İçeriğe geç

Ölümün Nefesi

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Ölümün Nefesi

Bölüm 5

GERÇEKLER

Gözlerimi açtığım da bir odadaydım. Odada herşey siyah ve koyu griydi. Hava aydınlanmaya başlamıştı. Başımda bir ağrı vardı. Kalkıp aynadan kendime baktığımda anlıma pansuman yapılmıştı.

Kızıl kadının dedikleri kulaklarımda çınlıyordu. Odanın kapısını açıp çıktım. Merdivenlerden aşağıya doğru indim. Kocaman bir salon , amerikan mutfağı vardı. Salonda uzanan Pamir'i gördüm. Yanına doğru yaklaşıp tekli koltuğa oturdum. Uyuyordu. Onu izlemeye başladım fakat kadının dedikleri hâlâ aklımdaydı. Bir süre onu seyrettim. Sonra uyuyakaldım.

Gözlerimi araladığımda Pamir yoktu. Burnuma yemek kokuları geliyordu. Kalkıp mutfağa doğru gittim. Pamir kahvaltı hazırlıyordu.

Beni fark edip " Günaydın " Dedi.

Bende ona "Günaydın" Dedim.

" Kahvaltı yapalım " Dedi gülümseyerek.

" Konuşalım " Dedim sert bir şekilde. Hiçbirşey olmamış gibi davranıyordu.

"Önce kahvaltı yapalim" Dedi.

"Önce konuşucaz " Dedim.

"Balım" Dedi sert bir şekilde. "Önce kahvaltı yapıcaz " Dedi.

" Sen kahvaltını yap Pamir konuşmicaksan gidiyorum" Diyip kapıya doğru yürüdüm. O sırada o kadar hızlı yanıma geldi ki şaşırdım.

Kolumu tutup " Neyi bilmek istiyorsun Balım " Diye bağırdı.

" Neyi mi? Sence neyi bilmek istiyorum Pamir? " Diyerek bende ona bağırdım.

Beni kendine doğru çekti. Ve bir anda beni öptü. Dudakları o kadar sıcaktı ki kendimi ondan ayırmak istemedim. Dudakları dudaklarımın üzerinde duruyordu. Nefesini içimde hissediyordum. Bir eli belimi sıkıca kavramıştı diğer eliyle de saçlarımı okşuyordu. Dudaklarımdan yavaşça ayrılıp alnını alnıma dayadı. Gözleri kapalı öylece durduk. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu.

Bir süre sonra gözlerini aralayıp " Kahvaltı yapalım sonra herşeyi anlatıcam söz veriyorum " Dedi. Başımla onu onayladım. Elimden tutup masaya götürdü beni.

Masaya oturduğumda heyecandan ölecektim. Aklım başımdan gitmişti. Herşey hazırdı masada . Bi kuş sütü eksik dedikleri masa buydu.

" Balımmmm " Dedi m harfinin üzerine baskı yaparak.

Ona bakıp " Balım mı? " Diye sordum.

O da bana " Adın Balım değil mi? " Dedi.

" Haa, E-evet" Diyebildim.

" Ekmeği uzatır mısın? " Dedi gülerek.

" E-ekmeği mi? " Dedim.

Kafasını sallayıp bu halimden eğlendiğini görebiliyordum. Utanmıştım bu halimden. Ekmeği ona doğru uzattım.

" T- teşekkür ederim Balımmm" Dedi beni taklit ederek ve m ' yi vurgulayarak.

" Eğlendiriyorum herhalde seni " Dedim kaşlarımı çatarak.

" Çok " Dedi.

Gülmeye devam ediyordu. Gözlerimi devirdim ona ve yemek yemeye başladım. İkimizde hem gülüp hem kahvaltımızı yaptık. Sonra sofrayı toplayıp kahve yaptık.

Koltuğa geçip oturduğumuzda " Artık konuşmanın vakti geldi" Dedim. O da başını sallayıp yanıma oturdu.

" Balım ben sana bunu nasıl anlatıcağımı bilemiyorum. Bunu anlattıktan sonra belki de benden tamamen uzaklaşıp gideceksin. Korkuyorum Balım gitmenden korkuyorum. İlk defa korkuyorum işte " Dedi. Sesi o kadar tiz çıkıyordu ki içimde birşeyler eridi ona karşı.

" Korkma Pamir herşeyi anlat artık bana benim de bilmeye hakkım yok mu?" Dediğim an gözleri gözlerimde, elleri ellerimde bir kaç saniye durdu.

Derin nefes aldı. " Balım ben vampirim " Dedi.

Ne diyeceğimi bilemedim ve öylece ona bakakaldım. Bir kaç dakika geçti ben hâlâ donmuş gibi ona bakıyordum. Sonra kendimi toparlayıp ağzımdan bir kaç kelime döküldü sadece. " Ben seni bırakmayacağım Pamir" Dedim. Kendine doğru beni çekip sıkıca sarıldı.

