İçeriğe geç

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 35 · 6 dk okuma

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 35

{Çok mu sert}

İyi Okumalar 🦋 _______________ ~felix~ F: "Ben de odama gidip ders çalışayım" Sırıtarak konuştuğumda babamın bana attığı ters bakışları görmemeye çalışıyordum. Şimdi arkadaşlarımı ve sevgilimi yolcu etmiştim. Hep birlikte mükemmel bir sabah geçirmiştik. Ama bu eğlencenin sonunda benim patlayacağımı biliyordum. Bu yüzden misafirlerimiz gider gitmez planım odama kaçmaktı. "Gel otur yanıma" Babamdan kaçma planım işe yaramamıştı. Koltukta yanındaki boşluğu patpatlayarak beni yanına çağırdı. Ne kadar sinirli gözükse de bana kızmayacağını, kızamayacağını biliyordum. Olabildiğince tatlı bir şekilde gülümseyerek babamın yanına oturdum ve hemen başımı omzuna yaslayarak kedi gibi sürtündüm ona. "Açıklamanı bekliyorum oğlum" Başımı biraz daha omzuna yaslayarak kaldırdım ve gözlerinin içine baktım. Sesi sinirli olsa bile gözleri bana sert bakamıyordu. F: "Sana yalan söyledim özür dilerim" "Ben senin iyiliğin için o saati takmanı istiyorum Felix. Ama sen kendi can sağlığını hiçe sayıyorsun. Ve yıllardır beni kandırmışsın benim de haberim olmamış" Dudaklarımı büzerek suratına baktım ve iki elimi yanaklarına yaslayarak okşadım babamın yüzünü. Onu kandırmak değildi amacım. Ya da ona yalan söylemek de istemiyordum. Sadece o saati takmak biraz utanç vericiydi. Olur olmadık yerlerde ötmesini istemiyordum. F: "Benim o saate ihtiyacım yok ki baba.. rahatsız olduğumda ben onu saatten daha önce hissediyorum çünkü bu benim vücudum" Başını onaylar anlamda sallayarak ellerini benim ellerimin üzerine yasladı ve küçük ellerimi kendi ellerinin arasına alarak okşadı. "Her an kalp atışını kontrol altında tutmanı istiyorum" F: "Biliyoeum baba. Ama sen de beni anla. Aniden dersin ortasında saatin ötmesini istemiyorum. Ya da arkadaşlarımla otururken. Herkes bana baksın, bende bir sorun olduğunu anlasın istemiyorum" Babamın bakışları yumuşadığında anlamıştım bu savaşı kazanmak üzere olduğumu. Ellerini ellerimden uzaklaştırarak kollarını sıkıca belime sararak bana sarıldı. Ben de hemen onun omuzlarına sarılmıştım. "Dikkatli olmanı istiyorum Felix. Sana zarar gelirse ben yaşayamam" Gözlerim dolduğunda sinirli bir şekilde kaşlarımı çatarak beni sıkıca kavrayan kollarından uzaklaşmaya çalıştım. F: "Ben babamı asla üzmem. Sen de kötü şeyler düşünme. Ben hep yanında olacağım senin" ... "Dersiniz boş çocuklar. Kızlar voleybol sahasında oynasın, erkekler de futbol oynar. Çok ses yaptığınız an sınıfınıza geri görnedririm!" Beden dersindeydik ve hoca hasta olduğu için gelmemişti. Onun yerine bahçede kendimiz istediğimiz gibi zaman geçirecektik. Bunu duyan sınıf arkadaşlarım bağırmaya başladığında yüzümü buruşturdum. Bana kalırsa ders boş diye eve gitmemiz daha iyi olurdu. Ama böyle de sorun değildi arkadaşlarım ve sevgilim yanımdaydı. "Erkekler futbol topunu alıp sahaya geçsin" Hoca topu bize uzattığında gergin bir şekilde yerimde kıpırdandım. Sanki birisi dönüp bana bağıracaktı sen bizimle gelme sen erkek değilsin diye. Yine kendi kendime senaryolar üretip, kendimi üzdüğümün farkındaydım ama gerçekten bu elimde değildi. Ama benim düşündüğümün aksine herkes normal davranıyordu. Sırtımda hissettiğim dokunuşlarla başımı kaldırıp yanımda dikilen uzun bedene baktım. Onun yüzünü görmek bile hızlanan kalbimin sakinleşmesine yetiyordu. H: "Aynı takımdayız değil mi?" Başımı onaylar anlamda salladığımda bana göz kırpmıştı. Şu an beni öpemediği için deli olduğunu biliyordum. Bunu bilmek daha da hoşuma gidiyordu. J: "Biz de varız biz de" Jisung arkadan omzuma sarıldığında ona ve yanında duran Minho'ya baktım. Her zamanki gibi aynı takımdaydık tabii ki. Futbol sahasına geçtiğimizde takımlara ayrılarak zaman kaybetmeden oyuna başladık. Topun peşinden koşmak aşırı yorucuydu. Üstelik ben çabuk panikleyen birisiydim. Top benim ayağıma geldiğinde ve herkes topu benden almak için üzerime doğru koştuğunda paniklediğim için topu nereye attığıma dahi bakamıyordum. Benim aksime Hyunjin ise profesyonel bir şekilde futbol oynuyordu. Topu ayağında çevirişleri, üzerine koşan kişilerden hemen kurtuluşu, çektiği sert