İçeriğe geç

Ölünce Bitermi

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Ölünce Bitermi

Bölüm 4

Ukala.

Pazar sabahı, Demir ve Çağrı, büyük, modern mutfakta kahvaltı yapıyorlardı. Çağrı, Demir’in normalde yüzüne bile bakmadığı lüks kahvaltılıklara iştahla saldırıyordu.Kahvaltının hemen ardından Demir’in odasına geçtiler. Kısa süre sonra, kapı zili çaldı ve içeriye Demir’in özel berberi girdi. Berber, salonun ortasına bir muşamba serdi; sanki bir sanat eseri yaratılacakmış gibi. İki genç, şahane bir tıraşın ardından duş aldılar. Duştan çıkan Çağrı hemen cilt bakımı talep etti. Demir ise, ruh halinin aksine, vücuduna ekstra özen gösteriyordu.Odasına girdi. Mesele, ne giyeceğiydi. Takım elbiseleri, onun zenginliğini fazla bağıracaktı ve "normal öğrenci" imajını bozardı. Gözü, dolabın bir köşesinde duran siyah chino pantolona takıldı. Süper. Altına siyah kemik atletini geçirdi, ferah bir parfüm sıktı. Ardından, pantolonla aynı tonda, spor bir siyah gömleği üstüne attı. Gömleği pantolonun içine sokarak kemer takmak gibi bir zahmete girmedi.Salona geldiğinde Çağrı, yüzüne bir maske yapıştırmış vaziyette, hayranlıkla ona baktı.“Lan oğlum, cenazeye mi gidiyoruz?”Demir, Çağrı’ya soğuk bir bakış attı: “Az daha konuşursan, senin cenazene bu şekil gelirim.”Çağrı gülümsemeye devam etti: “Sen normalde saçını bile taramazsın. Kime bu hazırlık?”“Sanane Çağrı? Sanane oğlum! Allah’ım ya, deli misin oğlum? Hadi, seni mi bekleyeceğiz?”Saat akşam oldu ve Çağrı ile Demir, kafeye geldiler. Kafe, Nida’nın doğum günü için rengarenk balonlar ve loş, sıcak ışıklarla süslenmişti.Demir, salona girmeden önce telefonunu kontrol etti. Bal’dan gelmiş on parça mesaj vardı: “Seni partiye bekliyorum,” “Lütfen gel,” gibi aceleyle yazılmış notlar. Demir’in yüzünde belli belirsiz bir ifade oluştu. Neşeyle mutluluk arasında sıkışmış, karmaşık bir ifade.Nida’nın ailesiyle selamlaşan ikili, hemen bir masaya geçti. Dans müzikleri çalıyordu, etrafta lise enerjisi fışkırıyordu.Tam o sırada, lüks ve göz alıcı bir takım elbise giymiş, hafiften ukala duruşlu Aras isimli gıcık bir çocuk, Nida'nın elini normalden fazla samimi sıktı.Çağrı hemen mırıldandı: “Asıl hedefin başkası olmasa, o eli kırardım.”Demir, başını Çağrı’ya çevirdi. Gözleri tehlikeli bir şekilde kısıldı: “Kimmiş asıl hedefi?”“Bal ya! Nida’nın kuzeni.”Demir’in gözleri Bal’ı aradı. Bal, Nida’nın hemen yanında, Aras’a rahatsız bir ifadeyle bakıyordu.Çağrı devam etti: “Kız bunu kaç kere reddetti. Takıldı kızın peşine diye de ekledi.”Demir, Bal’a dikkat kesildi. Siyah gömleğinin altında atan kalbi, normal ritminin dışına çıkmıştı. Pasif intihar düşüncelerinin yuttuğu adam, anlık bir koruma dürtüsü hissediyordu.

BÖLÜM 2 (Devam) Demir, bir an bile tereddüt etmedi. Gözlerindeki buz gibi kararlılıkla, Aras’a doğru yürüdü. Çağrı şaşkınlıkla arkasından geliyordu. Bal, Demir’i görür görmez rahatlamış bir ifadeyle hemen yanına yaklaştı. Demir, Bal’ı görmezden gelerek doğrudan Aras’ın karşısında durdu. Elini, Aras’ın üzerindeki pahalı görünen takımın ceketine attı. Parmağıyla kumaşın dokusunu kontrol eder gibi yaptı. “Hmm,” dedi alaycı bir ses tonuyla. Aras, sinirle Demir’in eline vurdu. “Lan dur! Yırtarsın falan, sonra ödeyemezsin. Bebek gibi ağlarsın karşımda.” Aras’ın sesi, mekândaki müzikten daha yüksek çıkmıştı. Demir, Aras’a, varlığını bile umursamıyormuş gibi, alaycı bir ifadeyle baktı. Yüzünde, zenginlik içinde yoksulluk çeken birinin kibri vardı; gerçek yoksulluğu küçümseyen bir kibir. “Ee,” diye başladı Demir, sesi sakindi ama her kelime bir darbe gibiydi. “Bu takımı kiralamak için annen kredi çekti, değil mi?” Aras’ın yüzü anında kasıldı. Demir duraksadı. Gözleri Aras’ın sarsılan özgüvenine kilitlendi ve darbeyi indirdi: “Babanın, gerçi, bana çekemez. Kredi borçlarından dolayı tutuklanmıştı.” Ortalıkta fısıltılar yükseldi. Aras’ın gözleri doldu, yüzü bembeyaz kesilmişti. Demir’e baktı, sesi titriyordu: “Bana bak… Kes sesini. Uzaklaş benden.” Demir o sırada ona daha da yaklaştı. Vücudundan yayılan ferah parfüm kokusu, Aras’ın burnuna yaklaştı. Omuzlarını hafifçe öne eğdi ve Aras’ın kulağına, yalnızca ikisinin duyabileceği bir ses tonuyla fısıldadı: “Ve bir daha seni Bal’ın etrafında görürsem, ödeyemeyeceğin bir borcun daha olur.” Demir geri çekildi. Çağrı şaşkınlıkla ve hayranlıkla iki gencin arasında kalmıştı. Bal’ın yüzünde ise şaşkınlık, ürkme ve minnettarlık arasında gidip gelen karmaşık bir ifade vardı. Aras, ne yapacağını bilemez halde, rengi atmış bir şekilde mekânın kalabalığına karışıp uzaklaştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.