"anne anne!"
Çocuksu sesim polusta yankılandı, küçük ayaklarımla koşarak annemin yanına gittim.
Annem beni görünce gülümsedi uzun kuyruğunu hafifçe salladı.
"Bir şey mi oldu tatlım?"
Elindeki resmi ona doğru çevirdim neşem gözlerimde beliriyordu..
"Ailemizi çizdim!"
Annem resmi dikkatle inceledi ardından o güzel sesiyle kıkırdadı.
"Ah, ailemizde bir ressam varmış!"
Elini uzatıp başımı okşadı, kuyruğum neşeli bir tavırla sallandı. İkiz kardeşim boş durmadı elbette.
"Ah, şuna bak! Oni-bony küçük okşamaları çok seviyor!"
Onu aldırmadım annem beni kucağına alırken sadece gülümsedim.
"Onunla dalga geçme indigo."
Annem beni kucağında tutarken şakayla karışık bir şekilde der. Babam olanları uzaktan izliyordu, biz bir imposter ailesiydik o yüzden babamın bir kaç kişi kesmesi gerekiyordu. Ama yinede onunla birlikte vakit geçirdiğim günler var..
O güzel günleri asla unutmayacağım...
Anne...
Özür dilerim...
Seni kurtaramadım...
Sen lavların içinde erirken sadece izledim...
Minik ben bunu duysa ne düşünürdü?
Muhtemelen benden nefret ederdi...