Günlerden 12 Haziran 1992 Serius Larry isminde 4 yaşında bir erkek çocuğu.
Kalabalıkta yaşamayı sevmeyen ailesi sebebiyle ormanda bir başlarına bir evde yaşıyorlardı.
Serius bir gün evlerinin bahçesine top oynamak için çıkmıştı, topu ile oynarken topuna sert vurması sebebi ile topu ormana kaçmıştı.
Ailesinden izin almadan ormana topunu almaya giden Serius uzun süre evine geri dönmemişti.
Ailesi Seruis'un yokluğunu fark etmesine rağmen 2 saat sonra polislere haber vermişti.
Evlerinin yakınında ki ormanda yırtıcı hayvanların yaşadığını bilen ailesi çok telâşlanmamıştı.
Bu kayıp olayı Dedektif Arly'nin çok tuhafına gitmişti.
Bu olayı ile bizzat kendisi ilgilenecek ve gerek duyarsa polislerden yardım isteme hakkına sahipti.
2 gün boyunca eve gelmeyen Seruis'un ailesi ve yakınlarının bütün umutları bitmiştiki bir anda Serius 16.600 km uzaktaki bir kasabada bulunmuştu.
4 yaşında bir çocuğun o kadar uzağa 2 günde gitmesi neredeyse imkansızdı.
Ayrıca Serius'un sağlığı gayet iyiydi.
Ancak akıllarda bir de şöyle bir soru vardı;
Serius 2 gece boyunca yırtıcı hayvanlardan nasıl korumuştu?
Bu kaybolma olayının arkasında büyük bir gizem olduğunu düşünen Arly, o ormanda bir araştırma yapmaya karar vermişti.
Ormana tek başına giden Arly'nin içinde bir ürperti vardı. Arly'e göre tuhaf olan her şeyin fotoğrafını çekmişti.
Ancak Arly'nin içinde sanki birisi onu takip ediyormuş gibi bir his olduğundan sürekli aniden arkasına bakıyor ama hiç bir şey göremiyordu. Ama yinede içinden o his gitmiyordu. Uzun bir süre ilerledikten sonra Arly yerde bir ayak izine rastladı,ayak izi olağanca büyüktü. Bu Arly'i baya şüphelendirmişti , çünkü bu ayak izi Seruis'un ayak izinden olabildiğince büyüktü.
Arly'nin aklındaki planı bütün detayları bulup aklında birleştirip olayları tamamen aklında birleştirmekti. Ormanda ilerlerken bazı sesler duymuştu.
Her şeye rağmen ilerlerken bir anda yerde yatan Serius'a çok benzeyen bir çocuğu gördü, hemen yanına gidip yaşıyor mu diye baktı. Çocuğun nabzı atıyordu ama durumu iyi görünmüyordu. Hemen çocuğu kucaklayıp arabasına doğru hızla ilerledi.
Ancak o koşarken sanki arkasından birisi koşuyor gibi sesler geliyor ve Arly'i çok korkutuyordu. Arly hızla ilerlerken ayağı takılıp yere düştü kucağındaki çocuk ise koşarak uzaklaşıyodu. Bunu gören Alry bir an için irkilmişti. Belkide halüsinasyon görüyordu. Çok umursamadan incelemeye devam etti. Yavaş yavaş ilerlerken bir deliğe düştü. Delik aslında bir tüneldi ve baya büyük bir tünele benziyordu. Belkide Serius geceleri burada kakmıştı. Her şeyi not alan Arly burayı da not almayı unutmamıştı. Saat geç oluyordu evine gitmesi gerekiyordu.
Evine döndüğünde çok yorugundu hemen yatağına uzandı ve uzandığı gibi aklına bir şey gelmişti; Seruis'un ailesi neden Serius kaybolduktan 2 saat sonra polisi aramıştı?
Buda yine Arly'nin aklına takılmıştı. Ama çok umursamayıp uyumaya karar vermişti.
Uyurken rüyasında ormanda garip şeyler gören Arly sıçrayarak uyanmıştı ve o gece daha hiç uyuyamadı. Sabah olmuştu Seruis'un ailesi dedektif Arly'i aradı ve geceleri Seruis'un gözünü bile kirpmadığını soylediler. Bunun bir travma yüzünden olduğunu düşünen Arly bunuda not almıştı.