İçeriğe geç

Ölüm Kokusu

Bölüm 1 · 8 dk okuma

Ölüm Kokusu

Bölüm 1

Bölüm 1 > Hayat Sürprizdir

Jessica koltukta oturup yaz sıcağında sevgilisinin ona aldığı çiçeği düşünürken telefonunun şarjının bitmek üzere olduğunu görür şarjı takmak için yatak odasına gider tam şarjı takacakken gelen bildirim sesi onu durdurur telefonuna bakar ve mesajın başvurduğu haber ajansından geldiğini görür reddedildiğini düşünerek isteksizce mesajı okur mesajda şöyle yazıyordur "Sayın Jessica Sweneey başvuru mektubunuz yetkili bireylerimiz tarafından okunmuş ve kabul hakkı kazanmıştır eğer uygun görürseniz cuma günü Saint Worth caddesi üzerindeki ofisimizi ziyaret edip elemelere girebilirsiniz sizinle çalışabilmeyi ister ve canı gönülden tebrik ederiz" Jessica bu mesajı görür görmez şoka girmiş gibiydi çünkü bu haber ajansı Amerikanın en ünlü haber ajanslarından biriydi ve elemelere katılmak bile büyük bir başarıydı Jessica mutluluktan resmen ağlayacak gibiydi hemen telefonu şarja taktı ve sevgilisi olan Mark Wether adındaki adamı aradı "Alo efendim hayatım" sesi sorgulayıcı ve telaşlıydı çünkü Jessica genelde bu saatlerde onu aramazdı saat gece ikiydi "Kabul edildim elemelere katılmaya hak kazandım inanamıyorum Mark bu hayatımın fırsatı"Jessica'nın sesi resmen istediği oyuncak ailesi tarafından onaylanmış bir çocuk gibiydi fakat telefonda birkaç saniyelik bir sessizlik oluştu sonra ise "Tebrik ederim hayatım kabul edilirsen hala burada Washington'da kalacaksın değil mi ?"Mark'ın sesi pekde heyecanlı görülmüyordu fakat mutsuz da değildi "Ah bilmiyorum büyük ihtimalle sabit haberci olmam yani her an her şehirde görev alabilirim ama eğer sabit haberci olursam tercih olarak burayı yazacağım fakat tercihim onaylanırmı bilmiyorum çünkü burada kontenjan dolu diyorlar ama belli olmaz" Mark derin bir nefes aldı "Hayatım bu seçmeler ne zaman?" Jessica biraz düşünerek "Sanırım mesajda cuma yazıyordu yani yarın şey bu arada beni bırakabilirmisin çünkü Saint Worth caddesi biraz uzak ve yarın annemin yanına gitmem gerekiyor oradan Saint Worth caddesine gitmek için metroya binsem bile iki otobüse daha binmeliyim" Jessica Mark'ın onu bırakacağını düşünüyordu bu yüzden kendini olumlu bir yanıta hazırlamıştı "Bebeğim yarın işlerim var yani çok yoğunum ve üstelik yarın Rose izinli yani eczaneyi bırakamam çünkü başka çalışan yok"Mark Lent Cast caddesinde bir eczanede çalışıyordu üstelik aynı zamanda evde bilgisayar üzerinden eşya satıyordu yani evde bile rahat değildi tabi egosunu tatmin etmek için Washington'ın en ünlü caddesinden ev kiralamasaydı iki iş yapmasına gerek kalmazdı "İyi ama bunun benim için ne kadar önemli olduğunu biliyorsun Rose ne de olsa senin 3 yıllık iş arkadaşın ondan birkaç saatliğine dükkana gelmesini isteyebilirsin böylelikle beni bırakabilirsin" Jessica sesini duygusallaştırmıştı "Tatlım olmaz gerçekten olmaz kusura bakma ama maalesef olmaz gideceğin zaman beni ara sana taksi göndertirim" dedi Mark ve ikna olmayacak kadar ciddiydi "Boşversene Mark zaten ne zaman senden bir şey yapmanı istesem hep bir bahanen oluyor sana iyi geceler" Jessica ses desibelini oldukça yükseltmiş ve ciddileşmişti yanıt bekliyordu fakat Mark bir anda telefonu Jessica'nın suratına kapatmıştı Jessica adeta deliye dönmüştü ve o anlık sinirle elindeki telefonu fırlatmıştı neyseki telefon yatağa gelmişti Jessica yine de kontrol etmek istedi telefonu aldı ve ekrana baktı telefon kırılmamıştı alarm kurdu ve uyudu

