İçeriğe geç

ÖLÜM PORTALI

Bölüm 1 · 5 dk okuma

ÖLÜM PORTALI

Bölüm 1

♤1♤

Ay ışığının altında , kanlı boyanmış güvertesinin en ucunda oturuyor şiddetli dalgaların sesini dinliyordu. Ayağa kalkıp ona görevinde eşlik edecek kişi karşılamalıydı .Ama yapmadı. Siyah saçlı güverteye yanındaki ile ayak bastığında da teleskobu kurduğunda da hiçbir tepki vermedi ,sadece izledi oturduğu yerden gözlerini ayırmadan.

Teleskobu kurduktan sonra diğeri gitmiş , koskoca gemide sadece ikisi kalmıştı . Adamın gidişini izledikten sonra gözlerini küçümseyici bakışlarla kızıl saçlıya çevirmişti. Sabırla bekliyordu ,genç kızın oturduğu yerden kalkmasını ve gemiyi çalıştırması. Onun aksine kız kan çanağına dönmüş gözleriyle gence ölümcül bakışlar atıyordu.

Birkaç dakika sonra oturduğu yerden kalkıp gemiyi çalıştırdı. Bu geceyi olabildiğince hızlı bitirmek istiyordu. Gemi limandan ayrılırken masanın başına geçmiş bu günün raporunu hazırlıyor , bir yandan da genci izliyordu. Gökyüzünü incelerken arada bir defterini çıkartıp not alıyordu .Tabii bunları yaparken mümkün olduğunca yerdeki kana basmamaya çalışıyordu. Daha sonra ikisi de işlerine döndü.

Yaklaşık yarım saat sonra kalemini bırakıp arkasına yaslandı. Raporu sonunda bitirmişti. Yerinden kalkıp

kaptan köşkü'ne gitti. Duìzhǎng* sorunsuz çalışıyordu ama denize tuhaflık vardı. Limandan ayrıldıklarından beri dalgalar olması gerektiğinden daha sertti. Yarım saat sonra limana geri döneceği için pek umursamayıp güverteye indi.

Beklediğinin aksine çocuk teleskobun yanında değildi. Geminin diğer tarafında ciddiyetle denize bakıyordu. Çocuğa bir bakış attıktan sonra köşedeki paspası alıp yerdeki kanı temizlemeye başladı. Bu çocuğun konuşmasıyla sona buldu .

" Sanırım gelip buna bakman iyi olacak."

Kızıl saçlı istemeye istemeye yanına gidip çocuğun işaret ettiği yere baktı. Bakmasıyla kaşlarının havalanması da biri olmuştu . Orada bir ada vardı. Çok küçüktü ama vardı .Hiç görmemişti o bu adayı, hızla kaptan köşküne çıktı . Gemi hızla adaya doğru çekiliyordu. Gemiyi sancağa çevirmeye çalışıyordu, zorladı, denedi ama olmadı. Adayla aralarında 76 metre kalmıştı.Her saniyede daha da yaklaşıyorlardı. Gemi adanın dibindeydi artık.

Kapı açıldı. Genç adam gergin bir şekilde odaya girdi, masanın önündeki siyah koltuklardan birine oturdu . Kaptanın ne yapacağını merak ediyordu . Adaya girip incelemek istiyordu. Bu ada hem onun hemde kızın seviyesini yükseltebilirdi . Onun aksine kız adaya gitmek istemiyordu. Aniden ortaya çıkan bir ada kesinlikle bela getirirdi. Dalgalar biraz azaldıktan sonra gitmeyi planlıyordu. Gider gitmez adayı bildirmesi gerekiyordu.

"Adaya gidecek miyiz ?"

Dedi gitmek istediğini belli eden bir ses tonuyla. Kız olumsuz anlamda kafasını salladı.

"Hayır, burada oturup dalgaların azalmasını bekleyip gideceğiz. Adaya gitmek yok."

Adam sesini çıkarmadı. Her ne kadar gitmek istese de kaptan o değildi. Kızı dinlemek zorundaydı. Bir süre orada oturup tekrar güverteye indi. Gemiye yaslanıp adayı izlemeye başladı. Her taraf ağaçlar ve renkli çiçeklerle doluydu. Çiçeklerin bazılarını hiç görmemişti. Adada canlılık belirtisi yoktu ne bir hayvan ne de bir yaratık gördü. Adanın her tarafını taradı ama bir tuhaflık görmedi. Bir süre sonra tekrar teleskobun başına geçti ve çalışmaya başladı. Lynx takım yıldızını inceliyordu. İyi gidiyordu çalışması , bir ışık patlamasıyla bölünene kadar.

Tekrar adaya baktı genç oğlan. Yine bir şey göremedi. Kapı sesiyle güverteye inen kızıla döndü. Kızın gözlerine dikkatle baktı fakat bir duygu göremedi. Kızı görünce istemeden gerildi az önce olan patlama cesaretini yok etmişti. Ama biliyordu adaya gideceklerini . Kız kararından dönecek, merakına yenik düşecekti. Önce biraz düşündü genç eğer görev dışı iş yaptıklarını ve başka bir bölümün alanına girdiklerini saymazsak çok bir sorun teşkil etmeyecekti tabii yaşarlarsa.

