Biraz sonra üzerinden çekilerek -itilerek- doğruldum ve "Bir daha sana hizmet yok. Suyunu da mamanı da kendin doldurursun artık" dedim. Rahat hâlinden asla ödün vermeyerek "Tabii, eğer abinin beni insan şeklinde gördükten sonra bayılmasını ve psikolojisinin ırzına geçmek istiyorsan zevkle" dedi. Haklıydı... Aynı zamanda haksızdı, abim onu o halde gördüğü an silahına davranır ve evde boşuna birileri yaralanabilirdi. Ancak şoka uğramak konusunda hiç olmadığı kadar haklıydı, derin bir nefes verdim ve aklıma gelen bir diğer şeyle tekrar üzerine atladım ve yine ona vurmaya başladım "Yine ne oldu" dedi elleri ile başını korumaya çalışırken yüksek ve istemeden tiz çıkan sesimle karşılık verdim "Ben giyinirken ve çırılçıplak'ken sen beni mi izliyordun!" Dedim. Sesim olması gerekenden çok daha yüksek çıkmıştı, vurmaya devam ederken bir anda ellerimi tuttu ve bu sefer o üzerime çıktı, gözlerinde bu sefer rahatlık yerine gerilim vardı. Neden bu kadar haklıydı, derin bir nefes verdim ve aklıma gelen bir diğer şeyle tekrar üzerine atladım ve yine ona vurmaya başladım "Yine ne oldu" dedi elleri ile başını korumaya çalışırken yüksek ve istemeden tiz çıkan sesimle karşılık verdim "Ben giyinirken ve çırılçıplak'ken sen beni mi izliyordun!" Dedim. Sesim olması gerekenden çok daha yüksek çıkmıştı, vurmaya devam ederken bir anda ellerimi tuttu ve bu sefer o üzerime çıktı, gözlerinde bu sefer rahatlık yerine gerilim vardı. Neden bu kadar gerildiğini anlamamıştım
ALT TARAFI ÜZERİMDE KENDİ "EVCİL HAYVAN"IM VARDI!?
Gözlerini kırpıştırarak benden ayrıldı, o anki utanç duygusyla ben de birşey dememiş, ve yanaklarımın kızarmasına engel olamamıştım. Derin bir nefes alıp konuşan ilk o oldu, sesinde alaycı bir ton vardı ancak alay etmediğini ve en az benim kadar utanmış çıkıyordu sesi "Utandın mı?" Dediğinde başımı iki yana salladım "Hayır!" Dedim ancak sesimin yüksek çıkmasıyla utandığım bârizdi, benim bu ânıma gülen White'a baktım, kedi haliyle ne zaman güldüğünü veya ne zaman somurttuğunu bilmiyordum, ancak şuan o kadar etkileyici görünüyordu ki, adeta iki elma yanağında çıkan gamzelerine iki eliminde işaret parmağımı köyüm gülmek istiyordum.
Kendime ellerimi sıkarak müdahale etmiştim, gülerken onu izlediğimi fark eden White yine somurtmqya başlamıştı boğazımı temizleyerek "Ne zaman eve gidiyoruz?" Dedim ensesini kaşıyarak "Bu anlattıklarımı kimseye anlatmayacağını söz verdiğin zaman" dedi. Sahi neden bunları anlatmak için beni seçmişti? Abim, annem, babam veya başka biris yerine neden beni seçmişti?
Kendimden emin olarak cevap verdim, başka bir sır olsa yüksek ihtimalle söz vermekte biraz düşünürdüm. Bunda düşünmemiştim çünkü anlatacağımda kimsenin bana inanmayacağını biliyordum