.
.
.
O gün her zaman olduğu gibi erkenden uyanıp sabah namazını kıldım. Normal günlerde uyumadığım gibi bugünde uyumayıp kitap okudum. Normal bir gün diyorum ama aslında bugün hiç normal bir gün değildi, bugün okul yarıyıl tatiline girecekti.
Her zamanki gibi kahvaltı yapıp yarım saatte baş örtüsü yaparak sonunda evden hızlıca çıkıp otobüs durağına koşmaya başladım çünkü her zaman olduğu gibi yine geç kalmıştım.
Altımda deri uzun eteğim üstümde de kahverengi uzun kot çeketim vardı tülbent olarak da kahverengi siyah karşımı bir şey takmıştım, normal de üstüne mont da giyerdim ama hava bugün o kadar da soğuk olmadığını için onu es geçtim.
Allah'tan bugün şans benden yanaymış da otobüs biraz geç geldi, yetişebildim.
Otobüsle gitmenin en güzel yanlarından biri hem az maliyetli olması hemde en yakın arkadaşımla aynı okula gittiğimiz için beraber binmemizdi, onun dışında aslında otobüste yolculuk yapmak çok kötüydü.
Bugünde o kötü günlerden biriydi evden geç çıkıp koşturarak otobüse yetişmeye çalışmam yetmezmiş gibi şimdi de otobüste adım atabilecek hiçbir yer olmamasına rağmen her durakta şoförün durması artık çok canımı sıkmaya başlamıştı.
Tam karşımda da arkadaşım vardı her zamanki gibi üstüne simsiyah kıyafetler giymişti. İkimizde sonunda cam kenarına doğru geçip kendimize tutunacak bir yer bulmuştuk.
Ama otobüste o kadar fazla kişi vardı ki bir yerden tutunmasam bile düşemeyecek durumdaydım, herşey çok kötü giderken bir anda onu gördüm o kahverengi gözlerini kırmızı kalın dudaklarını ve hafif kıvırcık saçlarını, o kadar güzel görünüyordu ki o an nerde olduğumu bile unutmuş gibiydim, ama o beni görmedi zaten büyük olasılıkla benim onu görme nedenim uzun boyundan dolayıydı otobüsteki insanlara ve bana göre oldukça uzun görünüyordu. En az 1.80 falan gibi duruyordu.
Daha önce onu hiç görmemiştim yada hatırlamıyorum ama o kadar dikkat çekici görünüyordu ki onu görüp de unutma ihtimalim yoktu bile, Benim yaşımda gibi duruyordu hangi okula gittiğini anlamak için üstündeki kıyafetlere bakmaya çalıştım ama aramızdaki onca insan olduğu için bunu görebilmek biraz zordu. sonunda onu görebildiğim de üstüne siyah boğazlı kazağını onun üstüne de kalın montunu giydiği gördüm altına da siyah bir pantolon giymişti tabiki onun okul formasını görme çabam saçmaydı çünkü bugün yarıyıl tatiline gireceğimiz için bütün öğrenciler okula serbest gidiyordu.
Onu ne kadar süredir izlediğimi bilmiyordum ama arkadaşımın koluma vurmasıyna kendime geldim.
Onunla liseye gitmeye başladığımda tanışmıştım benden daha tesettürlü bir kızdı. Kendine fazla bakmıyor gibi gözüksede güzel biriydi, çoğu zaman anlaşamadığımız konular olsa da genelde herşeyimi onunla paylaşabiliyordum. ismi ışıldı ailesi ona neden bu ismi vermiş bilmiyorum ama ona çok yakışıyordu çünkü sarışın olduğundan dolayı ışıl ışıl parlayan bir yüzü vardı.
"Ne oldu daldın gittin" dedi.
"Öylemi ya farketmemişim" dedim
Onu gördüğüm ilk an kalp atışımın hızlandığı gibi büyük ihtimal yüzümde kızarmıştı o yüzden ışıl bana dikkatli dikkatli bakıyordu.
