Osmanlı İmparatorluğu belirli tarihsel dönemlere ayrılarak incelenir. Dönemler, Osmanlı Devleti'nin yönetim yapısına ve dünya siyasetindeki yerine göre belirlenmiştir. Toprak büyüklüğünü temel alan ayrıştırmalardan daha detaylı bir bakış açısına izin vermektedir.
Beylik dönemi
değiştir
Anadolu'ya Oğuz-Türkmen göçleri ve Anadolu Selçuklu Sultanlığı
değiştir
Selçuklu Devleti dağıldıktan sonra, Oğuz Türkmen boylarının bir araya gelerek yaptığı toplantı ve Ertuğrul Gazi’nin kılıç kuşanmasını anlatan tablo
Oğuzların ve Türkmenlerin batıya doğru göç hareketleri başlıca iki aşamada gerçekleşti. Birincisi, Türkmenlerin Selçuklu Hanedanı önderliğinde 1020'lerden itibaren Azerbaycan'ı istilâ etmeleri ve Anadolu'ya akınları, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Alp Arslan'ın 1071 yılındaki Malazgirt zaferiylebirlikte Anadolu'yu Türklere açmasıdır. Bu zaferle birlikte Türkmenler, Ege Denizi'ne kadar Anadolu'da birçok yeri istilâ ettiler.[78] Bu yerlerde yaşayan Rum halk ise kıyılara kaçıyor ya da Türkmenlerle uzlaşarak yaşamak zorunda kalıyordu.
Moğol istilaları sonucunda Moğol İmparatorluğu'nun 1259'daki sınırları
Asıl ikinci büyük göç hareketi ise, 1220'lerden sonra doğuda başlayan büyük Moğol istilası sebebiyle Türkmenlerin Orta Asya'dan ve yoğun olarak yaşadıkları Azerbaycan'dan Anadolu'ya doğru başladı. Moğol istilası sebebiyle Mâverâünnehir, Horasan ve Azerbaycan'dan Anadolu'ya gerçekleşen göçler ile beraber Anadolu'daki Türk nüfusu büyük bir artış gösterdi. 13. yüzyılda Anadolu'da tam anlamıyla bir Türk yurdu görünüşü hakimdi. İtalyan gezgin Marco Polo, 1279 yılında Doğu Anadolu'dan geçerken, Anadolu'yu Turkmenia ismiyle anmıştır.[78]Türkmenlerin bir kısmı kendilerine uygun buldukları yerlerde köyler kurarak yerleşik düzende yaşamaya başladılar. Türkmenler 1240 yılında Baba İlyas ve Baba İshakönderliğinde Selçuklu idaresine karşı büyük bir ayaklanma gerçekleştirdi. Üç yıl sonra ise Moğol kumandanı Baycu NoyanAnadolu'yu istilâ etti. Bu ayaklanma, Anadolu'nun şekillenmesinde önemli bir yer tuttu. Vefâ'îyye tarikatından Baba İlyas'ın soyundan gelen Âşık Paşa, Muhlis Paşa ve onların halifeleri Babaîler, batı taraftaki sınır bölgelere yerleşerek, Osmanlı'nın toplum ve kültür hayatında önemli bir rol oynadılar. Bunlardan bir tanesi, Osmanlı Hanedanı'nın kuruluşunda önemli rol oynayan ve Osman Gazi'nin hocası ve kayınpederi olan Şeyh Edebali'dir.[79]
Kösedağ Savaşı’nda Selçuklu askerlerini kovalayan Moğol öncü birlikleri
Moğol kumandanı Baycu Noyan, 1243 yılında kalabalık ordusuyla Anadolu'yu istila etti. Baycu Noyan komutasındaki Moğol öncü birlikleri, 3 Temmuz 1243 tarihinde Sivas'ın doğusunda yer alan Kösedağ mevkiinde, II. Gıyaseddin Keyhüsrev yönetimindeki Anadolu Selçuklu ordusunu Kösedağ Muharebesiile bozguna uğrattı.[80][81] Anadolu Selçuklu Devleti bu savaşın ardından Moğol İlhanlı Devleti'ne bağımlı bir hâle geldi.[82]
13. yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde ise Anadolu'daki Moğol baskısı giderek arttı. Bu baskı sonucunda ise Türkmenler Batı Anadolu'da Bizans topraklarını istilâ etmeye başladılar.[79] Batı tarafında Bizans'a karşı en güçlü beylik Germiyanoğulları Beyliği'ydi. 1260 yılında Malatya'dan Kütahya'ya yerleştiler. Osman'ın babası Ertuğrul Bey'in de aşiretiyle beraber bu tarihlerde Eskişehir-Sakarya bölgesine yerleştiği tahmin edilmektedir.[79]
