İçeriğe geç

ÖLÜM YANI BAŞINDA,KİMSEYE GÜVENME

Bölüm 1 · 4 dk okuma

ÖLÜM YANI BAŞINDA,KİMSEYE GÜVENME

Bölüm 1

1.Bölüm ~ Okul Karantinaya Alınıyor

Ölüm belki de yakınında bir yerdedir, hatta belki de sadece bir santim uzağında...

Kapının açılmasıyla irkilip hızla kitabımı kapattım. Karşımda gayet şık bir şekilde hazırlanmış annem vardı.
Her zamanki gibi huzur veren tebessümü ile bana baktı.

"Tatlım biz babanla bir iş yemeğine gideceğiz. Bir ihtiyacın olursa bizi ara tamam mı ?"

"Tamam anne." Kapı kapandığı an kitabıma devam ettim.

Hiç kimseye güvenme, ailene bile. Çünkü onlar bile sandığın kişiler olmayabilirler.

Kitabı tekrar kapattım. Sesli bir şekilde söylenmeye başladım.

"Saçmalık."

Aileme bile güvenemeyeceksem kime güvenecektim ki ?

Kitabı alıp rafa kaldırdım. Belki de bu kitabı okumaya ara vermeliydim. Kitabı rafa koyduğumda son bir kez kitabın altın harflerle yazılmış ismine baktım. "Ölüm yanı başında,kimseye güvenme" evet, kesinlikle ara vermeliydim.

Hırkamı üzerime geçirip balkona çıktım. Kitabın yaklaşık 100 sayfasını okumuştum ve bu 100 sayfanın her bir kelimesinde kimseye güvenmemem gerektiğini anlatıp duruyordu ve bu hayatımı daha çok sorgulamama sebep oluyordu. Küçüklüğümü hatırlamıyordum. Annem ve babamla neler yapardım, en sevdiğim şey neydi, bir arkadaşım var mıydı bilmiyorum. Bazı şeyleri çok net hatırlarken bazı şeyleri hatırlamıyordum bile.

Yaklaşık bir saat kadar oturduğum sandalyede belim ağrıyınca kalkıp odama girdim ve okul için hazırlandım.Aşağı indiğimde yüzüme vuran soğuk hava kendime gelmemi sağlamıştı. Üzerimdeki kabana iyice sarılıp beni bekleyen şoförümüzün yanına gidip arabaya bindim. Okulun önünde indiğimde herkeste farklı bir telaş, hatta biraz da korku vardı. Neler olup bittiğini anlayabilmek için ileride görmüş olduğum hocanın yanına gidecekken yanıma korku dolu bakışlarıyla ve titreyen elleriyle Almina geldi.

"Almina ? İyi misin neler oluyor biri bana da açıklayabilir mi acaba ?"

"Korkunç bir şey oluyor, okulda bir salgın ortaya çıkmış. Farklı belirtileri varmış. Kan kusma, burun kanaması, elde kızarıklık, ayaklarını hissedememe hatta sonunda ölüm var. Bugün sen gelmeden bir saat önce bir kişi bu yüzden öldü. Ve birazdan müdür tüm okulu toplayıp bir konuşma yapacak. O zamana kadar okulun dışına çıkmak yasak."
Almina'nın dediklerini dehşetle dinleyerek sindirmeye çalıştım.

"Sadece bir kaç saat okulda yoktum. Sadece... bir kaç saat."
Nefesimi dışarı verdim. Birilerinin sakin kalması gerekiyordu ve sanırım bu görevi ben üstlenecektim.

Almina'nın omuzlarından tutup ilerlemesini sağladım.

"Tamam gel şöyle otur." Resmen donup kalmıştı. Gözleri dolu dolu karşıya bakıp duruyordu. Ellerine geçirdiği tırnakların izi kanlı kanlı orada duruyordu.

"Ailene haber verdin mi ?" Başını iki yana salladı.

"Haber vermemi ister misin ?"

"Kendim arayıp söyleyeceğim, teşekkürler." Bir kaç dakika sessizlikten sonra bir şeyler demek istercesine bir kaç defa ağzını açtı ve kapattı en sonunda derin bir nefes aldı.

