(sunoo☆)
sırılsıklam olmuş bi şekilde durağa doğru koşuyordum saçlarım kıyafetlerim çantam hatta kitaplarım bile sırılsıklamdı.. sonunda durağa geldim ve otobüsü beklemeye başladım nefes nefese soluklanırken bi bildirim sesi geldi.. *"jay hyung" dan bir yeni mesaj* -sunoo -bugün geç gelicem eve haberin olsun tabikide jay hyungdan başka kim olabilirdi ki *mesaja "❤️" ifadesi bırakıldı* *birkaç dakika sonra* otobüs hala gelmemişti sanırım daha fazla beklememeliyim belkide yürüsem iyi olur yağmurda dindi zaten yolda yürürken kulaklıklarımı takmış telefonumdan hangi şarkıyı açsam diye bakınıyordum "ah..çok seçenek var.." şarkımı açmış yolda yürürümeye devam ederken bi anda biriyle çarpışıp yere kapaklanmıştım kulaklığmın biri çıkmıştı rüzgarda saçlarım dalgalanıyordu hafifçe saçlarımı yüzümden çektim "önüne baksana be!"☆ kafamı kaldırdığımda bir elin bana uzandığını gördüm kafamı kaldırdım ve ona baktım tam o sırada yağmur çiselemeye başladı ah..yine mi elini uzatan çocuk soğuk bi sesle konuştu "üzgünüm önüme bakmıyordum"★ çocuğun eline tutunup ayağa kalktığımda hiçbir şey diyemeden çocuk uzaklaştı şaka mı bu cevap vermemi bekleseydi bari ve yine yağmur yağıyor..inanılmaz *bi süre yürüdükten sonra* sonunda sokağa geldim her zamanki gibi sessizdi sadece yağmur sesleri ve uçuşan yaprakların sesi vardı oturduğum binaya girdim ve zile bastım "kim o?" "benim hyung!" jay hyung kapıyı açtı ve sırılsıklam olan halimi görünce kahkaha atmaya başladı "hey! gülmesene. hasta olursam bana sen bakarsın!" "tamam tamam! hasta halin hiç çekilmiyor senin" "ha ha çok komik" içeri girdim ve çantamı bırakıp duşa girdim..