Türkmenler, Anadolu'da Moğollara karşı direnen en önemli güç konumundaydılar. Moğol istilâlarına karşı koymak amacıyla İslam'ın gaza anlayışını benimseyerek Memlûk Sultanlığı ile iş birliği içerisine girdiler ve Anadolu'daki Moğollara karşı Türk bağımsızlığının kazanılmasında siyasî liderliği ele aldılar.[79] Anadolu Selçuklu'nun sınır bölgeleri Akdeniz, Karadeniz ve Batı ucu olmak üzere üç hudut bölgesi olarak organize edildi. Her bölgeye, Selçuklu sultanının atamış olduğu bir emîr (bey) bulunuyordu. Dağlık bölgelerde ise yarı göçer Türkmenler mevcuttu. Bunlar, merkezi devlet siyasetinin etkisinden uzak bir yaşam sürüyorlardı. Uçlarda dinsel yaşam, dervişler ve Orta Asya Türk gelenekleri (Yesevîye ve Babaîyye) hâkimdi.[79]
Osmanlı Beyliği'nin ortaya çıkışı
değiştir
İslam devletlerinde, özellikle Anadolu'da gazâ ideolojisi ve hareketlerinde artış başlaması[79] ve 1261 yılında Anadolu'daki Moğollara karşı başlayan geniş bir Türkmen hareketi, Osmanlı'nın da aralarında bulunduğu birçok Türkmen beyliğinin kurulmasına sebep oldu. Bu tarihten itibaren Anadolu, İran merkezli İlhanlı Devleti'nin egemenliğini kabul etmiş olan Selçuklu sultanlarının hüküm sürdüğü doğu kısmı ve Türkmenlerin hakimiyeti altında olan batı kısmı olarak iki siyasî bölgeye ayrılmıştı.[83] Selçuklu'nun batı sınır bölgesinde kurulan Eşrefoğulları Beyliği, Hamitoğulları Beyliği, Sâhib Ataoğulları Beyliği, Germiyanoğulları Beyliği ve Çobanoğulları Beyliği ile Bizanstopraklarını fethederek kurulan Batı uç beylikleri (Menteşe Beyliği, Aydınoğulları, Saruhanoğulları, Karesioğulları ve Osmanoğulları), Türkmen yönetimindeki yarı bağımsız Anadolu'yu temsil ediyorlardı.[83]
Kösedağ Savaşı’ndan sonra Anadolu'da kurulan Türk beylikleri
Moğol İlhanlı yönetiminin merkezi kontrolüne ve mali sistemine karşı olan yarı göçer Türkmen boyları, Moğollar tarafından gelişigüzel bir şekilde Selçuklu tahtına geçirilen sultanlara karşı çıktılar. 1284 yılında Moğolların II. Gıyaseddin Mesud'u (1284-1296) tahta geçirip, onun saltanat rakibini destekleyen Germiyanoğulları'na karşı saldırmaları sonucunda Türkmen boyları hedeflerini Bizans topraklarına yönelttiler.[84] Bunun sonucunda Batı Anadolu, Germiyanoğulları tarafından fethedildi. 1270 ile 1310 yılları arasında bölgede Menteşe, Aydın, Saruhan, Karesi gibi gazî Türkmen beylikleri kuruldu. Bölgede kurulan ilk beylik, 1269 yılında Teke Türkmenleri tarafından desteklenen Menteşeoğulları'dır. Bu beylikler, Osmanlı Beyliği gibi Selçuklu sınırlarının ötesinde Bizans topraklarının fethedilmesiyle ortaya çıkan yeni bir Türkmen beylikleri zincirini meydana getirmekteydi.[84]
Osmanlı Beyliği, Batı Anadolu'da kurulan bu beylikler arasında en kuvvetli ve en zengini konumuna geldi.[dn 4] Daha sonra, ilki 1345'lerde Karesi Beyliği olmak üzere diğer beylikleri işgal etmeye başladı.[84]Osmanlı Beyliği, Osman Gazi'nin yönetimi altında çevreye düzenlenen akınlarını çoğaltarak devam ettirdi ve iç bölgelerden gelen insanların da beyliğe katılmasıyla, Bizanslıların elinde olan kale ve kasabaları alabilecek kadar güçlendi.[85] Osmanlılar, Karacahisar'ı ele geçirmelerinin ardından ilk defa 1299 yılında Söğüt ile birlikte Yarhisar, Yenişehir ve İnegöl'ü topraklarına kattı.[85][86][87] 1299 yılında Karacahisar'ı ele geçiren Osman Gazi, rivayete göre kendi adına hutbe okutarak oraya bir kadıatadı ve kendi töre ile kanununu ilan ederek bağımsızlık iddiasında bulundu.[87]Öz Türk geleneğine göre devletin kuruluşu, her şeyden evvel, egemenliğini Tanrı'dan aldığına inanılan karizmatik bir liderin ortaya çıkışına bağlı olduğu inanışına göre,[87] Osmanlı'nın resmî kuruluşu yaygın olarak 1299 yılı olarak kabul görür.[dn 5]