İçeriğe geç

OPERASYON ADI: AŞIK OLMAK

Bölüm 1 · 6 dk okuma

OPERASYON ADI: AŞIK OLMAK

Bölüm 1

OPERASYONUN İLK ADAMI

Gidilen bazı yolların sonu yoktur ama yine de gidersin. Bunun nedeni bazen yaşadığını hissetmek bazen öldüğünü hissetmek istediğin içindir. Bende sonu olmayan bir yola girdim ama yaşıyor muyum yoksa öldüm mü işte orası meçhul.

Burnumu çeke çeke kalabalık İstanbul sokaklarında bir o yana bir bu yana süzülüyor bir yandan telefondan iş ilanlarına bakıyordum. Tam o anda sert bir şekilde omzuma birinin çarptığını hissetmem ile yere kapaklanmam bir oldu. Kafamı kaldırıp bana çarpan kişiye baktığımda oda şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. Çemkirmek için ağzımı açmaya fırsat bulamadan bana çarpan kişi bir anda koşmaya başladı. Yerde en az benim kalbim kadar param parça olmuş telefonuma bakıp sinirle telefonu elime aldım ve hızla ayağı kalkıp bende koşmaya başladım. Önde bana çarpan kişi, arkada ben kalabalık İstanbul sokaklarında koştururken herkes bize garip bakışlar atıyordu.

En sonunda pes edip ayağımdaki ayakkabıyı çıkarıp adamın kafasına fırlatmam ile dudaklarımdan "Tam on ikiden!" diye bir sevinç nidası fırladı. Kafasından yediği ayakkabı ile sendeleyip arkasına dönen adama baktım. Kaçmasına fırsat vermeden aramızdaki bir kaç metrelik mesafeyi kapatıp adamın hemen önünde belirdim.

"Telefonumu kırıp kaçman ne kadar doğru?" diye çemkirdim adamın yüzüne. Bir kaç saniye sadece soluklanan adam sonunda zahmet edip konuşmaya başladı. "Özür dilerim. Telefonunuzun zararını size mutlaka ödeyeceğim." dedi ve tekrar gitmeye yeltendiği sırada kolundan tutup adamı kendime çektim. "Sen hayırdır nereye gidiyorsun?" elimde ki kırık telefonu adama salladım "Paramı verip öyle git. Peşinde koşmak istemiyorum." dedim.

Böyle bir durumda olası gereken şey adamın banka hesabıma para havale etmesi yada bana iletişim bilgilerini vermesi, en kısa zamanda zararımı karşılamasıdır değil mi?

Adamın elimi sıkıca tutup koşmaya başlaması ile hayatımın şokunu geçirmem bir oldu. "Sen ne yaptığını sanıyorsun! Sapık adam!" deyip elimi adamın elinden kurtarmaya çalışsam da arkana gelen "Kaçma!" sesi ile bende adama ayak uydurarak kaçmaya başladım.

Ne oluyor burada dizi mi çekiyoruz kardeşim ne bu tantana diye bağırmamak için kendimi zor tutuyordum.

"Ne yaptın adamlara? Neden kaçıyorsun? Elimi bıraksana!" diye çemkirmem ile adam saniyeliğine kafasını arkasına çevirip bana baktı. "Adamlara hiç bir şey yapmadım, adamlar beni yakalarsa istemediğim bir yere gitmek zorunda kalacağım ve son olarak elini bırakırsam adamlar seni kenara çekip benim hakkımda sorular sormaya başlarlar. Sende beni tanımadığını söylersin ama onların buna inanacağını sanmıyorum." dedi. Sertçe elimi adamın elinden çekip bir hışımla arkama dönüp bize doğru gelen adamların üzerine koşmaya başladım.

Arkadan gelen "Ne yapıyorsun?" diyen adamı dinlemeden bizi kovalayan adamlara iyice yaklaştım. Adamların ne olduğunu idrak etmesine izin vermeden en öndeki siyah takım elbiseli adamın yüzüne bir tane yumruğu geçirdim.

