İçeriğe geç

OTOBÜS

Bölüm 1 · 5 dk okuma

OTOBÜS

Bölüm 1

Az önceki adam benim tam bir işe yaramaz olduğumu düşünüyor "

Biraz önce başladığım kitaptan kafamı kaldırdım. En yakın arkadaşım Clara Byrne sırtını müşteri masalarından bir tanesine dayamıştı.Yeni okumaya başladığım kitabı masanın bir köşesine bırakıp Claraya döndüm.

"Yaşlı olan mı?" Kafasını evet anlamında salladı.

Üzerindeki grimsi tonlardaki önlüğü çıkarıp kendi dolabına attı.

"Ah saat üç,günün en güzel zamanı" Kafamı yan tarafa çevirip duvardaki eski ama bir okadar şık olan guguklu saate baktım.Evet gerçektende saat üçe yakındı. Bu saatler en nefret ettiğim saatlerdi. Tekrar Claraya taraf baktığında elindeki küçük aynadan rujunu tazeliyordu. Rujunu tazeledikten sonra çantasına uzandı ve çıkardığı anahtarı bana fırlattı.

"Bugün sen kitleyeceksin " Galiba Bayan Quinn'in bugün işi vardı. Genellikle bizi çoğu zaman denetlemeye gelirdi. Yaklaşık bizden beş-altı yaş büyük olan Bayan Quinn bize kıyasla oldukça disiplinli biriydi.Bayan Quinn'in gene neler karış-

tırdığını bilmek için Claranın yanına doğru gittim.

"Geçerli bir sebebimi var?"

"Büyük ihtimalle kendisine birisini bulmuştur" Tamda kim olduğunu soracaktım ki Claranın çoktan gittiğini gördüm. Clarada gittiğine göre artık Cafenin sorumluluğu bana aitti. Kendime birer Iced Americano doldurup yarım kalan kitabımın yanına doğru gittim. Biraz sıkıcı bir kitap olmasına rağmen en ufak detayı bile kaçırmak istemiyordum. Kitabımın yanına vardığımda kahvemi çivit rengindeki masaya bı-

raktım. Kitabımda nerde kaldığımı unuttuğum için böbürlenerek aranmaya başladım. Kısa bir süre sonra kaldığım yeri buldum. Bu aralar sıkça müşteri gelmediği için rahatça okuyabilirdim. Kitap yaklaşık ikiyüz sayfa civarındaydı. Saat yediye kadar burada olduğum için bitirbileceğimi

umuyordum. Hemen vakit kaybetmeden kitabımı okumaya başladım. İlk sayfayı bitirmeme birkaç cümle kalınca kahvemden bir yudum aldım ve devam ettim. İlk sayfamı sonunda bitirmiştim tam ikincisine geçeceğim sırada kapı açılma sesi geldi.

Müşteriler belliki bu kitabı okumamı istemiyor gibilerdi. Arkamı dönmeden "hoşgeldiniz" dedim.

Kahve sunmak için tezgahıma geçeceğim esnada keşke hoşgelmeseydi diye geçirdim somurtkan bir ifadeyle. Tahmin edince sizce kim olabilir,tabikide eski sevgilim Robert Stild. Ortaokuldan beri beni tam bir takıntı haline getirmişti bende peşimi bıraksın diye bir kereliğine onunla çıkmıştım. Bir kaç gün bile geçmeden çok kıskanç davrandığı için ondan ayrılmıştım. Duyduğuma göre psikolojik sorunları varmış bu yüzden başıma bela almak istemediğim için ondan uzak durmaya çalışıyor-

dum. Robert'ın yüzüne bile bakmadan konuşmaya başladım.

"Bu saatte neden buradasın? "Bana yalvaran ela

gözleri hem tehlikeli olabileceğini hemde onu affe- debileceğimi söylüyordu. Bu gözlerine daha ne kadar tahammül edeceğimi bilmiyordum. Ela gözleri kahvelerimle buluştu. Benden son bir şans istiyor gibiydi ancak bu ikimiz içinde çok tehlike- liydi. Belki affedebilirdim ama iradem beni bundan alıkoyuyordu. Soruma cevap alamayınca tekrar sormak zorunda kaldım.

"Neden buradasın?" Sesim biraz yüksek çıkmıştı ama aldırmadım. Sesimin yüksekliğiyle kendine geldi ardından cevap vermek için ağzını açtı.

"Naomi lütfen bana son bir şans ver " sesindeki hüznü algılayabiliyordum. Ama buna dur deme-

liydim.

"Bana verdiğin korkudan sonra asla" Bana cevap vermesine izin bile vermeden devam ettim.

"Birazdan Bayan Quinn burada olur kızmasını ve paramdan kesmesini istemiyorum " Son sözümden sonra hafifçe kıkırdadı. Bu kadar komiksin neydi ki gülüyordu. Gülüşüne sinirim bozulduğum için tekrar konuştum.

"Neden gülüyorsun ortada komik bir şey mi var?"

