Başlangıç tarihinizi ve saatinizi belirtebilirsiniz bay ve bayan okurlar:)
Keyifle okumanız dileğiyle
~Ayza Keskin'in Anlatımından~
"Ya yeter artık yeter" sus diyorum sana anlamıyor musun beni, kuş beyinli diyen Defneyle birlikte kendimi tutamayıp kakkaha attım.Onu takmayan Çınar, küçüklüğünde neredeyse herkesin yaptığı gibi elinde tuttuğu tarağı mikrofonmuş gibi kullanarak karga sesiyle
Dursunnn zaman
"Dursunnn", diyorsun daaa
Oyun değil ki yaşamakkk
Sen inanmasan daaa
Bi' son var, anlaaaa
Herkese inattt
diye bağırırken başlarım sana da inadına diyerek kardeşinin üstüne atlayan Defne,onu susturmak için eliyle ağzını kapatıyordu.Biraz daha müdahale etmezsek sesini kesecem diye, boğarak öbür tarafta yolluyacak ve böylece ebedi bir sessizliğe gömecekti garibimi.Yağız da benimle aynı fikirde olmalı ki göz göze geldiğimiz an kalkarak Defne'yi kollarından tutup Çınar'ın üstünden uzaklaştırmaya çalışmıştı.Sadece çalışmıştı ama çünkü Defne "Bırakın beni diyerek
kurtulmaya çalışıyor, diğer yandan da Çınar'a tekmeler savuruyordu.Kendine daha yeni gelen bizim muzip,dersini almamış olacak ki Yağız'a "Tutmayın küçük enişteyi salın gelsin" demesinin ardından Defne, benim ondan beklemediğim, belki o da kendinden beklemediği bir kuvvetle Yağız'dan kurtulmuş tekrar atlamaya hazırlanmışken Çınar'ın"Ayy yetişin komşular,adam öldürüyorlar"diye bağırıp benim arkama saklanmasıyla birlikte, odanın kapısı da büyük bir gürültüyle açılmıştı.Uyku sersemi Ayaz
-Ne oluyor lan burada deyip etrafa biraz göz gezdirdikten sonra avına ulaşmaya çalışan bir aslan edasıyla duran Defne'yi ve benim arkama yarı saklanmış yavru ceylan bakışlı Çınar'ı görmüştü.
Uyandırılmış olmanın siniriyle derin bir nefes aldıktan sonra size bir şey oldu sandım,nasıl kalktığımı bilemedim.O karga ses senin miydi lan şimdi kim alacak seni benim elimden deyip yaklaşmaya başladı.
Hâlâ muzipliğinden bir şey kaybetmemiş Çınar,arkadan eliyle beni göstererek tabii ki sevgili Ayzacım demişti.Çınar'a odaklanmaktan beni daha yeni gören Ayaz, "Çekil ordan sana bir şey olmasın" diyerek beni göndermeye çalışıyordu.Olsun dedim,bana bir şey olsun.Çoktan olmadı mı zaten?Zararın en büyüğü fiziksel şiddetle verilen değil,burayla verilen şiddettir dedim kalbini göstererek.Gözlerinde ki öfke yerini boşluğa bırakmıştı.Aramızda bir etkileşim vardı.Onu seviyordum zaten bunu kendisine de söylemiştim Ama bana verdiği cevap,soğuğum ben, adım gibi Ayazım sen üşürsün benim donduruculuğumda, senin de güneşini almaya hakkım yok olmuştu.Böylece hiç başlamayan ilişkimiz bu sözlerden sonra da tamamen son bulmuştu.O günden sonra konuyu kapatmış ve eskisi gibi kalmaya karar vermiştik.Bakışmamızı bölen Çınar'ın hiçbir şey olmamış gibi acıktım ben demesiydi.Ona mal mısın acaba bakışları attıktan sonra odada asılı duran saate çevirdim gözümü 14.00'ı gösteriyordu.Belki de öğlen yemeği yememizin bu olayı unutmamıza yardımcı olabileceğini düşünerek Defneyi de yanıma alıp bir şeyler hazırlamak için mutfağa gitmiştik.Herkese sandviç tarzı bir şeyler hazırladıktan sonra çocukların da gelmesiyle yemeye başlamıştık.Her zaman ki gibi ağzı boş durmayan Çınar,kardeşinin gönlünü alabilmek için "Bu sandviçin güzelliği halis mi, ömrümde böyle bir şey tatmamıştım.Acaba benim güzel meleğimin eli değdiği için mi böyle" ha defnecim deyip cevap beklemeye başladı.Defne güldükten sonra güzel meleğin içine tükürdüğü için,olabilir dedi.Bunu duyan Çınar,midesi bulanmış bir şekilde tuvalate koştuktan sonra hepimiz güldük.Bu salak çocuk hariç, herkes biliyordu ki Defne böyle bir şey yapmazdı.10 dakikanın ardından gelen Çınar," ya bir insan suya tükürür, kahveye tükürür ne bileyim çaya, kolaya tükürür.Ama sandviçe de tükürmez ya"diyerek peçeteyle hâlâ ağzını siliyordu.Evet, salak kardeşim tükürmez, hele ben gibi insaflı bir kardeşin varsa hiç tükürmez deyip Çınar'ı sandviçin temiz olduğu konusunda ikna etmişti.