"Kızım kalkma vakti"
Uyandım.
Gözlerimi ovaladım.
Bir süre etrafıma bakındım,sersem dim.
Ayağı kalktım. Saçımı topladım.
Yatağımı düzenledim.
Banyoya gittim.
Yüzümü yıkadım.
Aynadaki yansımam bana 'rezaletsin ' dedi.
Umursamadım.
Mutfağa doğru yürümeye başladım.
İçimden şarkı söyledim.
LOVELY
Annem masayı kurmuş telefonuyla ilgileniyor du.
Her gün yaşadığım andı.
Masaya oturdum.
Annem ayaklandı.
"Bu notlar da ne Marel? Beni çileden mi çıkaracaksın?"
Umursamadım. Önüme döndüm.
Matematikten 43 almıştım.
Ağzıma ekmek parçası attım.
Ve tekrar attım.
"Kızım biz seni galiba boş yere okutuyoruz. Daha lisenin bitmesine 1 senen var fakat benim kızım daha sorumluluğunu bilmiyor "
Annem olacak kadına baktım.
Sırıttım.
"O zaman alın beni okuldan "
Yararıma olurdu.
Akran zorbalığı insanı psikolojik olarak etkiliyor du.
Okulda tek akran zorbalığı gören bendim.
Şansıma.
"He tabi hanım efendi başka ne istersiniz?"
Annem yine aynı cümleleri söyleyecekti.
Ama demedi.
Konuşmamı bekledi.
"Ne diyiyorsun anne?"
Ve dedi.
"Seni evlendirelim de bari oradan bir kâr elde edelim"
18 yaşında zaten ben bu evde olmayacaktım.
Kaçacaktım.
Birine değil,hayata kaçacaktım.
Bari hayat bana müşterek olsun.
"Bu konuyu bir daha açma"
Annem elini masaya vurdu.
Sivri bakışlarımı ona çevirdim.
"Ne demeye çalışıyorsun sen?"
Annem bu kez işaret parmağıyla beni gösterdi.
"Bu el sana da kalkabilir unutma"
Elime su bardağını kavradım.
Ve dudaklarıma getirip yudumladım.
Bardağı masaya koydum.
Sandalyeyi geri çektim ve ayağı kalktım.
"Yine çok konuştun "
Anneme sırtımı döndüm.
Gidecektim.
Olmadı.
Annem eliyle saçlarımı kavramıştı çoktan.
İyi yanı vardı.
Saçlarım acımıyor du.
"Bırak"
"Senden bıktım artık!"
Annem duygusal bir sesle bunu derken acaba hangi yüzüyle demişti bunu.
"Bırak dedim sana "
"İkinizde aynısınız, ikinizde umursamaz salaksınız "
Bunu demiyecektin anne.
O benim ikizimdi.
O benim ruhumdu.
"İkizimin adını alacak kadar onu önemsemedin"
"Sen ne dedin?"
"Senin yüzünden ikizim öldü. Sen ve babam sorumluluğunu zu bilseydiniz o şuan hayatta olacaktı "
Annem saçımdan tutarak bedenimi kendine çevirdi.
Saçımı kavramış elini çekti.
Bana yankılanacak kadar sert bir tokat attı.
Başım yana doğru kaydı.
"Keşke sende onunla aynı kaderi yaşasaydın da başıma bela olmasaydın "
Yanağım uyuştu.
Gözlerimin içi yanıyordu.
Galiba ağlayacaktım.
"Seni sevmiyorum "
Annem 'ha' dedi .
"Ne?"
Omuzlarımı dikleştirdim.
Güçlü olmaya çalıştım.
Ve bağırmaya yeltendim.
"Sen bu hayattaki en kötü annesin!"
Canı kadın sendelemişti.
Bana gözleri dolmuş bir şekilde bakıyordu.
Ben ise duygusuz bir resim gibiydim.
Anlaşılmazdım
"Sen bunu bana nasıl dersin?"
"Asıl sen kızına bunu nasıl dersin?"
Birşey diyemedi.
Diyemezdi.
Kazanan belliydi.
MAREL AZER
"Bir daha Meral'in ismini al ağzına o zaman tepkimi daha iyi bileceksin "
Arkamı döndüm tekrar.
Hayır bu sefer saçımdan tutan olmadı.
Tam tersi ağlayan oldu.
"Noluyor kızım burada? Annen niye ağlıyor ?"
Babama bakmadım bile.
Takmadım.
Beni seveni takardım sadece.
Telefonum çaldı.
Arayan kişi;Sanet'i
Telefonu açtım.
Konuşmasını bekledim.
"Neredesin Marel ?"
Etrafıma bakındım.
Evdeydim.
"Bu sorunun cevabı belli zaten Sanet ne oldu?"
Güldüğünü duydum.
Kesinlikle birşey rica edecekti bana.
Gülmesi kesile kesile geliyordu.
3 yıllık arkadaşımdı, tanırım.
"Marel ben..."
"Ne isteyeceksin Sanet lafı geveleme "
Sıkıntılı bir nefes verdi.
"Tunis geldi Marel "
Aynadan kendime baktım.
Meral'in katili bu şehre gelmişti.
Onu buraya geldiğine pişman edecektim.
"Nerede şuan peki ?"
"Bende kalacakmış şuan yoldu"
Sepba da duran Meral'in fotoğrafını aldım.
Gülümseyen bir melekti sanki.
Ama o canı onu katletti.
Ve bunu kanıtlayacaktım herkese.
O şahıs kardeşimi öldürmüş bir katildi.
"Evdesin değil mi ?"
Dolabımda duran siyah hırkayı aldım.
"Evet evdeyim. Noldu bir planın mı var?"
Telefonu yatağa attım ve hırkayı üstüme giydim.
Tekrar telefonu elime aldım.
"Soruya soruyla cevap verme"
Güldü.
"Plan?"
Hırkanın fermuarını çektim,tek elimle.
"Evine geliyorum hazırlıklı ol"
Bir keresinde onu üst tarafını çıplak gördüm.
Geleceğimi bilmesine rağmen giyinmemişti.
Onunla 1 hafta konuşmadım.
"Merak etme üstümde şuan kıyafet var"
Odamın kapısından dışarı çıktım.
Annem ve babama bakmadan.
Ayakkabımı giydim.
Telefonu kulağıma koydum.
"Geliyorum 5 dakikaya "

