"En derin korkular, gecenin sessizliğinde ortaya çıkar derler. Sizce doğru mu?" Gece yarısına daha dört saat vardı. Yukarıya odama çıkıp hazırlanmaya başlamıştım. Üstüme en sevdiğim kıyafetlerim olan siyah dar bir kazak altımda da çok dar olmayan siyah bir kargo pantolon giymiştim. Sonbahar ayında olduğumuz hâlde hava çok soğuktu. Aynadan kendime bakınca kendimi kötü hissettim. Çünkü sağ gözümün yanında uzun bir çizik vardı. Ne yapsam boşunaydı çünkü geçmiyordu. Küçüklüğümden bir hatıra kalmıştı. Öyle kötü bir hatırası vardı ki hatırlamak dâhi istemiyordum. Ben kendi düşüncelerime içinde kaybolduğum için içeriye gireni görmemiştim. Arkamdan bana yanaşarak dip dibe duracak şekilde durdu. Sertliği arkamdan değiyordu. Sonra hemen dönüp karşı karşı geldik. Onun gözlerine baktığımda çok derin duygular gördüm. O kadar derin ki şuan beni istediğini biliyordum. Sessizliğinde herşeyi anlıyordum. Parmak uçları yavaşça sağ gözümün yanındaki yara izinde gezdirdi. Yavaş ve sakince sanki ben seni kusurlarına hayranım der gibiydi. Elini çektiğinde yara izime öpücükler yağdırmaya başladı. Sonra elimi tutup yara izimin üstüne koydu ve fısıldayarak - Bu dünya seni yaraladı belki ama ben o yaranın kabuğu olurum ve seni yine iyileştirmesi bilirim. Yeter ki sen üzülme diye o yarayı yapan şerefsiz köpeği bulur mezarda olsa bile çıkarır tekrar öldürmek isterdim. Çünkü seni yaralayan insana ben hiç acımam tamam mı, üzülme hem senin bu halin daha güzel. Ben seni her halinle seviyorum.
Kalbimi eriten sözlerle ne diyeceğimi bilememiş ve donup kalmıştım. Ona sahip olduğum için çok şanslıydım. Hiç bişey dememiş ama bütün duygularımla ona sımsıkı sarıldım. O da hiç konuşmadan benim rahatlamama izin verdi. Geri çekilerek yüzüne baktım.
-En çok neyden korkuyorum biliyor musun?
-Neyden korkuyorsun.
-En sevdiklerimin bir daha bana ihanet etmesinden. İhanete çok uğradım ama sevdiklerim yaparsa ona dayanam. Sen bana ihanet etmezsin dimi?
- Hayır anladın mı, sana asla ihanet etmem. Bütün dünya karşıma gelse bile seni karşıma almam. Ben salak mıyım sanki seni karşıma alır mıyım hiç.
İkimizde kahkaha atarak dışarı çıkmak zorunda kaldık. Çünkü zaman gelmişti. Arabalara giderken herkesin orada olduğunu gördüm. Suikatçıların hepsi oradaydı. Herkes bizim indiğimizi görünce sesleri kesildi. Saygılarını göstermek için eğildiler. Hepimiz arabalara bindik. Uraz ve James bizimle aynı arabaya binmiştik.