İçeriğe geç

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 33 · 5 dk okuma

Out Of Breath (HyunLix)

Bölüm 33

{Aşkından deli olacağım}

İyi Okumalar 🦋 _____________ ~felix~ Son 20 saat içinde hayatım öyle değişmişti ki sanki yıllar geçmiş gibi hissediyordum. Asla aklımdan geçmezdi başıma bunların geleceği.. Sevgilim olmuştu, kendimi ona açmıştım, vücudumla barışmıştım, arkadaşlarıma kendimi açıklamıştım.. inanılmazdı. Bunları düşünmek beni istemsizce gülümsetmişti. Herşey fazlasıyla mükemmel ilerliyordu. H: "Hala fikrini değiştirebilirsin vanilyam" Hyunjin'in konuşmasıyla sırıtan suratımı toparlayarak ona taraf döndüm ve başımı hayır anlamında salladım. Araba kullandığı için bana taraf bakamıyordu. Bu yüzden başımla cevap versem de konuşma gereği de hissetmiştim. F: "Hayır Hyunjin babamı özledim" Hyunjin yanaklarını şişirerek beni onayladığında gülümsemem daha da büyüdü. Arabayı hep yüksek hızda kullanan sevgilim, şimdi eve geç varayım diye aşırı yavaş kullanıyordu. İki gündür onda kalmıştım ve gerçekten babamı çok özlemiştim. Ama en önemlisi hala gece yaşananlar yüzünden kendime gelememiş olmamdı. Yarın pazar olduğu için Hyunjin bugün de onlarda kalmamı istemişti ama ben bir gece daha onunla geçiremezdim. Kalbim cidden patlardı. En azından utancımı yenmek için bir gün Hyunjin'den uzak kalmam gerekiyordu. Hyunjin arabayı durdurduğunda sırtımı arabanın koltuğundan ayırarak etrafa bakındım. Tam bizim evin olduğu tarafa dönmeden hemen önce durmuştu. Anlamaz bir şekilde, bir cevap alma umuduyla ona taraf döndüğümde o çoktan sırıtarak bana bakıyordu. Yüzüne bakmak tüm olanları tekrar bana hatırlattığı için çok geçmeden hemen gözlerimi kaçırdım. Kalbim oturmama rağmen koşmuşum gibi hızlı atıyordu. Ben bu duruma asla alışamayacaktım sanırım. H: "O zaman gitmeden önce öpücüğümü ver" Gözlerimi sonuna kadar açarak ona baktığımda hala sırıtıyordu. Yaşadığımız geceden sonra ona öpücük veremezdim ki. Kalbim ağzımdan çıkar giderdi net. Kırmızı yanaklarımı saklama girişiminde dahi bulunmadan başımı hayır anlamında salladım. Hyunjin bana doymuyordu ama ben de onun libidosuyla kapışacak kadar güçlü değildim. H: "Öpücüğümü ver güzelim yoksa arabayı tam evinizin camının önünde durdurur, sonra o güzel dudaklarını doya doya öperim. Böylece baban görür ve sen utançtan bir sene falan babanın yüzüne bakamazsın" Gözlerimi irice açarak başımı hızlı hızlı sağa sola salladım. Şu an iki duruma da hazır değildim ki. Hyunjin üzerime doğru eğildiğinde dilimi yutmuş gibi hiçbir şey diyemeden öylece alt dudağımı ısırdım. Benim böyle paniklememe gülerek üzerime doğru biraz daha eğilmişti. Öyle ki artık sıcak nefesleri dudaklarıma çarpıyordu. Sert bir şekilde yutkunarak ısırdığın dudağımı serbest bıraktım. Bu hareketimle bakışları dudaklarıma kaymıştı. Yüzüm kadar olan elini yanağıma yasladığında istemsizce gözlerimi kapattım ve ondan gelecek hamleyi bekledim. Yüzümde duran sıcacık elinin baş parmağı yanağımı okşadığında tüm vücudum çoktan gerilmeyi bırakmıştı. Beni nasıl rahatlatacağını, bana nasıl temas edeceğini çok iyi biliyordu. Yumuşacık dudaklarını dudaklarımın üzerinde hissettiğimde rahatlayan vücudum tekrar gerilmişti. Daha rahat hissetmek adına kollarımı kaldırarak üzerime doğru eğilen sevgilimin boynuna sardım. Ne kadar heyecanlanıyor olsam da buna devam etmek istediğim için birleşik olan dudaklarımı araladım. Hyunjin sanki bunu yapmamı bekliyormuş gibi ben daha dudaklarımı tamamen aralayamadan dolgun dudağını benim dudaklarıma biraz daha bastırarak, dudaklarımın arasına girmişti. Bu yakınlık ona yetmezmiş gibi başını hafif yana doğru eğerek bize biraz daha alan açtı ve alt dudağımı sıcacık dudaklarının arasına aldı. Saatlerdir susuz kalmışım gibi yutkunarak üst dudağına sardım dudaklarımı. Birkaç saniye benim nefeslenmeme izin verdikten sonra sesli bir şekilde emmeye başladı alt dudağımı. Kulaklarıma dolan sesler yüzünden vücudumu daha da kasarak bacaklarımı birbirine bastırdım. Gece Hyunjin içimde varlığından habersiz olduğum duyguları ortaya çıkardığı için artık her