Neden böyle bir şey yaptığımı sormayın çünkü bende bilmiyorum ve resmen adrenalin bütün vücudumu ele geçirmiş olduğu için kırmızı görmüş boğa gibi saldırgan bir hâl aldığım söylenebilir.

Sendeleyip bana sinirle bakan adamın yüzüne bir tane daha yumruk geçirdiğim sırada kollarımdan başka bir adam tuttu. Kollarımı kendime doğru çektiğim sırada bedeni bana iyice yaklaşan adama minik bir tebessüm ile bakıp diz kapağımı adamın karın boşluğuna geçirdim. İki büklüm olan adamın sırtına da dirsek atıp resmen adamı bir patates çuvalıymış edası ile yere fırlatıp. Bana yaklaşan diğer adamın da yüzüne bir yumruk indirdim.

Arkamdan birisi saçımı tutup sıkıca çektiği anda büyük bir çığlık attım. Hâlâ saçlarımı sıkıca kavrayan elleri tutup sertçe iterek saçlarımı hele şükür kurtardım. İri bir adım atarak adamın hemen önünde durmam ve adamın sağ elini sıkıca kavrayıp parmaklarını geriye doğru zorlamam bir oldu.

"Hangi elinle çektin saçımı sen? Bu elin mi yoksa sol elin mi?" sesim o kadar sert çıkmıştı ki önümde kıvranan adamın acı inlemeleri bile sesimi bastırmaya yetmemişti.

Tam o anda duyulan siren sesi ile adamın elini bıraktım. O an içimden bir ses "Aha sıçtık Cafer bez getir!" diye çığlık atıyordu.

---&---

"Kimse şikayetçi olmadığına göre ben kalkayım artık." deyip kalkmaya yeltendiğim esnada polis memurunun "O işler o kadar kolay değil küçük hanım." demesi ile iki saattir oturduğum koltuğa iyice sinmem bir oldu. Şu anki görüntümüz size yemin ederim Leonardo da Vinci'nin şu meşhur 'Son Akşam Yemeği' tablosundan daha kaotik bir vaziyette. Bir ayağında ayakkabı olmayan ben, yüzüne buz tutmaya çalışan iki adam ve onlara eşlik eden karnına sıcak su torbası koyan diğer adam. Koltuklardan birine oturmuş eli sargılı bir diğer adam, hemen onun tepesinde kollarını göğsünde birleştirmiş, en başından beri olayın asıl başrolü olan şu telefonumu kıran dangalak adam.

Bir kaç saat daha karakolda kaldık ve bir kaç evrak doldurduktan sonra hele şükür bizi saldılar. Sağa sola yaylana yaylana karakoldan ilk ben çıktım arkamda da enkaz haline getirdiğim diğer adamlar çıktı. Arkamı dönüp telefonumu kıran şahıssı aradım gözlerimle en arkadan o geliyordu. Ona baktığımı fark edince adımlarını hızlandırıp yanıma geldi. "Gökçen Hanım." dedi nazik bir ses tonu ile. Sinirli bir ses tonu ile "Eren Bey." diye karşılık verdim.

"Sizin de gününüzü mahvettim kusura bakmayın." dedi mahcup bir sesle. "Telefonumu kırdınız, ayakkabımın eşini kaybetmeme sebep oldunuz, sizin yüzünüzden saatlerdir karakol köşelerinde sürünüyorum. Kusura bakarım beyefendim." dedim.

Üzerimizdeki kasvetli hava ve dakikalardır süren sessizlik içimi şişirdiği için isyan nidaları dudaklarımın ucunda geziniyordu.

"Eren. Yani Eren Bey. Aslında bu günü telafi etmenizin bir yolu var ama.." kafasını kaldırıp şaşkınlık ile "Size nasıl yardımcı olabilirim?" diyen adama hevesle "Beni işe alın." dedim. Bana merakla bakan gözler bir anda beni baştan aşağı süzdü.

Elimi boğazıma götürüp "Açım aç. Şuradan iki lokma geçmesi lazım. Yani bana para lazım. Para için iş lazım." deyip olabildiğince masum bakışlar atmaya çalıştım.

