İçeriğe geç

Orion

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Orion

Bölüm 1

1.Bölüm: Ölümün Yüzü

1.BÖLÜM

Orion, aslında çok da kalabalık olmayan, kasvetli bir şehirdi ama babam Civan Kara için bu biçilmez kaftandı. Sırf bu sebepten bile şu anki evimizden taşınıp Orion’a gitmek için sabırsızlanıyordu. Bu sırada annem Medusa ise tam tersiydi; şu an durdukları şehri, evi ve hatta mahallesini bile çok seviyordu. Ama babam için, hayatının aşkı için kendi isteğini bir kenara bırakıp Orion’a taşınmaya hazırdı.

Annem hep böyle bir insandı; başkalarının fikirlerine kendi fikirlerinden daha çok önem verirdi.

Beni soracak olursanız, benim için hiçbir şey fark etmiyordu. İster Orion, ister başka bir şehir… Zaten şu anki şehirde ne tanıdığım vardı ne de bir dostum.

Benim ismim Hakan’dı, Hakan Kara. Bu ismi ne çok severdim ne de nefret ederdim ama sanırım doğarken bana ismimi seçebileceğimi söyleselerdi bu ismi seçmezdim.

Sabah olmuştu. Dün çok erkenden uyumuştum ama buna rağmen sabah kalkarken çok zorlanmıştım. Bugün bu evden taşınıyorduk, o yüzden biraz erken kalkmıştım. Yatağım boyunca uzanan güneş ışığına baktım; gözlerim kamaşmıştı. Normalde perdeyi kapatırdım ama dün kapatmamıştım, sanırım unutmuştum.

Artık kalkmam lazımdı. Alt katta annem ve babamın koşuşturmalarını duyuyordum; sanırım evdeki eşyaları minibüsümüze taşıyorlardı.

Yavaş yavaş kalktım ve odamdaki lavaboya doğru yürümeye başladım. Ardından aşağıdan çift el silah sesi duydum. İrkilmiştim ve ilk defa korkmuştum; normalde korkan biri değildim. Dona kaldım, ne yapacağımı bilemedim ve aklıma gelen şeylerin olmamasını diledim. Merdivenlerden usulca aşağı inerken bir adam gördüm. Uzun boylu, beyaz saçlı bir adamdı ama… ama… gözleri bembeyazdı. Bu mümkün değildi, bir insanın gözü beyaz olamazdı!

Evet, yanlış görmemiştim. Merdivenlerin ucundaki aralıktan bakıyordum aşağıya; bir adam vardı ve gözleri bembeyazdı. Rüyada mıyım diye birkaç kez kendimi tokatladım ama hayır, rüyada değildim.

Aşağı inmek çok mantıksız olurdu. Bu her neyse, bilmiyordum ama kesinlikle insan değildi ve aşağı inersem beni neyin beklediğini bilmiyordum. Ama annem ve babam aşağıdaydı ve demin bir silah sesi duymuştum, sonra da bu adamı görmüştüm. Sanırım kendimi en kötüsüne hazırlayıp şu an kendimi düşünmek zorundaydım.

Bizim evimiz iki katlıydı ancak tek bir çıkış değil, üç adet çıkışı vardı. İkisi aşağıdaydı ama onları bu beyaz gözlü yaratık varken kullanamazdım. O yüzden üçüncü çıkış olan yangın merdivenini kullanacaktım. Yavaş yavaş yangın merdivenine doğru yürümeye başladım.

Aşağıdaki şey her neyse beni duymaması için ekstra efor sarf ediyordum ve sonunda yangın merdivenine ulaştım ama kapıyı ilk çekişte açamadım. Sonrasında bir daha denedim, yine açılmamıştı.

Tabii ya, buradan taşınacağımız için yangın çıkışını dün gece kilitlemiştik ama şöyle bir problem vardı: anahtarlıklar aşağı kattaydı.

Bir şekilde aşağı inmeliydim, o yüzden yavaş yavaş tekrar merdivene doğru yürümeye başladım. Merdivenin başına geldiğimde o beyaz gözlü yaratık hareketsiz bir şekilde duruyordu. Güneş ışığı tam yüzüne denk geldiği için yüz hatları iyice belirginleşmişti; bu, sanki bir ölünün yüzü gibiydi.

Burada, bu evde kapana kısılmış gibiydim. Ne yapacağımı bilmiyordum; aşağı inmem gerekiyordu ama nasıl? Yavaş yavaş aşağı inmeye karar verdim çünkü başka bir seçenek yoktu. Aşağı inerken adam ne hareket ediyordu ne de bana bakıyordu; hareketsizdi, tıpkı bir ölü gibiydi.

Son iki üç basamak kalmıştı. Onları da geçtikten sonra sakince anahtarlığa doğru yaklaştım. Bu sırada burnuma keskin kokular geliyordu ama buna aldırış etmedim ve yürümeye devam ettim. Adam hâlâ hareketsizdi. Güneş ışığı usulca yüzünden çekilmeye başlıyordu.

Anahtarları aldım ve yangın çıkışı yerine, aşağı inmişken yan odaya girip arka kapıdan çıkmaya karar verdim.

Yan odaya girerken yerde yatan annemi ve babamı gördüm. Kanlar içindeydiler.

Şok olmuştum. Her yerime ağrılar girmişti, boğazımda sanki bir yumru vardı. Gözlerim dolmuştu; ağlamamak için kendimi çok zor tutuyordum ama ne olursa olsun buradan kaçmam gerekti. Mantıklı olan buydu, Ben de öyle yaptım ve hızla arka kapıyı açtım. Tam çıkacakken kükremeye benzer, tüylerimi diken diken eden bir ses duydum…

Sanırım o beyaz gözlü şey hareket etmeye başlamıştı.

Hemen kapıyı açıp kaçmaya başladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.