"Nasıl bu kadar sakin kalabiliyorsun ?" Dediği şeyle on saniye boyunca boş boş bakındım. Bir cevabım yoktu, ben de bilmiyordum. Şuan olanlar basit şeyler değildi insanlar çaresizce oturuyor, ağlıyorlardı, kimisi ailesini haberdar ediyor, ailelerini duruma ikna etmeye çalışıyordu. Korkudan nefes nefese kalan insanların arasında öyle sakince oturan bir ben vardım sanırım. Bir de.. biraz daha uzakta hiç bir şey yokmuşçasına ruh gibi duran bir çocuk. Boş boş etrafına bakınıyordu. Benden bile daha soğukkanlıydı. Bu beni ürpertmişti. Sertçe yutkundum. Ve Almina'ya geri döndüm.
"Sanırım daha net bir şey olmadığı için bu kadar sakinim. "
Hafif bir tebessüm ettim ve teselli edercesine omzunu sıvazladım.
Yerimden kalktım "Ben birazdan dönerim. Aileme durumu haber vermem lazım. " Şuanda tek sessiz yer kızlar tuvaletiydi. Koşar adımla oraya gittim ve kapıyı kapatıp annemi aradım. Bir kaç defa çalındıktan sonra meşgule attı. Bir daha denedim ama yine meşgule atınca birazdan tekrar arayabileceğimi düşünüp telefonu cebime koydum. Kapının kulpunu açmak için tuttuğum sırada biraz daha ilerde iki kişinin konuştuğunu duydum ve çıkmak yerine onları dinlemeye başladım.

' Salgın iyice yayıldı. Ve çocukları eve salarsak hastalık iyice artacak. Okul şimdilik 1 ay kadar karantina altına alınacak.Fakat yeterince yiyeceğimiz yok, ayrıca havalar soğuk bu yüzden olabildiğince yastık ve yorgan temin etmemiz gerekli. Olabildiğince rahat bir ortam hazırlamalıyız ki kendilerini daha rahat hissetsinler.'

"Yiyecekleri ve yorganları dert etmemize pek gerek kalmadı. Bunların her birini patron ayarladı ve gönderdi. Şuan aşağıda bir kaç kamyonla gelen eşyaları yerleştiriyorlar."

Patron mu ? Patronları kimdi acaba ? Zaten buranın sahibi bu adamdı, bir de onun mu patronu vardı ? Ve en önemlisi, karantina'ya resmi olarak alınmıştık ve birazdan bunu herkes öğrenecekti.

"Şimdi gidip bunları herkese söylemeliyiz."

Adımlar yavaş yavaş uzaklaştığında hemen çıktım ve aşağı indim. Boş bulduğum bir yere oturdum. Mikrofona vurma sesleri gelince herkesin dikkatini çekmeyi başarmış olan okul sahibi konuşmaya başladı.

"Evet çocuklar, öncelikle yaşadığımız bu durum çok acı ve ani gelişti. Nasıl nereden geldi henüz bilinmiyor fakat umarız en yakın sürede bu hastalığa çare bulacağız. Bu hastalık bizim okulumuzdaki bir öğrencide çıktı sadece. Yani başka hiç bir yere yayılmadı. Ve yayılmaması gerek. Demek istediğim şu ki okulumuz şuandan itibaren resmî olarak karantinada. "

Herkesten yükselen farklı, korku dolu sesler, ağlamalar, pes ettiğini belli eden nefes verişler vardı.

"Karantina 1 ay sürecek. Yani, en azından şimdilik. Her birinize kağıt dağıtılacak ve o kağıtlarda ne beden giydiğiniz, ihtiyaçlarınızın ne olduğu sorulacak. Ve ona göre size kıyafet ve ihtiyacınız olan şeylerin temini sağlanacak. Ayrıca size gayet konforlu alanlar sağlayacağız. Kendinizi rahat hissetmeniz bizim için çok önemli. Bu hastalık bulaşıcı bir hastalık ama 2 güne bir sizlere aşı yapılacak, bunun sayesinde hastalık bulaşma oranı iyice azalacak. O zaman da okulun dışındakilere de bulaşmamış olacak. Şuan gelen kamyonlarda battaniyeler var. Formu doldurduğunuz zaman kıyafetleriniz ve istekleriniz de gelecek. Ve yiyecekler ücretsiz olacak. Umarım en kısa sürede bu durumu atlatırız."

Müdür içeri girdi. Her birimize yaklaşık bir saat sonra formlar verilmişti. Formda bedenimiz ve ihtiyacımız olan şeylerin ne olduğu vardı. Formu doldurduktan sonra görevlilere verdim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.