şutlar.. Böyle o kadar havalı ve seksi gözüküyordu ki oyunu bırakıp kenarda dikilerek sadece onu izlemek istiyordum. Yine top bir şekilde benim ayağıma geldiğinde karşı takımın kalesine yakın olmak kalbimin deli gibi hızlanmasına neden olmuştu. Gol atma isteğiyle hızlıca ayağımdaki topla hareket ettiğimde bana doğru koşan karşı takımın oyuncularını gördüğümde nereye kaçacağımı bilememiştim. Adımlarımı panikle durdurduğumda karşıma geçen uzun beden üzerime gelen iki kişiyi durdurmuştu. Hyunjin diğerlerini durdurmaya çalıştığında sırıtarak hemen harekete geçtim ve kaleye doğru hızla adımladım. Ben gol atabileyim diye diğerlerini durdurmuştu. Bu da daha fazla heyecanlanmama neden olmuştu. Adrenalin dolu vücudumla koşarak kaleye yaklaştım ve sert bir şekilde şut çekerek topun ağlara çarpmasına neden oldum. Hyunjin sayesinde gol atabilmiştim ve takımımdaki herkes heyecanla bağırıyordu. Aniden sevgilim bana sıkıca sarılıp başını boynuma gömdüğünde gözlerimi irie açarak donup kaldım. F: "Hyunjin ne yapıyorsun herkes bize bakıyor" Fısıldayarak kulağına doğru konuşurken diğer taraftan kolunu çimdikledim ama beni umursamaz bir şekilde ellerini belime sarmış sıkıca sarılıyordu. Kocaman elleri belimi sıkıca kavradığı için doğru düzgün düşünemiyordum da. Eli o kadar güzel bir şekilde bel oyuntuma yerleşiyordu ki sanki sadece oraya aitmiş gibi. H: "Gol attın ya onu kutlamak için sarıldım" Alt dudağımı ısırarak koluna hafif bir şaplak attım. Resmen ben gol atayım diye durdurmamıştı onları, ben gol atayım ve onun bana sarılma bahanesi olsun diye yapmıştı. Ama ne yazık ki bu bahaneyle uzun süre sarılamazdı. Oyuna devam etmek adına benden uzaklaştığında boynumda hissettiğim dudaklarla donup kaldım. Kollarını benden ayırmadan önce boynuma sıcak bir öpücük bırakıp öyle uzaklaşmış, üstüne bir de göz kırpmıştı. Kalbim güm güm diye sırtımda atmaya başladığında öylece yerimde donup kaldım. Boynumda yerini koruyan sıcaklık vücudumun kaskatı kesilmesine neden olmuştu. Yanaklarım hızlanan kalbim yüzünden kızarmaya başladığında uzaktan ne kadar garip gözüktüğümün farkında bile değildim. "Felix yakala!" Takim arkadaşlarımın sesini duyduğumda ise harekete geçmem için çok geçti. Donup kaldığım için üzerime doğru gelen topu farketmemiştim. Tam geri kaçacakken top benden hızlı davranarak karnıma çarpmıştı. Sert bir şut olduğu için çarpmanın etkisiyle bir-iki adım gerileyerek kendime gelmek adına başımı salladım. Eğer donup kalmasaydım bir gol daha atabilirdim. Önümde duran topu eğilerek yerden aldım ve oyuna devam etmek adına sahaya geri fırlattım. Lakin gördüklerimle tekrar donup kalmıştım. Minho, az önce bana topu atan sınıf arkadaşımın göğsünde oturarak onu tokatlıyor, Jisung ise durmadan onun saçlarını çekiştiriyordu. M: "Yavaş olsana it!" J: "Topu nereye attığına bakmıyor musun kör!" Sınıf arkadaşımızı döven ikiliye doğru adımlayıp onları durduracaktım ki belime sarılan kollarla yine olduğum yerde durdum. Tanrım neye uğradığımı şaşırmıştım. H: "İyi misin? Çok mu sert çarptı? Canın yandı mı?" Bana sarılan Hyunjin'i itmeye çalışarak Minho ve Jisung'u durdurmaya gitmek istiyordum ama Hyunjin o kadar sert sarılıyordu ki bana bu mümkün değildi. H: "Nefes alıyor musun? İyi misin Felix?" Hyunjin tekrar bana seslendiğinde onu biraz kendimden uzaklaştırdım ama hala tek kolu belime sarılıydı. Diğer elini karnıma bastırarak az önce top çarpan yeri okşadığında elini sıkıca tutarak itmeye çalıştım. F: "İyiyim Hyunjin bırak herkes bize bakıyor" Hyunjin sonunda itiştirdiğimi anlayarak benden uzaklaşmış ve kaşlarını çatarak etraftaki sınıf arkadaşlarımıza bakmıştı. Herkes birbirine karışmış durumdaydı. Bazıları bana bakıyordu iyi miyim diye. Diğerleri yerde birbirine girişen üçlüye bakıyordu. Arkadaşlarım beni rezil etmişti resmen. J: "Bir daha böyle bir hareket yap saç tellerini teker teker yolarım senin" Elimi yüzüme kapatarak dişlerimi sıktım. Gerçekten tek isteğim arkadaşlarımın bana normal davranmasıydı ama onlar bu kadar deli birisiyken, normal hareketler sergilemelerini beklemem de komikti tabii ki! ___________________ Bizim küçük civcivimize yanlışlıkla dokunanı bile keseriz. Civciv felix ve korkunç korumaları aldösldösööddş

Bölüm sonu

16 yorum