İçeriğe geç

Ölüm okulu

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Ölüm okulu

Bölüm 2

İyilik okuluna alınmıştı

İyilik okulu mu? Adamların arkasından bana bakan anne ve babama bakarım "beni sattınız mı" derken ağlayacak gibiydim çünkü mezun olan kişilerin ortadan kaybolduğu söylentiler vardı babam derin bir nefes alıp "üstüne birşeyler giy onlarla gidiyorsun" dediğinde yere yığıldım ne olursa olsun ailemin yanında kalmayı çok isterdim Caner denen adam bana yaklaşıp elini omzuma koydu gülümseyip "orda çok mutlu olacaksın" dedi ve gülümsedi o an omzumda bir sızı hissettim o ağrı ile inledim "ne oluyor!" Diye bağırdım ama fayda etmedi gözlerim yavaş yavaş kapanırken son kez gördüğüm şey babamın pişman yüz ifadesiydi

....

Gözümü açtığımda bir arabadaydım başımı hafifçe kaldırıp etrafıma baktım yanımda birkaç insan vardı ve ağzım bağlıydı ayrıca ellerim bağlıydı. arabada 5 kişiydik önde Caner ve bir adam vardı adam adam araba sürüyordu sanırım şofördü yanımda bir kız bir erkek vardı kız hala baygındı ama erkek olan uyanmıştı ve oturduğu yerden bana bakıyordu çok sakindi sadece koyu yeşil gözleri yüzümü inceliyordu bende onu taklit ederek onu incelemeye başladım siyah saçları dağılmıştı ve gözünde bir morluk vardı sanki adamlar onu bana yaptığı gibi bayıltmamış dövmüş gibiydi ama elleri açıktı ellerini kendisi açmış gibiydi çünkü onu bağladıkları ip kopmuştu ve yerdeydi yaklaşık benden 1 2 yaş büyüktü ama vücudu biraz yapılıydı ağzı açıktı sanırım ağzınıda o açmıştı yüz hatları fazla sertdi bana baktıkça gözleri yumuşuyordu ve dudağı hafifçe kıvrılıyordu bana yaklaştı "ağzını açıcam bağırma" diye fısıldadı sesi de yüzü gibi sertdi ama sesini yumuşak çıkarmaya çalışıyordu yavaşca bandı açtı ve bana baktı "sen kimsin" diye fısıldadım bir süre sessiz kaldı ama "ben Anton" dedi sessiz olmaya çalışarak ama Anton türk ismi değil ona baktım "türk değil misin" bunu sözylerken meraklı gözlerle ona bakıyordum "annem Rus o yüzden bu ismi verdi ama ben türküm" diyince birşeyler kafama yerleşmişti o yüzden türkçe konuşma şekli normaldi düşüncelerimden ayrılarak "peki neden buradayız" dedim ama araba durmuştu Anton sanki bunu daha önceden yapmış gibi ipi ve bandı aldı "neler oluyor" "yeni birini getiriyorlar" "o zaman saklanalım" "gerizekalı burda olduğumuzu biliyorlar ayık olduğumuzu bilmiyorlar baygın takliti yap"

Diye uyarınca dediğini yaptım Anton ağzımı yine bağladı kendi ağzınıda bağlayıp eline ipi sardı ama düyüm atmadı sadece düğüm varmış gibi görünmesi için biraz karıştırdı o kadar eski pozisyonumu aldım ve beklemeye başladım birkaç dakika sonra kapı açıldı ve içeri baygın bir erkek attılar attılar diyorum çünkü bildiğin çocuğu bağaja fırlattılar bağajı kapattılar ama içeriye bir adam girdi bu bizi kontrol etmeleri için gönderilmiş biriydi o yüzden hiç haraket etmedim

....

Gözümü açtığımda bir odadaydım en son arabada uyumuş olmalıyım çünkü adamdan sonrasını hatırlamıyordum yataktan doğruldumçok tatlı bir odaydı ve yatak yumuşacıktı ama yanımda bir kız daha vardı kız karşı yatakta uyuyordu odada iki yatak iki komidin iki ayrı dolap ve bir halı vardı perdeler yumuşacıktı içeri ışık giriyordu ve bu odaya daha tatlı bir görünüm katıyordu ayağa kalkıp kapıya gittim bu odada iki kapı vardı büyük ihtimal biri koridora çıkıyor diğeri ise banyoya çıkıyor kapıyı açınca banyo olduğunu gördüm tam banyoya bir adım atmıştımki arkamdan "Esila!" Diye bir ses duydum bu ses bana yabancı gelmiyordu arkamı döndüğümde melek'i gördüm "M-melek" diyebildim hayatımda ilk defa heyecandan kekelemiştim koşup ona sarıldım o da burdaydı ve oda arkadaşımdı zira bir kapı sesi duymadım biri girseydi duyardım hemen ona sarıldım "sende mi buradasın?" Diye fısıldayabildim melek derin bir nefes alıp "tam dini nikah kıyılacakken iki tane adam geldi ve beni satın aldı" diyibce ağlamamak için çabaladım bu kıza neden böyle davranıyorlardı hiç anlamıyordum

Melek:

Bu gün nikah kıyılacaktı çok korkuyordum çünkü 17 yaşında olmama rağmen evlendiriliyordum babamın tehtitleri yüzüzünden birşey diyemiyorum mutfakta kahve yapıyordum misafirlere tam kahveyi fincana dolduracakken belimde bir el hissettim belimdeki el karnıma doğru hareket ederken nefesimi tutmuştum ayaklarım titremeye başladı bu kim şimdi arkadan "bu kadar korkma yakında kocan olacağım" diye bir ses duydum bu ses beni evlendirdirecekleri adamdı adamın eli karnımı okşarken beni kendine çekince bağırdım ben bağırınca adam ağzımı kapattı ve dudaklarını boynumda gezdirmeye başladı "bir an önce evleneceğiz" diyince gözümden iki damla yaş süzüldü ayaklarım tutmayınca yere yığıldım ve elimdeki fincan yere döküldü adamın dudakları tenimde hareket ederken "Melek hanım!" Diye bir ses duydum evlendirileceğim adam geri çekilip o adamlara baktı iki kişilerdi "siz kimsiniz!" Diye bağırdı beni taciz eden sapık az önce bağıran adam "melek hanım artık iyilik okulunun bir üyesi" diyince mutluluktan ağlamaya başladım iyilik okuluna alınmıştım

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.