Bal, arabanın durduğunu görünce elini Demir’in elinden çekti. Bal: “Görüşürüz Demir. Pazartesi okulda ol.” Demir, başını yavaşça salladı. Hiçbir şey söylemedi, sadece Bal'ın inmesini izledi. Bal indikten sonra, araç hızla Demir’in evine doğru yola çıktı. Hemen ardından Demir, Çağrı’yı aradı. Demir: “Alo. Ne yaptın?” Çağrı: (Neşeli bir sesle) “Kardeşim, Nida’yı bıraktım. Sana geliyorum, aracı bırakacağım.” Demir, değişik bir duyguyla konuştu. Bal’ın sözleri zihninde yankılanıyordu: “Sen terk edilmişsin.” Demir: “Yo, hayır. Araç sende kalsın. İstediğin kadar kalabilir, sorun değil.” Çağrı anlam veremedi ama itiraz etmedi. Ancak arkadaşını tek bırakmak istemiyordu. Çağrı: “O zaman ben sana geliyorum, kanka. Biraz daha takılırız.” Demir’in evine vardıklarında, akşam yemeği hazırdı. Salonun ortasındaki devasa masada, takım elbiseli Cemal Bey ve Demir’in annesi oturmuş, Demir’i bekliyorlardı. Masadaki gerilim, lüks yemeklerin kokusundan daha ağırdı. Demir ve Çağrı masaya geçti. Yemek yerken, Demir’in annesi, yapmacık bir içtenlikle Çağrı’ya dönüp Demir’in küçüklüğünü anlatmaya başladı. Anne: “Ah, biliyor musun Çağrı? Demir, sekiz yaşındayken teknemizle çıktığımız bir tatilde kayboldu. Kıyıdan çok uzaklaşmış... O gün onu bulan adam sayesinde bugün hayatta.” Çağrı heyecanla yanıtladı: “Vay be! Demek koca kalyonda, Demir için canını hiçe saydı ve Demir’i aradı, ha, bu adam?” Anne: “Evet,” diye ekledi kadın, gururla. Çağrı sordu: “Bu adamla konuşuyor musunuz hâlâ?” Kadın, sol elini masanın üzerine koydu. Yüzüğünü gösterdi. Anne: “Evlendik,” dedi. Demir’in yüzü sinirden kaskatı kesildi. Gözleri nefreti kusuyordu. O anki öfke, Aras’a gösterdiğinden çok daha saf ve yakıcıydı. Ancak Bal’ın "canavar" sözü zihninde yankılandığı için, bu kez kendini zorladı ve bir şey demedi. Çatalını yavaşça tabağına bıraktı. Demir: “Afiyet olsun, Anne. Afiyet olsun, Çağrı.” Odasına geçti. Kapıyı sertçe kapattı.
Bölüm 7
Gölgeler
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.