Kız önce demir attı. Ardından silahlarını kontrol etti . Yanındakinin silahının olmadığını bildiğinden ona da bir silah verdi . Onun pek kullanmasına gerek yoktu, bildiğini de pek sanmıyordu. İnmelerini sağlayacak olan ipi kontrol etti ve gemiden sarkıttı . Önce o sonra siyah saçlı indi gemiden. Korkak adımlarla adanın derinliklerine inmeye başladılar. Önden kızıl ilerliyordu . Kendini sakinleştirmek için derin nefesler alıyordu. Neyle karşılaşacağını bilmemesi onu geriyordu ama bu kadar tedirgin olmasının sebebi ada değil arkasındaki çocuktu. Kendine bir şey olsa umursanmazdı ama çocuğun başına bir şey gelmesi onun görevden alınmasına sebep olabilirdi . Üstelik diğer yaptıkları da göz önüne alındığında bu mümkün görünüyordu. Hata yapmamalıydı.

İşler düşündüğü kadar kötü gitmemişti. Hatta güzel bir gezi bile denebilirdi. Ada çok güzel çiçeklerle döşenmiş daha önce ayak basılmamış bir bahçe gibi duruyordu. Biraz daha ilerlediklerinde çiçekler azalmaya yerlerini renkli taşlara bırakmaya başlamışlardı. Obsidyen , kuvars , kaplan gözü, ametist gibi birçok taş ay ışığının altında parlıyor yollarını aydınlatıyordu. Yaklaşık iki dakika daha yürüdüklerinde küçük bir tepe ile karşılaştılar. Tepede doğal taşlar da bitiyordu. Sadece iki büyük kaya vardı. Genç adam kayanın içinde bir şeyin parladığını gördü ve oraya doğru ilerledi. Bu sefer kız onun arkasındaydı . Kayaya iyice yaklaştıklarında nesneyi daha iyi gördüler. Beklediklerinin aksine kayanın içinde taş değil , parlayan ışıklarından yakut ve oniks taşı olduklarını düşünüyorlardı, iki kart vardı: maça ası ve karo papazı . Kız bacağına takılı olan çakıyı ile kartları yerinden çıkarmaya başladı . Önce karo papazını çıkarmıştı. Kartı siyah saçlıya verdikten sonra maça asını çıkarmaya başladı. Biraz uğraştıktan sonra diğerini de çıkardı. Çıkardığına pişman olması da uzun sürmedi. Ada sarsılıp yıkılmaya başladı. Geri dönmeleri gerekiyordu yoksa adayla birlikte denizin karanlığına doğru yolculuk yapacaklardı. Geldikleri yoldan koşarak dönmeye başladılar İkisi de panik halindeydi. Ağaç köklerine , taşlara takılıp sendeliyor hızla toparlanıp koşmaya devam ediyorlardı. Biraz önce güzellikleri ile büyüleyen çiçekler şuan düşmanları olmuştu. Çiçekler pembe bir gaz yayıyorlardı. Bu gaz başlarının dönmesine sebep oluyordu. Ada bir taraftan yıkılırken onlar çiçekleri koklamak, izlemek , yanlarında kalmak istiyorlardı. Rüzgar da çiçeklerin yanındaydı. Hafif esen meltem çiçekleri hareket ediyor gazı ikisinin etrafına doluyordu.Genç çiçeklerin büyüsünden kızdan önce kurtuldu. Kızı sarsmaya başladı. Kızıl birkaç saniye sonra çocuğun söylediklerini algıladı . Birkaç dakika daha koşmaya devam ettiler. Yol geldikleri yol olsa bile daha uzun gelmişti, bitmek bilmiyordu. En sonunda gemiyi gördüler. Gemi adadan uzaklaşıyordu. Yetişebilecekleri bir mesafedeydi ama hızlı olmalılardı. İkisi de hızla yüzmeye başladılar. Dalgalı deniz onları zorluyor soğuk hava da tuzu biberi oluyordu. Attıkları her kulaçta su yutuyor , suya batıp çıkıyorlardı. Adrenalin tüm vücutlarını sarmıştı. İnerken sarkıttıkları ipi tuttu genç ve kıza elini uzattı. Uzatılan eli tutarak gemiye adım attı kızıl daha sonra siyah saçlıyı yukarı çekti. İkisi de direkt kaptan köşküne gittiler. Gemiyi çalıştırıp limana doğru yola koyuldular. On beş dakikalık yol boyunca sadece ısınmış hiç konuşmamışlardı. Genç gemiden ayrılırken de sadece bakıştılar ve ikisi de bu bakışın ne anlama geldiğini biliyordu. Bundan kimseye bahsetme.

*Duìzhǎng: bölüm 84'ün icat ettiği, denizde yön bulmak kaptana yardım etmek, rotadan çıkan gemiyi tekrar rotaya sokmakla görevli olan bölüm 5 ve 13'ün kontrol ettiği cihazdır .

_________________

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.