Sabah saatleri... Güneşin ışıkları odaya dolarken Sima rahatsızedici rüyası yüzünden biraz endişeli şekilde uyandı. Hemen sol tarafına bakar, eşini onu izlerken görür. İki çift aşkla bakan gözler görür. 5 yıl önce hayatına giren, 3 yıl önce evlendiği, pamuk kalbine aşık olduğu, kendisini el üstünde tutan, hayatının anlamının gözleriydi bu gözler. Ailelerinin razı olmadığı amma engel tanımayan aşığı...Hemen uykudaki kabusu unutup Ayaza bakarak gülümsemeye başlar.
-Günaydın , gülüşünde huzur bulduğum kadınım
Sima hemen eşine kucak dolusu sarılır:"Rüyamı anlatacaktım , bakışların unutturdu."
2 yaşındaki Defne kapıyı tıkırdatmaya başlar. Ayaz hemen kalkıp kapıyı açıp Defneyi kucağına aldı. Ve Defneye oyuncaklarından verip geri döndü. Simanın alnındam öptü. Hala uykulu olduğundan Sima yataktan yavaş şekilde kalktı. Eşiyle birlikte yatağı topladılar.
Sima masanın hep olduğu gibi eşinin donattığını görüp gülümsedi. Hep olduğu gibi derken pazar günleri Ayaz evde olduğu için hep eşini mutlu etmeye çalışır. Sima kendiliğinde ne kadar doğru eş seçimi yaptığı düşünür. Ailesinden alamadığı sevgiyi Ayaz o kadar güzel veriyduki, unutturuyordu acılarını. Sima 3 yaşındayken hem annesi, hem de babasını kaybetmişti...
-Ne kadar güzel hazırlamışsın bitanem, ellerine sağlık. Bekleseydin birlikte hazırlardık.
-Sen evde yeterince yoruluyorsun zaten, ara sıra benim de destek olmam gerekiyor. Hadi şimdi otur kahvaltı yapalım-Ayaz sandalyeyi çekip eliyle ince şekilde oturmasını ister. Sima Defneyi sandalyesine oturtur ve eşinin hazırladığı çocuk mamasını ve meyveli tabağı önüne koyar. Bir güzel yemeklerini yerler.
"Bu gün birlikte yemeye çıkmaya ne dersiniz Hanımlar??"
"Evet derizzz"- Sima Defneye bakıp bağırır. "Akşama hazır olun, ofisten gereklerli şeylerimi alıp gelicem, bir de Cenkle işimiz vardı, gelince anlatırım aşkım"
-"Tamam, kendine dikkat et"
Ayaz el sallayarak kapıyı kapayıp gider. Sima yine ne kadar güzel hayatının olduğunu düşünür. Defneyle yapboz yapmaya başlar.
Defne hemen hemen her gün parkta büyük çocuklarla eylenmeyi çok seviyor. Bu yüzden Sima her gün onu aşağı parka indirir. Bu gün hava çok güzel diye sabah kahvaltıdan hemen sonra parka indiler. Bikaç saat sonra öğlen yemek yiyip tekrar indiler. Akşama kadar parktaydılar. Saat 8 civarında Arazın mesaja hala yanıt vermediyini, eve gelmediyini gören Sima tam aramayı düşünürken Arazı sokağın başında gördü.Defne babasını tanıyıp hemen gülerek el salladı. Sima da aynı şekilde. Fakat Araz uzaktan sanırım onları tanımadı. Yaklaşınca da suratında souk bir ifade varı.
-Biz hazırız bitanem, sabahtan beri süslenip bekliyoruz. Neden geç kaldın. Gerçi saat biraz geç oldu, amma zaten bikaç saate döneriz dimi? Aklımda çok mükemmel menü var sen de bayılacaksın. Restoran fark etmez zaten en son gittiğimiz yer de olur sakin bir yerdi orası.
Ayaz sert bir bakışla:
-Yorgunum...
