Kapşonlu bana doğru git gide yaklaştı ve aramızda bir metreden az mesafe kala durdu ve elinde tuttuğu şeyi bana göstererek;
"bilekliğinizi düşürmüşsünüz" dedi, bilekliği bana uzatarak,
bilekliği hemen elinden aldım ve yeredoğru başımı eğdim o ise;
" bir teşekkür bile yok öylemi"
sustum ve göz temasından kaçındım hemen yanımda ki duvara yaslandı ve;
"çok konuşkan biri değilsin sanırım ?"
lora " bir düşün neden acaba?" dedi
gülmemek için kendimi zor tuttum ama başaramadım yere doğru bakarak ufak bir kahkağa attım.
" neye gülüyorsun ?" dediği anda gülüşümü içime sakladım , benimle konuşmaya çalışıyordu ona loraya güldüğümü söyleyemezdim bu yüzden;
" markette beni takip etmeye başladın ve şimdide benimle sohpet etmeye çalışıyorsun"
"haklısın şuanda senin için bir yabancıyım tanışmaya nedersin?"
" yok kalsın ben almıyım"
"hadi ama ben enes,senin adın nedir lanetli"
"BANA BÖYLE DEMEYİ KES!" dedim delirerek o da şaşırarak;
"ooo tama sakin ol ,özürdilerim" dedi iki elini yüzünün yanına kaldırarak ve gülümseyerek
"affedildin"
"çok şanslı olmalıyım , nerde kalmıştık en son bana adını söylüyordun"
"lotus"
"direk desene ben ölüm lotusuyum diye"birlikte güldük
"nereye gidiyorsun?"
"bunu sana söyliyeceğimide nereden çıkardın"