Oysa onun ağzından sadece bir kaç kelime dökül-

dü.

"Bayan Quinn buraya gelmez o yüzden rahatça konuşabiliriz" Robert o kadar deli bir insandaki

Bayan Quinn'e her şey yapmış olabilirdi. Yüzüm dehşete kapılmış durumdaydı. Ona bir şey yapmış olması beni çok korkutuyordu.

"Ne yaptın ona?"

"O şuan nerede?"

"Ahh sakin ol tatlım onu küçük bir randevuya çıkardım." Randevu derken neyi kastediyordu aca-

ba?

"Ne randevusu neyden bahsediyorsun? "

"Sadece küçük bir date'e çıktı yani o güvende."As-

lında biraz rahatlamıştım ama kimle gittiğini öğrenmeliydim sonuçta benim yakın arkadaşım gibiydi.

"Kiminle gitti peki"

"Söylerim ama bir şartla" Söyleceği şart büyük ihtimalle benimle konuşmak olacaktı bu yüzden kabul edercesine kafamı salladım.

"Alt sokakta By. Smith var hatırladın mı? Sen bisikletten düştüğünde yardım eden işte, Quinn

ile bir internet sitesinde tanışmışlar bugünde buluştular kesinlikle aralarını ben yapmadım artık konuşalım mı? "Aslında ona inanıyordum ama aralarını kesinlikle o yaptı çünkü benimle konuş-

mak için. Kitabımı okuduğum masaya gidip otur-

dum ve yanıma gelmesini bekledim. Önce gidip karşıda duran aynadan dağınık ama bir o kadarda güzel duran saçlarını düzeltti, saçlarıyla uyumlu olan beyaz tişörtü ve kot pantolonu ona ayrı bir hava katıyordu. Tişörtünü düzeltip tereddütsüz yanıma geldi ve karşımdaki sandalyeye oturdu. Benden ne istediğini bilmeme rağmen tekrar ona sordum.

"Ahh tabikide benim ne istediğimi sende bende iyi biliyoruz" Evet bu cevabı zaten bekliyordum bu yüzden hemen konuya geçmesini bekledim.

"Gerçekten Naomi beni affetseni korkuttuğumu biliyorum ama bunları gerçektende kasıtlı yapmadım" Gerçektende yalan söylüyordu hepsini bile isteye yapmıştı. Şimdide yüzsüz gibi - zaten yüzsüz- gelmiş benden özür diliyordu. Bu gerçekten kabul edilemez bir durumdu.

"Bütün gün benim takip edip evden hiç çıkmamaı sağladıktan sonra bunları kasıtlı yapmadığınımı söylüyorsun"

"Özür dilerimNaomi beni affet bir,dahaolmayacak " Tekrar yapıp yapmayacağından emin değildim bu yüzden onu affedemezdim. Robert hâla bana yalvarırken cafeye doğru bir araba yaklaştı içinde müşteri olduğunu düşündüğüm arabadan Quinn inince Robert ve ben Quinn'e kitlenmiştik. Quinn hemen arabasını kitleyip cafeye doğru hızlı adımlarla girdi.

Pek sinirli görünmüyordu ama bize kızacağı çok belliydi. Hemen üzerindeki hırkayı kapının yanındaki askılığa astı ve bize doğru yürüdü. Yanımıza varınca Robert ve ben saygı amaçlı ikimizde ayağa kalktık. Quinn Roberta doğru yürüdü ve konuşmak için ağzını açtı.

"Ahh Robertcığım sana kızmayacağım ancak bu bir daha tekrarlanmasın ve sana gelince Naomi Harris mesai saatleri içinde kimseyle konuşmak yok!!! " Bu sözü söyledikten sonra Roberta kapıya kadar eşlik etti. Bende o sırada bu durumdan nasıl kurtulabileceğimi düşünyordum ancak aklıma mantıklı bir fikir gelmedi.

Robert gidince Quinn bana doğru yaklaştı yüzündeki gülümsesinin yerini hüzün almıştı.

"Benim tatlı Naim neden beni hayal kırıklığına uğrattıyorsun" Sesi çok hüzünlüydü artık kendimi fazla suçlu hissediyordum.

"Özür dilerimgerçekten Robert sadece benimle konuşmak istediği için gelmişti" Eğer Robert'ta ona aynı şeyleri anlatmışsa vicdan azabından kurtulabilirdim.

"Bu seferlik seni affediyorum ancak bir daha olmasın "

Duyduklarım karşısında ona sarılmışım oda bana karşılık vermişti.

"Tatlım saat geç oldu hadi gidelim. " Quinn'in bu sözünden sonra dükkanın baş ucundaki saate tekrar baktım saat çabucak 10.14 olmuştu artık gitmeliydim.

Quinn hemen eşyalarını toplarken bende kendikilerimi topladım ve Quinn hemen kapıyı kitledi son bir kez daha teşekkür ettikten sonra evime ulaşan karanlık ve ürkütücü yollardan usulca evime doğru yürüdüm.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.