Cama çarpan yağmur damlalarının sesi odanın içine ulaşıyordu. Bütün gece yağmur yağmıştı. Şimdi sabah olmak üzereydi, hava birazdan aydınlanırdı. Sonbahar yerini kışa bırakmak için sabırsızlanıyor gibiydi. Günlerdir hızla soğuyan hava ve yağan yağmurlar da bunun göstergesiydi.
Yağmuru izlemeyi bırakıp yeniden telefonuna döndü Atlas. Kaç dakikadır elinde tuttuğunu bilmiyordu. Tereddütle bakıyordu önünde açık duran numaraya.
Tuna'nın Neşe'yle olan mesajlaşmasını okuduğundan beri içi daha huzursuzdu. Mutlu olmadığını söylemişti, sanki Atlas mutlu muydu? Günlerdir Neşe'yi düşünmekten başka bir şey yapmıyordu.
Tuna'nın ona yenge demiş olması içten içe ne kadar hoşuna gitse de Tuna'ya sahte bir kızgınlık sergilemişti. Zaten öyle bir ilişkilerinin olmadığını da Neşe söylemişti. O mesajı okurken derin bir nefes aldığını hatırlıyordu. Bazı şeylerin hayali bile yetiyordu bazen...
Atlas olmadan eksik hissettiğini yazmıştı son mesajında. Onun hayatında böylesine yer edindiğini hiç düşünmemişti.
Atlas şimdi kocaman bir ikilemin içindeydi. İstekleri başkaydı yapması gerekenler bambaşka. Eğer istediği şeyi yaparsa biliyordu bu bir hata olacaktı. Üzülecekti belki de üzecekti. Bunu yapmamalıydı. Üç gündür dayanıyordu, zamanla alışacaktı.
Telefonunu kapatıp yanına bıraktı. Biraz uyumaya çalıştı bunu başaramayınca şiir okumaya karar verdi. Okuduğu şiirlere odaklanamıyordu gözü sürekli hemen yanındaki telefona kayıyordu. Kitabı bırakıp telefonunu aldı. İnternetten biraz matematik çalışmaya karar verdi. Bir video açıp izlemeye başladı. Ne izlediğini asla anlamıyordu. Aklında sürekli Neşe'nin mutsuz oluşu vardı. Onu üzmek istemezken bile mutsuz etmeyi başarmıştı.
Videoyu kapatıp bu defa telefonuna Tuna'nın yüklediği oyunu açtı. Silmeyi unutmuştu. Ve bir gün açıp oyun oynayacağını hiç tahmin etmezdi. Oyun oynamaktan pek hoşlanmıyordu. Kendini tutmak için bunu bile denedi. Ama hiçbiri çözüm olmadı. Döndü dolaştı ve sonunda mesajlaşma uygulamasını açtı. Daha fazla dayanamıyordu. Engeli kaldırıp mesaj yazdı.
Atlas: Günaydın
(görüldü)
Atlas: Nasılsın?
(görüldü)
Atlas: Bir şey demeyecek misin?
(görüldü)
Atlas: Lütfen cevap ver.
(görüldü)
Atlas: Neşe,
(görüldü)
Atlas: Seni özledim...
(görüldü)
Neşe çevrim dışı
Atlas gergin bir halde bu mesajları yazarken Neşe ise gülümseyerek okuyordu. Taki son mesajı görene kadar. Son mesajı okuduğunda gülümsemesi yüzünde donmuş, kalbi göğsünü delip geçmek ister gibi atmaya başlamıştı.
Atlas onu özlemişti, peki kendi kalbinde hissettiği bu boşluk neyi gösteriyordu? O yokken var olan eksiklik?
Neşe de onu özlüyor olabilir miydi?