Bugün yine herzamanki gibi yatağımdan kalktım ve sehpanın üstündeki notla gözle-
rim oraya yöneldi. Anlamayan gözlerle notu aldım ve okumaya başladım.
" Merhaba Zümrüt beni özlemişsindir umarım "
Buda neydi böyle derken beynimde geçmişe bir yolculuğa çıktım...
( 2 YIL ÖNCE )
Bugün yine okul için uyanmıştım. Üstümü bile giyinmeden direkt banyoya koştum. Banyo çıkışı üstüme beyaz çizgilimbir kazak ve altıma beyaz bir pantolon giymiştim. Orjinal kombin işte ne beklersin. Üstüm ile ilgili son dokunuşlarımı yaptıktan sonra a-
şağı indim, kahvaltı yaptıktan sonra dışarı çıkıp Deryayı beklemeye başladım. Bir anda iki çift elin gözüme gelmesi ile yerimden sıçradım. Arkamı döndüğümde yerde kıvra-
nan bir Derya ile karşılaştım. " Öf! Derya bana arkadan gelme diye kaç kere demem lazım?" " Sen konuşmayı bırakta bana yardım et." Başımı onaylarcasına salladım ve elimi uzattım. Elimi tuttuğu gibi benide yere çekti. İkimizde gülmeye başladık. Derya ile Küçüklükten beridir arkadaşız ve şuan aynı okulda ve aynı bölümü okuyoruz. O çok tatlı biri ama şimdi yerden kalmamız lazım çünkü etraftan geçen insanlar bize bakı-
yorve bu benim hoşuma hiç gitmiyor. Hemen ikimizde kalktık ve okula doğru yürü-
meye başladık.
🩺🩺🩺
Okula gelmiştik ve sınıfta hocamızın gelmesini bekliyorduk. En sonunda namı değer Ekin Altayda geldiğine göre derse başlayabiliriz.
🩺🩺🩺
Zümrüt derste hocaların da bir şeyler olduğunu düşünüyordu çünkü normalde Ekin hoca komik ve eğlenceli biri olmasına rağmen bugün hiçte mutlu değildi, yüzü solmuştu ve sinirliydi. Ders bittikten sonra yanına gitti ve "Hocam iyimisiniz? " diye sordu. Hocaları ise buna klasik ve sade bir cevap olarak "İyiyim "diye cevap verdi.
🩺🩺🩺
" Ya! Şu kızı düzgün getir masaya Polat " " Deniyorum Ekin " " Tamam uzatma hadi daha çok işimiz var " " Tamam ".
🩺🩺🩺
Bugün günlerden Perşembe ve yine yeni bir gün. Çok mutluydum bugün ama nedenini bilmiyorum. Hemen Deryayla buluşmak istiyordum ama annemin beni kahvaltı yaptırmadan evden çıkartmayacağını da biliyordum. Annem her seferinde daha ağızımdaki bitmeden yenisini sokuyordu " Anne diyogumda bqnı bi slanmi "
" Ağızında yemek varken konuşma tatlım ". Annem bir şekilde bıraktı ve bende hemen kendimi dışarı attım. Derya ile buluştum ve şuan okula doğru yürüyoruz. Otobüs ile gitme şansımız varken yürüyerek birlikte gitmek daha güzeldi. Okula geldiğimizde Alt kattaki kalp hastalıkları sınıfının önünde bir şeyler dönüyordu anlamadığım için hemen sınıfın yakınına geldi. Sınıfın hepsi bana bakıyordu çünkü beni iy tanıyorlardı.
( 4 AY ÖNCE )
Okuldan çıkmış eve doğru yürüyordum. Olduğum sokağın ilerisinde bir bağırış sesleri geliyordu. Yavaş bir şekilde oraya doğru yürüdüm. Kafamı yavaş bir şekilde eğip bak-
tığımda birkaç tane kız yerde yatan bir kıza hem hakaret ediyor hemde vuruyorlar dı. Zorbalıkları sevmezdim, biliyordum bende bu duyguyu. Hemen yanlarına gittim ve dur-
durmaya çalıştım. Onlar beni dinlemeyince bende kendi usullerine hallettim. Birkaç tane yumruk yemem haricinde kızları bayağı bir hırpaladım. Sonra onlar kaçarken yerde duran kızın yanına gittim. Bana şaşkın bir halde bakıyordu. " Öncelerden boks dersi almışlığım vardı" Bunu deyip gülümsedim ve onu ayağa kaldırdım. Yandaki banka oturttum ve " Benim adım Zümrüt Özdemir " " Bende Ayşe Açıkgöz " " Niye onlar sana zorbalık yapıyorlardı Ayşe?" Bunu sorduğumda biraz yüzü düştü ama an-
latmaya başladı. " Ben buraya geleli daha 5 ay oldu. Gelmemim nedeni ise Babam. Babamın işi buradaydı bizde buraya gelmek için hazırlanıyorduk. Bir gün anneme telefon geldi ve bu telefonu Babamın bize vefatını verdi. Babam işte bir kaza ge-
çirmiş. Buraya gelmemiz bu sayede daha da hızlandı. Bana niye sen geldin buraya okumaya dersen annem hasta benim bende ona bakıyordum oyüzden buraya geldim. Olaya dönecek olursak annem hastalığı yüzünden işte çalışmadığı için bende iş aramaya başladım. Bir pastanede işe başladım. Okula kayıt olduğumdan beridir melis ve arkadaşları herzaman bana zorbalık yaparlardı. Bir gün beni işte çalışırken görmüşler ve okula geldiğimde bana " Sen iştemi çalışıyorsun dörtgöz " dedi. Bunlardan beridir dediğim gibi benim peşimi bırakmıyor. " Ben böyle şeylere dayanamazdım ve hemen ona sarıldım. " Bundan böyle ben seni korurum ve her-
zaman arkandayım. " " Teşekkürler "
( ŞİMDİKİ ZAMAN)
Sınıfın kapısından içeri adımladım. Ayşe yoktu. Melis olan kız hemen " Yine işin-
dedir ok dörtgöz" Sinirlerim tepeme çıkmaya başlıyor. Kendime hakim olmamaya karar verdikten sonra Melisin yakasından tutup kapıya yaslıyorum. " Bir daha onun hakkında bir şey dersen ölümün yaklaşır haberin olsun" Onu bırakıp sınıfa doğru gittim. Ayşe asla okula gelmemezlik yapmazdı. Sınıfa gelip sinirle yerime oturdum. " Bugün de sinirlisin bakıyorum pullu" " Bana öyle deme diye kaç kere dedim sana Bora" Bu senin sorunun pullum " " Aish " Borayla hiç uğraşamazdım. Şuan tek aklımda olan kişi Ayşeydi...