Ne olduğunu anlamak için "iyi misin?" diye sordu "yüzün bir anda kızardı" dedi.
"İyiyim ya" diye geçiştirdim zaten eğer böyle geçiştirmeseydim büyük ihtimal otobüsün ortasında beni soru yağmuruna tutacaktı. Konudan uzaklaşmak için "eee yarı tatilde ne yapıcaksın" diye sordum.
O da konuyu fazla uzatmadan soruma cevap verdi "aslında tatile gitsek fena olmazdı ama havalar baya soğudu artık büyük ihtimal evde olurum" dedi "sen ne yapıcaksın" diye sordu aynı şekilde.
"Bende evde olurum ya, dizi fala izlerim öyle" dedim
Tam 'tatilde buluşuruz belki' diyecekken arkamdan birinin omzuma dokunduğunu hissettim.
Yaşlı bir teyze "kızım camı açar mısın? çok havasız kaldı otobüs nefes alamıyorum artık" dedi. Aslında teyzeleri severim ama tam da okul saatinde otobüse neden bindiklerini hala anlamış değilim, otobüs zaten tıklım tıklım değilmiş gibi bir de teyzeler ve amcalar binince daha çekilmez bir hal alıyordu.
Tabiki ne kadar sinir oluyor olsamda kısaca "tamam" deyip kafamı salladım ama tabiki tamam değildi çünkü pencere çok yüksekteydi parmak uçlarıma yükselince bile anca yetişiyordum zaten yetişincede dengede durmaya çalıştığım için doğru dürüst gücümü kullanamıyordum bir de bunlar yetmezmiş gibi otobüste bir sürü erkek olduğu için bileğim gözükmesin diye de ayrı bir çaba sarf ediyordum, ışıldan da yardım isteyemezdim çünkü ışıl benden daha kısaydı.
Ne kadar süredir uğraşıyordum bilmiyorum ama kendi kendime içimden neden cam kenarına doğru geçtim diye söylenmeye başlamıştım ki bir anda arkamdan biri cama uzanıp elimin üstüne elini koyunca irkilip elimi çektim o sırada cam açıldı, tam arkamı dönmüştüm ki onun gözlerini gördüm kalbim bir anda hızlı atmaya başladı yani onu ilk defa gördüğüme emindim ama neden kalbimin bu kadar hızlı attığını anlamıyordum, belki de daha önce hiç erkeklerle bu kadar yakın mesafede olmadığım için çok fazla heyecanlanıyorum. Bence de öyleydi yoksa bunun başka bir açıklaması olamazdı değil mi?
O heyecanı üzerimden hızlıca atıp tam teşekkür edecekken bir anda aramıza birileri girdi ve o benden uzağa doğru gitti.
Ona baka kalmıştım ama o benimle bir kere bile göz göze gelmemişti.
Sonrasında yine ışılın benim koluma dokunmasıyla kendime geldim. Büyük ihtimal yine kızarmıştım o yüzden o kadar dikkatli bakıyordu bana "iyi misin sen" dedi. "Bugün sende bir gariplik var, yoksa benden birşey mi gizliyorsun" diye sordu.
Fazla dikkat çekmemek için "Yok ya" dedim "ne saklayabilirim ki senden, Allah aşkına beni tanımıyormuş gibi konuşma lütfen" dedim.
"Zaten tanıdığım için böyle söylüyorum" dedi. "Normalde böyle değildin, bugün ikide bir bir yere dalıyorsun o da yetmezmiş gibi yanakların kızarıp duruyor" dedi
"Aaa" dedim bir elimi yanaklarıma götürüp bastırırken "soğuktan kızardım heralde" dedim "yanımda montum da yok ondandır" deyip geçiştirmeye çalıştım.