İçi rahatlamış bir şekilde hiç bir şey olmamış gibi yemeye devam eden Çınar yine bizi güldürmüştü.5 kişilik arkadaş grubumuzun neşe kaynağıydı.Yemekten sonra masayı Defneyle birlikte toparlamış film izlemek için oturma odasında toplanmıştık.Bugün size çok güzel bir film izleticem canlarım diyen Çınar'a Ayaz ters ters bakmış senin bulduğun filmden ne hayır gelir diyerek onu reddetmişti.Gerçekten Çınar'ın bulduğu filmler ya çok karanlık,ya görüntüsü ya da sesi bozuk saçma filmler oluyordu.Tamam, tamam bu iş ben de diyerek kardeşinin yerini devralan Defne, geçenlerde Netfilix'e eklediği birkaç korku filminden birini açmıştı.Daha film başlayalı 3 dakika olmuştu ki Çınar sanki bir şey varmış gibi Ayza, bak canavar orada gördün mü diyerek beni dürtüyordu.Bu çocuğu bir daha korku filmi izlerken yanıma oturtmamalıyım diye notumu aldıktan sonra o bir hayalet Çınar,canavar değil dedim.Gözleri büyümüş bir şekilde hayalet mi dedin ama ben ondan daha çok korkarım dedi .Herkes rahatsız olmuş bir şekilde Çınar'ı susturmaya çalışırken her sahnede korkup kanepeye iyice sinen Çınar kolumu sıkıyordu.Sol kolumu Çınar sağ olsun artık hissetmiyordum, ölmüş olabilirdi.Ayza,bak şu herife dedi hiç susmayan baş belası,ne kadar korkunç de mi garip garip hareketler yapıyor. Ya sabır çekerek Çınar dedim, o cinli adam.
Neee diyerek ayağa fırlayan Çınar, bu sefer Defne'nin filmi durdurmasına sebep olmuştu. Senin derdin ne çocuk bir film zevkimiz vardı onun da içine ettin diye kızan Ayaz'a kendini açıklamaya çalışan Çınar, ama Ayza bana adamın içinde cin olduğunu söyledi dedi. Allah'tan sabır dileyen Ayaz,buna mı korktun lan sen de, gündüz vakti film izliyoruz ve korku,adamın içinde cin değil de kelebek mi olacaktı dedi Ayaz.Hafif gülsem de belli etmemeye çalışarak aradaki tartışmayı bitirmeye çalıştım.Galiba sabah ki olaylardan dolayı siniri yatışmayan Ayaz,Defne'nin de araya girmesiyle kavgayı iyice büyütmüştü.Gözleriyle yardım dilenir gibi bakan Çınar'a kendi başıma bir şey yapamazdım.Çünkü birken iki olmuşlardı.Bu sefer ben de yardım dilenir gözlerle Yağız'a baktım.O da halime acımış olacak ki koşarak geldi.Dizilerde birbiriyle kan davalı olan iki aileden farkımız yoktu.Mahalle kavgası gibiydi.Eğer dışarıda olsaydık, dedikoducu teyzeler çekirdek çitleyerek izlerdi bu halimizi.Arada kalırsam ezileceğimi fark ederek azıcık kenara çekildim.En son gördüğüm, Ayaz'ın kolunu ısıran Çınardı.Tam bu tartışma nasıl bitecek derken evrenin bir işareti olarak hepimizin telefonuna mesaj bildirimi gelmişti.Tabii ki hala bağrışmaya devam ettikleri için bunu duymamışlardı.Onları kendi hâline bırakmaya karar vererek telefonumu elime aldım.Bildirimin üstüne bastığımda okuduğum mesaj karşısında az önceki hâlimden eser kalmamıştı.Beklemediğim şey karşısında yüzüm bembeyaz kesilmişti.Çocuklar, telefonunuza bakın dedim.Hâlâ beni duymamalarına sinirlenerek şu lanet telefonlarınıza artık bakın diye bağırdım.En sonunda benim bağırmamla birlikte tartışmaya ara vermişler ve bana iyi misin diye sormuşlardı.Mesajı okuyun dedim.Ne mesajı diye sorgulayarak telefonlarına bakmaya başladılar.Onların da tepkisini merak ettiğim için gözlerimi, yüzlerinde tek tek gezdirdim.Benden bir farkları yoktu.Aynısı mı yazıyor diye sordum.Sen de ne yazıyor diye sorduklarında,mesajı sesli bir şekilde okumaya karar verdim.Gizli numaradan gelen mesajda tam olarak şöyle yazıyordu.Ölümünüzün ne zaman ve nasıl olacağını bilemezseniz.Biriniz hariç,hepiniz öleceksiniz.
Bölüm hakkında ne düşünüyorsunuz sevgili okurlar?
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum.