İçeriğe geç

Ölümle Vals

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Ölümle Vals

Bölüm 5

Marki

"Beşinci sınırdan gelip de derisini düzeltebilecek güce sahip tek bir kişi olabilir. Peki bu bilgiyi saklamak için ne alacağım Ekselansları Düşes Nova?" Diyerek pişkin bir şekilde sırıttı. Ancak,

"Diğerlerinin öğrenmesi önemli değil. Zaten sen yaymasan da beni gördüklerinde öğrenecekler o yüzden bir şey alamayacaksın." Diyen Nova'ya baktığında kaşları çatıldı. Onun sadece korkak bir köle olduğunu duymuştu ama karşısındaki kişi ne bir korkak gibi ne de bir köle gibi duruyordu. Aksine görünüşüne rağmen gizleyemediği bir asalete sahipti. Cüce, Nova'yı ikna edemeyeceğini anlayıp yalnızca ilacı verip dükkandan ayrılmasını seyredebildi.

Nova, ayrıldıktan sonra mücevherlerini satmak için başka bir dükkana girdi. İki büyük kese altınla oradan uzaklaşırken yüzünde memnun bir ifade vardı. Ancak bu altınları yanında gezdirmesi mümkün değildi. İleri doğru baktı. Sokakların birleşip caddeyle buluştuğu meydanın ilerisinde devasa bir yapı yükseliyordu: banka. Burada her soylunun en az bir adet gizli kasası bulunuyordu. Unvanın üstünlüğüne göre kasaların konumları belirleniyordu. Öyle ki Kayzerin, bankanın altında hazinelerini sakladığı söyleniyordu. Bu durum da bankaya sarsılmaz bir güvenin oluşmasını sağlamıştı. Sonuçta hangi hırsız, Kayzere meydan okuyabilirdi ki? Yüzünde hafif bir gülümsemeyle bankaya doğru yürüdü.

İki şövalye devasa kapıları açarak, Nova'ya yolu gösterdiler. Bir tanesi peşinden geldi, diğeri ise kapıda beklemeye devam etti. Binanın içi de en az dışı kadar ihtişamlı ve süslüydü. Ayakkabıların, cilalı zemin üzerinde çıkardığı sesin eşlik ettiği geniş, giriş holünde beş görevlinin gelenlerle ilgilendiği masaya yaklaştılar. Görevlilerden biri eliyle Nova'ya gelmesini işaret ederken bir yandan da elindeki kağıtları düzenlemeye çalışıyordu,

"Evet, size nasıl yardımcı olabiliriz?" Diye soran görevli, masanın sağ köşesinden boş bir kağıt aldı.

"Bir kasa kiralamak istiyorum."

"Kasa kimin adına kiralanacak?" Diye soran görevli çoktan boş kağıda bir şeyler not almaya başlamıştı bile. Nova yavaşça cevap verdi,

"Nova Valen adına." Bir an için görevli duraksadı ve başını kaldırıp Nova'ya baktı. Yüzündeki ilgi kaybolmuş yerini sıkkın bir ifade almıştı,

"Nova Valen'in Gardenya'da geçmişi olmadığı için bir soylu gibi kasa kiralayabilmesi mümkün değil." Diyerek bir şeyler yazdığı kağıdı ayağının dibindeki çöpe fırlattı. Bu bariz bir aşağılamaydı. Nova, hiçbir zaman işlerin kolay gideceğini düşünmediğinden yaşananlara şaşırmadı ama vazgeçmek için çok erkendi,

"Ah, ama bankanın kurallarında Gardenya'da yaşayan ve unvana sahip olan herkesin kasa kiralayabileceğine dair bir madde yer alıyor." Deyince görevlinin suratı hepten asıldı,

"Bir hizmetçi, hatta köle bana bankanın kurallarından mı bahsedecek? Efendine dediklerimi aynen ilet, onun gibi soysuz birine bu bankada çalışan hiçkimse kasa kiralamayacak. Bir daha bu cüreti gösterirse onu bankanın şikayet edeceğinden hiç şüphesi olmasın. Şimdi defol buradan." Diyerek Nova'yı getiren şövalyeye eliyle işaret etti. Şövalye hızla geldi. Nova'nın kolunu sıkıca tutup kapıya doğru sürüklemeye başladı. Nova kolunu kurtarmaya çalışarak bağırmaya başlayınca tüm dikkatler bu ikilinin üzerinde toplandı,

"Bunu yapamazsınız. Bankanın kurallarına göre efendime kasa kiralamak zorundasınız.!" Ama çevredekiler sadece bakmakla yetindi. Tam kapıya varmışlardı ki iri yapılı, takım elbiseli bir adam merdivenlerden inerken,

"Neler oluyor burada? Ne bu maskaralık?" Deyince bir an için herkes nefesini tuttu. Karşısındaki kişiyi tek bir bakışıyla öldürebilecekmiş gibi duran bu adam belli ki bankada önemli bir pozisyona sahipti çünkü görevliler ayağa kalkıp yerlere kadar eğilerek adamı selamladı. Ağır ama güçlü adımlarla Nova'ya doğru yürüdü. Her adımında yer titriyormuş gibi bir his veriyordu etrafa. Şövalyeye kafasıyla kızı bırakması için işaret etti. O sırada Nova'yla ilgilenen görevli de adamın önüne geçmiş yarı eğilmiş bir halde olanları anlatmak üzere bekliyordu. Ama izin verilmeden konuşmaya başlamaktan korktuğu için ortama garip bir sessizlik hakim olmuştu. En sonunda adam sakin ama korkutucu bir sesle,

"Sorumu tekrarlamam mı gerekiyor yoksa biri konuşmaya başlayacak mı?" Deyince, beklediği işareti alan görevli heyecanla atıldı,

"Ortada sizi endişelendirecek hiçbir durum yok efendim. Yalnızca kendini soylu zanneden aptal bir kızın yaygara koparması... Bırakalım şövalye görevini yapsın, biz de masaya geçelim. Hazırlatmamı istediğiniz bir şey var mı?" Diye cümleleri arka arkaya sıralayınca, cüsseli adam ilgisiz gözlerle onu süzüp,

"Burada neler olduğunu sordum. Ne yapacağımı değil." Dedi. Görevli bu tepki karşısında korkudan bembeyaz kesildi. Bu durum Nova'yı biraz neşelendirse de karşısındaki kişinin ne kadar tehlikeli biri olduğunu hatırlıyordu ve bu neşe hızlıca kayboldu. Başlığının kapattığı gözlerinin görünmemesi onu biraz olsun rahatlatsa da kendinde konuşacak gücü bulamıyordu. Aniden güçlü bir elin çenesinden tutup yüzünü yukarı kaldırmasıyla korktuğu oldu; adamla göz göze geldi,

"Burada neler olduğunu anlatmak ister misin?" Diye soran adamın yüzünde alaycı bir gülümseme vardı.

Bölüm sonu

3 yorum