temasında daha farklı hissediyordum. Kollarımı boynuna daha da sıkı sararak dudaklarımı kıpırdatarak onun hareketlerine uyum sağlamaya çalıştım. Ama bana izin vermeyerek anında alt dudağımdan sesli bir şekilde ayrılarak üst dudağımı emmeye başlamıştı. Ona alan açmak adına başımı hafif kaldırdıktan sonra yumuşacık olan alt dudağını dudaklarımın arasında sıkıştırdım. Onun öpücükleriyle sıcaklığın dudaklarımdan başlayıp tüm vücuduma yayılmasını seviyordum ama biraz daha devam ederse ya kalp krizinden ya da nefessizlikten ölecektim. Zorlandığımı belli etmek adına tırnaklarımı omzuna bastırdığımda sesli bir şekilde dudaklarımdan ayrılarak alnını alnıma yasladı. Serbest kalan dudaklarım sayesinde hem burnumdan, hem de ağzımdan bolca nefes almaya çalışıyordum. Gözlerimi ise hala açacak cesaretim yoktu. Bir süre nefeslendikten sonra bana doyamamış bir şekilde son kez dudaklarıma sesli bir öpücük bırakarak benden uzaklaştı. Sıcaklığının tamamen uzaklaştığını hissettiğimde dudaklarımı büzerek gözlerimi açtım. Ama ilk görüş açıma onun sırıtan ifadesi girdiğinde hemen yüzümü cama taraf çevirmiştim. F: "Gülme" H: "Delireceğim, beni delirteceksin. Aşkından deli olacağım Felix yemin ederim. Götürmüyorum seni babana." Alnımı cama yaslayarak dudaklarımı birbirine bastırdım. Kıkır kıkır gülmemek için kendimi zor tutuyordum. Sevilmek çok güzeldi. F: "Bir gün daha sende kalırsam babam bir sene bana trip atar. Hem çok özledim babamı Hyunjin, ondan hiç bu kadar uzun süre ayrı kalmamıştım" İki gün babasını görmedi diye özlemden ferihalik yapan ilk çocuk ben olabilirdim. Ama gerçekten özlemiştim. Babamın kokusu geliyordu burnuma resmen. Dudaklarımı büzerek Hyunjin'e taraf döndüğümde başını onaylar anlamda salladı. Tekrar arabayı çalıştırdığında heyecanlı bir şekilde kıpırdandım. Hemen babama sıkıca sarılmam gerekiyordu. H: "Yarın da pazar. Okul yok. Ben nasıl göreceğim seni peki" Hyunjin mızmızlanırken bu sefer ben keyifli bir şekilde sırıtarak omzularımı kaldırdım. Bir gün beni görmezse bir şey olmazdı. Böyle diyordum ama kesin ben de yarın onu özleyecektim. F: "Öpücüğünü aldın işte. Bir gün idare et" H: "Bu beni sadece 5, bilemedin 10 dakika idare eder güzelim" Başımı sallayarak gülümsedim. Hyunjin bana karşı hep sabırlı davranıyordu. Kalbim zorlanmasın diye o kadar dikkatli davranıyordu ki.. ama geceden sonra libidosunu kontrol edemez duruma gelmişti. Araba evin bahçesinde durduğunda gülümsemem daha da büyüdü. Yanımda duran sevgilime taraf dönerek ona hayali bir öpücük gönderdim. Gidiyordum diye bebek gibi somurtuyordu. Biraz daha arabada kalırsam beni bırakmayacağını bildiğim için hemen montumu alarak elimi arabanın koluna uzattım. Lakin Hyunjin diğer kolumu tuttuğunda duraksayarak ona taraf döndüm. H: "Karnın acırsa beni ara vanilyam tamam mı?" Yanaklarım ışık hızında kızarırken hemen başımı onaylar anlamda sallayarak kendimi arabadan attım. Sabah uyandığımızda kasıklarım ağrıyordu ama şimdi geçmişti. Yine de benim için edişelenmesi beni güzel hissettiriyordu. Son kez arakama dönerek arabanın camından bana bakan sevgilime el sallayarak eve doğru koştum. Kapıyı açıp eve girdiğimde karşımda gördüğüm bedene baktım. Montumu yere fırlatarak kollarını önünde birleştirip bana bakan babama doğru kollarımı açtım. Bir bebek gibi kucaklanmayı bekliyordum. Kendisini daha fazla tutamayarak bana kocaman sarıldığında başımı göğsüne yaslayarak gözlerimi kapattım. Sonunda onun kokusuna kavuşmak beni rahatlatmıştı. F: "Arkadaşlarıma söyledim baba! Onlardan bunca zaman sakladım diye bana kızdılar. Beni ne olursa olsun sevdiklerini söylediler" Ağlamak için titreyen sesimle zar zor cümlelerimi kurarak babama daha da sıkı sarıldım. Onun da kolları beni sıkıca sarıyordu. Şimdi yüzünü göremesem de onun gözlerinin de dolduğuna emindim. Sonunda kendimi seviyor olmam en çok onu mutlu ediyordu. Aniden beni kollarının arasına alarak bacaklarımı yerden kestiğinde küçük bir çığlık attım. "Aferin benim oğluma" __________________ Felix nefes aldı diye azan Hyunjin mi dedi birisi??? 😋😋😋

Bölüm sonu

19 yorum