İçeriğe geç

Ölüme son on

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Ölüme son on

Bölüm 1

Ölümle tanışma..

Hava kasvetliydi. Bu uçsuz sokak neden boştu böyle? Neden kimse yoktu? Anne! Baba!

3 AY ÖNCE...

Duyduğum sesler katlanılmaz olmuştu. Dayanamıyordum, Oğuz atayın bir sözünü anımsadım bir an "benimde ölümüm başladı ölmeden ölmek zormuş " ölümü hissediyordum damarlarımda. Acı iliklerime kadar işliyordu.

Yataktan terler içerisinde kalktım. Bu rüyayı son günlerde çok görmeye başlamıştım.Her defasında karanlığa gömülüp acı çekiyordum. Kalkıp kahvaltı için hazırlanmaya başladım. Göz altlarımda koca mor halkalar.kapatıcıyla halledip aşağı indim.bizimkiler sofraya oturmuş her zamanki gibi beni bekliyorlardı. Şu son haftada yaşadıklarım monotonluktan çıkmış dejavuya dönmüştü. Annem gene o bıkkın bakışlarından birini attı:

-"drakulamız teşrif etti "

Drakula mı?Bu ne biçim bi espriydi?abimin karşısına oturup kahvaltı etmeye başladım.önüme koyulan misket peynire baktıktan sonra ileriye doğru ittim.Babam kendisinden bekleneni yapıp:

-"Ye onlarıda canımı sıkma."

-"Yiyemedigimi biliyorsun.zaten siz ne zaman benim istediklerime saygı duydunuz ki?"

Abimin şuanda kadar susması bile mucizeydi.

-" Senin seçimlerin de isteklerin de hiç bir zaman mantıklı değildi. Hele şu en sonki öleceğimi hissediyorum konuşmasından sonra.."

Evet bana hiç bir zaman inanamayacaklar. Afiyet olsun diyip kalktım.Babamın buraya gel şu saçma çocuksu hareketlerini bırak diyen bağırışlarını yok sayıp odama çıktım. Hava soğuktu bu yüzden paltomu alıp sokağa attım kendimi. Bir süre düşünmeden yürüdüm sonra sağ tarafımda bir karaltı hisi geldi ve bir ürperip arkama baktım. Kimse yoktu. Ne yaşıyordum ben böyle? Sonra gördüğüm ilk kafeye girdim. Kahvaltımı yaptıktan sonra dün geceki başarısız intihar girişimimden kalan bileğimdeki izleri örtüp kafeden çıktım haftasonu olduğu için eve gitmeme gerek yoktu. Biraz yürümeye karar verdim. Az önce hissettiğim o karaltı tekrar peşimdeydi sanki. Neydi bu şimdi? Adım sesleri duydum biran. Bakmaya çekinerek de olsa yandaki dükkanın vitrin camından gördüğüm adam görüntüsüyle irkildim. Ama bir katil soğuk kanlılığıyle yürümeye devam ettim. Gölgenin yaklaştığını görünce adımlarımı hızlandırdım. Ben hızlandıkça oda hızlanıyordu.

Artık koşmaya başladığım zaman arkamdan hızla geliyordu. Kendimi zorda olsa bir ara sokağa atma düşüncesi mantığımım onayından geçti ve bir hışımla kendimi ilk sokağa attım. Sonra biraz daha koşarak ilerledim. İleriki sokaktan sağa dönerken arkamdan gelip gelmediğini kontrol ettim. Bu sırada döndüğüm sokakta bir cisme çarpmıştım. Başımı kaldırıp uzun boylu, siyah giyinen adama bir baktım.Bu kimdi?

Bölüm sonu

6 yorum