Jessica alarmın sesiyle uyanmıştı fakat hâla uykuluydu çünkü saat daha sabahın yedisiydi uykulu gözlerle pantolonunu ve tişörtünü giymişti neyseki hava serindi ve pantolon giydiği için pişman olmayacağını anladı ve ufak bir sevinç yaşadı ardından lavaboya gidip yüzünü yıkadı annesini aramak için tekrardan yatak odasına gitti fakat telefonunun şarjı hala beşdi dün gece telefonu tekrardan şarja takmayı unutmuştu bu nedenle telefonu şarja taktı ve yarım saat boyunca şarjın biraz dolması umuduyla bekledi o sırada boş boş oturmak istemiyordu ve kendine bir kahve yaptı o kadar uyuşuktu ki bir kahve yapması zaten yarım saati geçiyordu hızlıca balkonda kahvesini içti sonra yatak odasına gidip telefonun şarjına baktı şarj elli ikiydi telefonu şarjdan çıkarttı ve annesini aradı telefon yaklaşık on saniye kadar çaldı ve sonunda "Alo efendim kızım nasılsın" bayan Sandy'nin sesi her zamanki gibi enerji doluydu "İyiyim anne bende sana gelecektim onun için aradım müsaitsin değilmi" Jessica annesinin her zaman müsait olduğunu biliyordu fakat yinede sormak istemişti "Müsaitim gelebilirsin fakat acele et çünkü iki saat sonra kardeşin Jonathan'ın bir arkadaşı varmış adı Frank bana annesiyle tanışmam için resmen yalvardı Jonathan'la beraber onlara gideceğiz" Jessica kardeşi Jonathan'la dört yıldır küstü ve buda iki yıl boyunca aynı evde yaşayıp birbirlerinin suratına bakmamalarına neden olmuştu çünkü Jessica ayrı eve taşınalı iki yıl olmuştu Jonathan ise 21 yaşında ve hâla annesiyle kalmaktaydı "Ne Jonathan şuan evde mi?" Jessica bu soruyu sorarken stresliydi çünkü annesinin evet yanıtını vermesinden korkuyordu "Hayır evde değil fakat dediğim gibi acele etsen iyi olur hadi görüşürüz" Jessica bunun üzerine telefonu kapatıp pantolonunun arka cebine koymuştu ve ayakkabılarını giyinmişti ardından hızlı adımlarla evden çıktı ve otobüs durağına gitti bugün şanslıydı çünkü otobüs beklemesine gerek kalmamıştı o durağa gider gitmez otobüs gelmişti hemen otobüse binip ücreti ödedi en arka koltuğa doğru ilerledi fakat biri ondan önce davranıp hemen koltuğa oturdu ve diğer koltukların hepsi doluydu yani Jessica yirmi dakikalık yolu ayakta gidecekti içinden bu bir zulüm olmalı dedi tam ayakta uyuya kalacağı sırada Trase Cex evlerinde inecek olan var mı Jessica bir anda dirildi çünkü burası annesinin yaşadığı bölgeydi "Ben burada ineceğim" dedi otobüs yavaşça durdu ve kapıları açıldı Jessica hızlıca otobüsten inip yürümeye koyuldu yolun üzerinde yeni bir büfe'nin açıldığını gördü içeri girip bir sigara aldı ücreti ödeyip tam dışarı çıkacakken telefonu çaldı arayan kişi en yakın arkadaşı olan Casie adında bir kızdı Jessica hemen büfeden çıkıp telefonu açtı ve yürürken konuşmaya başladı "Merhaba Casie kusura bakma buluşmaya gelemedim o gün biraz hastaydım aslında gelemediğimi haber etmek için sizi arayacaktım fakat unuttum nasılsın?" Casie Jessica ve birkaç arkadaşı her haftada bir buluşurlardı faka Jes son buluşmaya gidememişti çünkü gerçekten de hastaydı "Sorun değil Jes bir sonraki buluşmada kahvelerimizi ısmarlayarak telafi edersin hahaha şaka yapıyorum cidden sorun değil her neyse ben iyiyim sen nasılsın eğer müsaitsen bu gün seninle bir yarım saatliğine sohbet edelim mi zaten öğleden sonra yoğunum o yüzden çok oyalanmayız" Jessica en yakın arkadaşına hayır demek istemiyordu