Ölümden Öte Nikah
Layla, ilk kez İstanbul’a geldiğinde kar yağıyordu. Karın altında titrerken, içinden tek bir şey geçiriyordu: “Keşke ölseydim de bu şehre ayak basmasaydım.” Çünkü İstanbul ona göre değildi. İstanbul, ışık demekti, özgürlük demekti. Oysa o, karanlığa doğmuştu. Şahinoğulları’nın en küçük kızıydı; babasının “göz bebeği” dediği, amcasının “bir gün başımıza bela olacak” dediği kız. Sonra o bela geldi. Birileri ona dokundu. Elleriyle, sözleriyle, nefretleriyle. Layla ağlamadı bile. Çünkü ağlamaya hakkı yoktu artık. Kaçtı. Van’dan, dağlardan, taş evden, babasının susturuculu tabancasından kaçtı. Günlerce otobüslerde, kamyon kasalarında, aç, susuz… Ta ki İstanbul’un soğuk kaldırımlarına yığılana kadar. Orada, Karaköy’ün karanlık bir sokağında, dizlerinin üzerine çöktü. Gözlerini kapadı. “Allah’ım,” dedi içinden, “al canımı. Yeter ki bir daha babamın yüzünü görmeyeyim.” Tam o anda bir gölge düştü üzerine. Bora Vardarlıydı. Ceketinin yakası kalkık, sigarası dudağında, gözleri gece kadar koyu. Layla’yı kaldırdı yerden. Kız o kadar hafifti ki, sanki bir avuç kar tutmuştu eline. “Kimsin sen?” diye sordu Layla, titreyerek. Bora cevap vermedi. Sadece ceketini çıkarıp kızın omuzlarına koydu. O ceket hâlâ kan kokuyordu. Ama Layla o kokuyu tanıyordu. Ölüm kokusu. Ama bu kez ölüm gelmedi. Bunun yerine bir çift göz geldi; içinde hem cehennem, hem cennet olan gözler. Bora, “Benden korkma,” dedi. Layla içinden güldü. Korkmuyordu zaten. Çünkü korkacak bir şeyi kalmamıştı. O gece, Layla ilk kez bir erkeğin yanında uyudu. Silah sesleri arasında, karanlık bir evde, bir yatağın kenarında, kıyafetleriyle. Sabah olduğunda Bora hâlâ oradaydı. Elinde kahve, gözlerinde uykusuzluk. “Artık kimse sana dokunamayacak,” dedi. Sesi kısık, ama içinde bir dağ kadar ağırdı. Layla ağlamaya başladı. Bu kez korkudan değil. Kurtulduğunu anladığı için. Bu kitap, o gözyaşlarının hikâyesi. Bir kızın, ölümü beklerken aşka rastladığı hikâye. Bir adamın, bir kızı sahiplenmek için bütün dünyayı yaktığı hikâye. Ve o hikâyenin sonunda bir nikâh var. Altında değil “yaşasınlar” yazacak, “yaşayabildilerse” yazacak. Çünkü burada aşk, acıdan doğar. Ve acı, asla bitmez. Hoş geldiniz. Burada her satır kanar. Ve her gözyaşı kurşun kadar ağır.
- Bölüm
- 1
- okunma
- 0
- Beğeni
- 0
- Puan
- —
Bölümler
Benzer eserler
RomanGÖKYÜZÜNE BAK
Üm
4,5Oylama260,7 BGörüntüleme
RomanZerdali Çiçeği (Berdel-Kitap Oldu)
Rana Babaoğlan Taşlı
4,9Oylama37,4 BGörüntüleme
RomanHÜKÜM
ESN_NSRN_
4,8Oylama14,2 BGörüntüleme
RomanDONÖR
Rumeysa
4,4Oylama9.044Görüntüleme
RomanToz Şeker (Gerçek Ailem)
Şekerinyo 🍬
4,4Oylama8.123Görüntüleme
RomanGEÇMİŞİN İZİ
my_AMD
4,8Oylama7.080Görüntüleme
RomanKahraman babam
Nemo
4,4Oylama6.881Görüntüleme
RomanLâl
Amaturkolog
4,5Oylama6.175Görüntüleme
RomanKendimi Buldum/Texting
Özlem
4,3Oylama5.760Görüntüleme
RomanGökçen Gerçek Ailem
SessizOkur6066
5,0Oylama4.650Görüntüleme
RomanNEVA
Sinem
4,9Oylama4.394Görüntüleme
RomanDÖRT MEVSİMDE BİR SEN
AYTEN OKAY
4,2Oylama3.540Görüntüleme

