Çok özür dilerim!" dedi Leyla, masanın altından terliklerini ararken. "Sanırım kahvem çekim kuvvetine yenik düştü. Ama kabul edin, çizim yüzünüze çok yakıştı."
Ömer şaşkınlıkla burnundaki kahve damlasını sildi. "Bu bir kazadan ziyade bölgesel bir doğal afet. İstatistiksel olarak şu an üzerime 450 mililitre sıvı ve üç kilo kâğıt düştü."
"Lütfen istatistikleri mahkemede sunun, şimdi sizi telafi etmeme izin verin," dedi Leyla gülerek. "Sizi en azından kahvesiz bırakmayayım. Tabii üzerinizdeki o yeni deseni saymazsak."
O gün, Ömer’in lekelenmiş beyaz gömleği ve Leyla’nın dökülen kahvesi arasında başlayan sohbet tam üç saat sürdü. Ömer düzeni anlatıyor, Leyla kaosu savunuyordu; Ömer hayatı denklemlerle açıklıyor, Leyla Ömer’in garip mantığına kahkahalarla karşılık veriyordu.