Eren Bey'in iki elini de beline koyup kahkaha atmaya başlaması ile bu manyak ne yapıyor bakışları atmaya başladım. Uzun uzun kahkaha atan Eren Bey sonunda bana bakıp "Hayatta olmaz. Sen o olasılığı unut." dedi.

"Zaten tok açın halinden ne anlar ki. Adama bak açım diyorum yüzüme yüzüme kahkaha atıyor. Nerede adamlık nerede mertlik. İnsanlık ölmüş be." deyip sinirle arkamı dönüp hızlı adımlarla yürümeye başladım.

"Sen ciddisin? Gerçekten sana iş ayarlamamı istiyorsun yani?" diyen adama dönüp. "Hiç bir şey istemiyorum senden. Senin gibi ağzında altın kaşıkla doğan zengin züppeler ne anlar gariban köylüden." dedim.

Minik bir tebessümle yanıma yaklaşıp hafifçe eğilerek boylarımız eşitleyen Eren "Senin gibi birine nasıl bir iş ayarlamamı bekliyorsun?" dedi. İçimden bir ses "Adam haklı beyler dağılın" diye çemkiriyordu. Neden mi? Çünkü sorgudayken Eren Bey'in NMGames'in veliahtı olduğunu öğrenmiştim. Adam kocaman oyun şirketinin veliahtı sana oyun şirketinde hangi pozisyonda iş versin gariban Gökçen.

"Sen yaparsın bi şekil bire şeyler bence." deyip adamın omzuna pıt pıt vurdum. Eren Bey dikleşip "Yapacağız artık bir şeyler." dedi.

----------------------------------------------

HELLO! İLK KEZ BİR KURGUMU YAYINLIYORUM VE İTİRAF ETMEK GEREKİRSE ROMANTİK KOMEDİ OLAYLARI PEK DE BENLİK DEĞİL AMA YAZ AŞKI TEMALI BİR KURGU YAZMAK NE KADAR ZOR OLABİLİR Kİ DİYE DÜŞÜNEREK GEÇTİM BİLGİSAYAR BAŞINA.

UMARIM EĞLENİRSİNİZ ÇÜNKÜ BOL KLİŞELİ BİR SÜREÇ BİZİ BEKLİYOR. AYRICA OLDUKÇA AKTİF BİR ŞEKİLDE KURGUYU YAYINLAMAYI PLANLIYORUM YANİ HER PAZAR, PAZARYESİ VE SALI YENİ BÖLÜMLER İLE KARŞINIZDA OLACAĞIM.

BİRAZ DA KARAKTERLER HAKINDA KONUŞALIM ŞU ANLIK GÖKÇEN VE ERENLE AZICIK TANIŞTIK. İKİSİNİN DE MANYAK VE ENERJİK KARATKERLER OLDUĞUNU BENCE ANLAMIŞSINIZDIR. ŞU ANLIK KARAKTERLER İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZİ ÇOK MERAK EDİYORUM.

GÖKÇEN'İ NASIL BULDUNUZ?

EREN'İ NASIL BULDUNUZ?

Bölüm sonu

14 yorum

  • İnsanları mutlu etmek için eserlerini beğenip puan veriyorum sizde benim hesabıma bakıp yardımcı olursanız çok sevinirim gt yapıyorum şimdiden yardımlarınız için teşekkürler

  • Merhaba sana ve eserine destek olmak için kitabını okumaya başladım. Rica etsem sen de benim eserime şans verip destek olur musun?

  • Çok iyi sadece biraz yazım hatası var ama oda herkeste olabilicek bir şey

  • Bu hafta benim için çok önemli olan bir sınav var oyuzden şuan okuyamıyorum. Boş vakitlerde okumaya çalışacağım eminim çok güzeldir. ♡

  • Bazı yerlerde yazım yanlışları vardı ama onun dışında gerçekten güzel yazmışsın. Klişeleri de abartıldığı sürece sevmem ama aşk deyince aklıma zaten klişe geliyor o yüzden dayanacağım kfjfkf

  • Güzel olmuş sende benim kitabima bakar misin 💓💖