Asel Mavi~
Yine karşı tarafın yenildiği bir savaş ve yine hiç susmayan insanların yükselen sesleri.
Bu kez nefes nefese kalmama bile fırsat olmadan kendini yerde bulan basit bir rakip.
Yerdekine göz ucuyla bakarak kafesin kapısana vurdum. İlerideki görevli rakibimin öldüğünü bildiği halde kafesi açmamakta emin gibiydi. Gözleri sürekli beni kontrol etme çabasındaydı ancak o da biliyor eğer kapı rakip öldükten 1 dakika sonra açılmazsa kafese yeni biri girer.
Beni böyle kullanmaya alışacaklar gibi duruyor ama bunlar sadece onlardan korktuğumu zanetmeleri için basit bir oyun. Ve her oyun illa ki son bulur.
Kafesin kapısana bir kez daha vurup, onlara sabrımın kalmadığını belli ettim.
Locada ayak ayak üstüne atmış keyif yapan bunak, yanında ki görevliye bir şeyler söyledi. Tam 10 saniye sonra yeni rakibim olan kızı görebildim.
Bu kez benim iki katım olan bir kız.
Görevli benden gözlerini ayırmadan kapıya doğru yaklaşıp kapının yanındaki tuşlara tıkladı , ardından kapının önündeki demirlikler kalktı. Karşımda ki kız sanki dövüşe değil de bir partiye gelmiş kadar heyecanlı ve mutlu görünüyor.
Birazdan ölüceğinin farkında mı? Sanmıyorum.
Acaba onu neyle kandırdılar? Yine benim yeni başlayan bir çömez olduğumu söylediklerini düşünüyorum yoksa bu kafese giren kimse ben varken bu kadar rahat olamaz.
Kız tam karşıma geçmiş sadece sırıtıyor. Ben ise sanki birazdan dövüşecek olan ben değilmişim gibi tırnaklarımda ki ojeyi kontrol ediyorum. Bakım önemli sonuçta. Ölümün kıyısında olsanız bile.
Mikrofondan başlayan geri sayım ile kafesin etrafını sarmış olan kalabalık daha da bağırmaya başladı. Biri bunlari tahminen ne zaman susturur?
Yerimde dikleştim ve karşıdan gelecek olan ilk atağı tahmin etmeye koyuldum. Kız etrafımda yavaşça dönmeye başladı ve hâlâ sırıtıyor. Arkama doğru ilerlerken bir hareketlilik oldu ardından daha ilk hamle de karnına geçirdiğim dirsekle sendelendi.
Kendini toparlamasına fırsat vermeden saçından tutup başını demir korkuluklara vurdum. İki vuruşla beyni birinci rakipte olduğu gibi yere akıcaktı ama ben bu kadar kolay bitmesini bu kez istemiyorum.
Aldığı darbeyle beyni sarsılan sarışını yere doğru fırlattım. Düştüğü yerden toparlanması o kadar zaman aldı ki bi an bayıldı sandım. Ama rakibim usanmamış olucak ki kafasını tutarak ağaya kalktı. ilk biraz sendelense de kafasını hızlı vurmadığımdan olucak ki toparlanmayı başardı.
Hızlı bir şekilde attığı tekme son anda eğildiğimden dolayı sıyırdı ama onun bacağı için aynı şeyi söyleyemicem. Çünkü ikinci hamlede attığı çığlığıyla bacağının kırıldığına emin oldum. O acıyla yerde bağırırken diz kapağımla çene altına attığım tekme boynunu kırdı.
Kafamı kaldırıp locadaki pisliğe baktım. Sinirlenmiş mi o?
Gözünü benden ayırmadan yanındaki görevliye kafasıyla emir verdi. Görevli kulaklığına doğru bir şeyler söyledikten hemen sonra demir kafes yukarı kalkmaya başladı.
Önümdeki leş kaldırılırken ben sadece sırıtarak ona bakıyordum.
Kafesten dışarıya attığım adımla insanların "Ahen" diye bağrışları kulaklarımda çınlıyordu...

Asel Mavi
