İçeriğe geç

Onun odası.

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Onun odası.

Bölüm 1

Bölüm 1: Beatrix ve Dostu

Yavaşça oturduğum sandalyenin altından çıkan siyah yaratığın korkunç derecede beyaz olan gözlerine baktım.

"Merhaba," Dedi yaratık beni görünce. Ah hayır. Bu Sivy'di. Ona matematik sınavımda bana yardım etmesinin karşılığında ruhumu vereceğime dair söz vermiştim.

"Sana da." dedim fısıldayarak.

"Neden fısıldıyorsun?" diye sordu, bana yaklaşmaya başlamıştı.

"Farkında mısın bilmiyorum ama şuan bir cenazedeyiz." dedim sadece onun duyabileceği bir ses tonuyla.

Küçük bir kahkaha attı, ardından,

"Biliyorum, Onun için buradayım ya zaten." Aramızda çok az bir mesafe kalmıştı, Biraz daha bana yaklaşsa burunlarımız birbirine değecekti.

"O da bana senin gibi ruhunu bana yemem için vereceğine söz vermişti. O sözünü tutmadı, bende şuan onun ruhunu almaya gidiyorum"

dedi. Gözleri benden cesede doğru döndü ve ona yaklaştı, yaklaştı ve daha da yaklaştı. Sivy ruhlarla besleniyordu. Eğer bende ruhumu ona verirsem doyacağını ve başka ruhlar yemesine gerek kalmayacağını söylemişti çünkü onu bir tek ben görebiliyordum.

(BİRKAÇ SAAT SONRA)

En sonunda eve gelmiştik. Yol boyunca annem cenazeye gitmeden önce ilaçlarımı alıp almadığımı yüzlerce kez sormuştu.

İlaçlar. O lanet ilaçlar. Benim tek dostlarımla konuşmamı engelleyen ilaçlar.

Doktorum bu şeyleri yazarken ne düşündü bilmiyorum, Ama tonlarca ilacım vardı. Hepsinin de banim aksime bir amaç ve hedefleri vardı. Mesela uyku ilacı, Uyumama yardımcı olmayı hedefliyordu.

Ama hayır, bu o tatlı uykulardan değildi, Bu sahte bir uykuydu. Hiçbir şekilde yorgunluğuma bir çare olmuyordu; Tam tersine , bir sonraki gün daha da yorgun oluyordum.

Yavaşça odama giden merdivenlerden yukarıya çıkmaya başladım. Sadece odama gidip resim çizmek istiyordum. Belki birazda Rox'la konuşurdum?

...

Tam odama çok yaklaştığım sırada beynime bir kaç küçük bıçak batmaya başladı, Kolumu da hissedemiyordum. Koluma baktım...

Siyah. Gördüğüm tek şey buydu. Upuzun parmaklarını, kolumdan içeriye ittiren ve bana zehrini enjekte eden kocaman, simsiyah bir varlık duruyordu karşımda.

"Et." dedi varlık koluma bakarak.

"A...Acıyor!" dedim. Zavallı ben, sanki dinleyeceğini sanıyordum.

"Umurumda mı sanıyorsun?"

Varlık parmaklarını git gide daha derine batırıyordu.

"Sen. Sen sözünü tutmadın ve o lanet yere gittin."

Bağırmaya çalıştım ama bedenim buna izin vermiyordu. Varlık parmaklarını derimden bir anda çıkardığında ağzımdan süt kadar bembeyaz bir köpük çıkmaya başladı.

"Cezanı çekeceksin." Dedi siyahlık. Ardından yavaşça yanımdan yok oldu.

Sonrası ise basitti, Karanlık. Kocaman bir karanlık vardı.

Bölüm sonu

6 yorum

  • Dünyada boğulan kendi içinde kaybolan biri... Çok güzel olmuş korku ve gizem severim

    1Yanıt
  • Gerçekten güzeldi devamını bekliyorum 🩶

    1Yanıt
  • Gerçekten güzeldi devamını bekliyorum 🩶