak yüzden tekrar açtım gözümü. Ayağa kalkıp esnedim. "Ne işi ya?" Dedim, arkama baktığımda koltukta uyuduğumu fark ettim. Demek bu yüzden belim ağırıyor. "Sen neden burda uyudun?" Dedi, hatırlamıyorum ki. En son Efe ve Batu ile sohbet ediyorduk. "Batu ve Efe ile konuşurken uyuyakalmışım." Dedim, Burak beni baştan aşağı süzüp "Belli." Dedi.

Lavaboya doğru giderken Burak arkamdan söyleniyordu. Burak'ı umursamadan lavaboya girdim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra aynaya baktım. Sinirle çığlık atıp "Efe ve Batu sizi bulursam öldüreceğim!" Diye bağırdım.

Bölüm sonu

4 yorum