Bu dediğime şaşırmıştı bunu beklemiyordu. Bunu ben bile beklemiyordum.

" Herşeyi bilmek istiyorum. " Dedim. O da aşağı yukarı kafasını salladı.

" Ne bilmek istiyorsan sor bende anlatayım " Dedi.

" İnsan kanıyla mı besleniyosun? " Dedim.

" Hayır vampirler güçlenmek için insan kanı içer. İnsanlar gibi yemek yiyoruz, içiyoruz. Güçlenmek için kan içmemiz gerekiyor evet fakat bunu hayvan kanıyla da yapabiliyoruz. Fakat kan gördüğümüzde kendimizi tutmamız çok zor. Her vampir karşısındaki insanlara gözlerine bakarak istediklerini yaptırır ve hepsi çok hızlıdır.

" Ölümsüz müsün? " Diye sordum.

" Kalbime bir hançer saplanana kadar ölümsüzüm. Bizi öldürmek için tam kalbe hançer saplanmalı " Dedi.

" Başkaları da var yani " Dedim.

"Evet ve sadece vampirler yok kurtlar da var " Dedi.

" P-peki kaç yaşındasın? "

" 120 yaşındayım " Dedi.

" Başka soracak birşeyim yok " Dedim. Ellerim titriyordu. Bu kadar şey öğrenmek beni çok şaşırtmıştı. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemiyordum.

" Balım ben senden hoşlanıyorum. Gitmeni istemiyorum . " Dedi.

Kalbim hızla çarpıyordu. Bende ona karşı birşeyler hissediyodum. Olabilir miydik bilmiyorum ama kesinlikle şansımızı denemeliydik.

Elimi yanağına koyarak " Seni bırakmicağım ne olursa olsun" Dediğim an kendine doğru çekip beni öptü. Bedeni ne kadar soğuksa dudakları bi o kadar sıcaktı. Kocaman sarıldım ona.

" Patene gitmem gerek . Tabi önce eve gidip üzerimi değişmeliyim" Dedim.

" Ben bırakırım seni " Dedi.

Kafamla onaylayıp eşyalarımı aldım. O da hazırlanıp çıktık. Arabada pek konuşmadık genelde şarkı dinledik. Olan biteni düşünüyordum camdan dışarıyı izleyerek.

" Geldik " Dedi.

Kafamı sallayıp aşağı indim o da peşimden indi.

" Akşam yemeğe gidelim " Dedi.

" Olur " Dedim.

Sonra kendine çekip bana sıkıca sarıldı. Saçlarımı kokladığını hissettim. Bende ona sıkıca sarıldım. Bedeni ne kadar soğuksa sarılması, gülümsemesi, konuşması, bakışları bi o kadar sıcak bir yuva gibi. Onun yanında kendimi güvende hissediyorum.

" Akşam beni alırsın 20:00 ' de " diyip göz kırptım.

O da gülümseyerek beni tekrarladı.

" Akşam 20:00' de alırım seni " Dedi.

Ona el sallayıp içeriye girdim. Eve girdiğimde Deniz evde değildi. Deniz'i aradım ve akşam onun da eve gelmediğini öğrendim. Erkek arkadaşında kalmış . Sesi de çok mutlu geliyordu. Biraz konuştuktan sonra telefonu kapattık. Hemen duşa girip üzerimi değiştirdim. Sonra piste gitmek için yola koyuldum.

Piste geldiğimde Mustafa abi karşıladı beni.

" Nasılsın Balım " Dedi.

" İyiyim Mustafa abi sen nasılsın? Dedim.

" İyiyim sağolasın kızım " Diyerek gülümsedi.

Bende ona gülümseyerek ilerledim. Soyunma odasına gelip üzerimi değiştirdim.

Pistin yanına geldiğimde Yaman ısınmaya başlamıştı. Beni gördüğünde yanıma gelip sımsıkı sarıldı.

" Naber güzellik " Dedi.

" İyi sen " Dedim.

" İyi de yorgun görünüyorsun " Dedi.

" Gece uyuyamadım ondandır . Hadi başlayalım " Dedim.

Kafasıyla onaylayıp beraber kaymaya başladık.

Yarışmaya az kalmıştı ve yarışmayı kazanırsak hayatımız kurtulacak. Bunu bildiğimiz için çok sıkı çalışıyorduk. Yarışmayı kazanana para ödülü vardı.

İki üç saat kadar prova yapıp kafeye gittik. Yemek yedik, sohbet ettik, kahve içtik. Piste gittiğimizde insanlar gelmeye başlamıştı. Saat 17:00 ' e kadar ders vermiştim. Artık çıkma vaktim gelmişti. Üzerimi değişip çıktım. Kulaklığımı takıp ilerlemeye başladim. Yavaş yavaş yürüyordum. O an bir el ağzımı kapattı ve karanlık.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.