"Kızım şaka mısın ya otobüs o kadar sıkışık ki nefes alamıyoruz artık, sıcaktan boğulucam birazdan" dedi
Bende konuyu daha başka yerlere çekip aynı soruyu binlerce kez sormama rağmen tekrar sordum "E ne alıyorsun bu sene" dedim. Aslında bu konuları konuşmayı hiç sevmiyorum çünkü her seferinde o da aynı soruyu bana sorduğu için geriliyordum. Tabi genel olarak hep teşekkür aldığım için kendimi biraz salak gibi görüyordum.
"Taktir" dedi bir anda ve o kaçınılmaz soruyu sordu "sen ne alıyorsun?"
Bu sene kendimi baya salmıştım ama ona rağmen teşekkür alabilecekken son anda ingilizce hocasının beni dersten geçirmemesi nedeydi hiçbir şey alamadım. Kimse duymasın diye biraz fısıldayarak " Hiç sorma ya, ingilizce hocası beni dersten bırakınca ortada kaldım, bir de kadına o kadar mesaj falan attım yani beni dersten geçirsin diye ama mesajıma görüldü bile atmadı" dedim. "Benim gerçekten İngilizceye çalışmam gerekiyor artık yoksa karne dışında hiçbir şey alamamaya devam edicem" dedim bütün suçu ingilizceye atarak.
Sonra bir anda gözlerimin onun olduğu yere doğru kaydı ama göremedim bir an otobüsten indi sanıp üzülmüştüm ki dikkatim dağıldı ve tam o an şoförün ani fren yapmasıyla ışılın başka bir yöne savrulması bir oldu tabi bende arkaya doğru savrulup birine yaşlanmıştım aslında tam o an arkamdaki kişi olmasaydı büyük ihtimal yere düşecektim arkamdaki kişi o kadar sağlamdı ki sanki bir duvara yaslanıyormuşum gibi hissettim.
Bir anda otobüste uğultular oluşmaya başladı büyük ihtimal şoför ani fren yaptığı için söyleniyordu bu sırada ışılı gördüm iyiydi kendine tutunacak bir yer bulup üstünü başını düzeltiyordu, şoför de hiçbir şey olmamış gibi otobüsü sürmeye devam etmişti ama ben hala arkamdaki kişiye yaslanmaya devam ediyordum, bir anda kokusu burnuma geldi kim olduğunu bilmiyordum ama çok güzel bir kokusu vardı.
Tam o anda birinin nefesini kulağımda hissettim "Rahat mısın?" dedi bana ses tonu fazlasıyla çekiciydi anlamayarak olayın şaşkınlığıyla "hıh" diye bir ses çıktı dudaklarımdan.
Sonra tekrar kulağıma yaklaşıp "Rahat mısın diyorum" dedi "Üzerimden kalkmayı düşünmüyorsun galiba" dediğinde bir anda kendime gelip ondan kendimi ayırdım ve tutunacak bir yer bulup ona yüzümü dönmemle gözlerimin fal taşı gibi açılması bir oldu, çünkü az önce otobüsten indiğini sandığım kişi tam karşımdaydı ve tam gözlerimin içine bakıyordu ona şaşkın şaşkın bakarken bir anda dudağının kenarı kıvrıldı sanırım bu kadar şaşkın olmama gülüyordu.
Kendime geldiğimde tam teşekkür edecektim ki bir anda otobüs durdu ve o indi beni orada yalnız bırakıp gitti tabiki gidecekti çünkü ineceğini durak gelmişti sonrasında ışılın bana dokunmasıyla kendime geldim kaç dakikadır öyle duruyorum bilmiyorum ama okulun önüne geldiğimizi anladım ışıl "hadi" dedi "geldik" sadece kafama sallayıp indim.
•
hellooo nasılsınız bu benim ilk kitabım ve ilk kurgum umarım beğenmişsinizdir. hepinizin düşüncesini merak ediyorum.
Lütfen ne düşünüyorsanız yazın.
Yeni bölümde görüşmek üzere..
Sevgiyle Kalın.