ve aklına bir fikir geldi "Ben şimdi annemlere geldim fakat Ben de öğleden önce Saint Worth caddesine gideceğim hem senin altında araba var eğer gelebilirsen beni alırsın ve götürebilirsen gerçekten benim için çok iyi olur hem yol zaten yarım saat sürer herhalde arabayla ara sokaklardan gideriz senin içinde uygunsa Ben annemlerden çıkınca seni arayayım" Jes hem en yakın arkadaşıyla görüşüp sohbet edecekti hem de uzun yoldan kurtulmuş olacaktı "Harika o zaman annenlerden çıkınca beni ara hadi görüşürüz" Jes telefonu kapattı ve annesinin evine vardığını fark etti sitenin içine girdi ve b bloğa kadar yürüdü kapının şifresini girip asansöre bindi bayan Sandy 12. Katta yasıyordu evi oldukça basık ve eşya kalabalığıydı Jes asansörden çıkıp zile bastı kapıyı Bayan Sandy'nin komşusu olan Elizabeth açtı o genç güzel bir bayandı ayrıca Jes çocukken hep Elizabeth ile oynardı annesi ölünce ev ona ve babasına kalmıştı o da bir giyim dükkanında çalışıyordu her izin günü annemi ziyarete gelir dükkanda annemin bedenine göre olan ve sayısı azalmış 2. el kıyafetleri anneme getirir o da beğendiğini alır kötüleri atardı "Merhaba Jessica seni görmek çok güzel uzun zamandır görüşmüyoruz" Jes tam yanıt verecekken Elizabeth'in telefonu çaldı arayan babasıydı nerdeyse yarım dakikalık telefon konuşmasından sonra Elizabeth "Üzgünüm gitmeliyim sonra görüşürüz" dedi ve daha yanıtını almadan merdivenle bir kat aşşağı indi evi hemen aşşağı kattaydı Jes aslında Elizabeth ile konuşamadığı için mutluydu çünkü onu pek sevmiyordu kapıdan içeri girip kapıyı örttü "Anne neredesin?" yanıt hemen gelmişti "Mutfaktayım gel" Jes mutfağa gitti ve annesiyle bir saate yakın sohbet edip kahve içtiler "Ah kızım Jonathan arıyo sanırım aşşağıda beni bekliyor" bayan Sandy telefonu açtı ve ön saniyeden az bir sürede telefonu geri kapattı "Ne diyor seni mi bekliyormuş?" Jes'in sesi bıkkınca geliyordu "Evet beş dakikaya sitenin önünde olurmuş sen in dedi bana he istiyosan sen otur biz geliriz bir saate" Jes annesinin ona bu soruyu sormasına gıcık olmuştu çünkü bayan Sandy Jes'in asla kardeşi ile aynı ortamda olmak istemediğini biliyordu fakat Jes yinede annesine sert tepki vermek istemiyordu "Yok benim de işim var zaten gel birlikte inelim bende gidicem" Jes ve annesi birlikte aşşağı indiler bayan Sandy oğlunun arabasına bindi ve gitti Jes ise arkadaşı Casie'yi aradı "Ben çıktım seni bekliyorum şimdi" bu cümle kısa ve netti cevabıda öyle "Tamam geliyorum Jes" aradan on dakikaya yakın bir süre geçti Jes yine ayakta uyuya kalmıştı taki arkadaşının arbasının korna sesine kadar Jes bir anlık korkuyla sıçradı "Ödümü koparttın" Casie kahkaha attı "Hadi bin ödlek" Jes arabaya bindi ikisi de sohbete dalmıştı resmen hasret gideriyorlardı derken Jes haber ajansı olayını anlattı "Oha seçilmene çok sevindim" Jes gülümseyerek "Seçilmedim sadece elemeleri hak kazandım" Jes kendini tam olarak seçilmiş görmüyordu çünkü büyük hayallere dalmak istemiyordu eğer seçmelerde elenirse bu onun için hayal kırıklığı olurdu "Olsun sonuçta ülkenin en ünlü haber ajansının seçmelerine gidiyorsun" sohbetin en önemli kısmındayken "İşte burası beni burada indirirmisin" Casie arabayı durdurdu "Umarım o lanet ajansa kendini kanıtlarsın hadi görüşürüz" Jes arabanın kapısını açtı "Getirdiğin için sağ ol görüşürüz" arabanın kapısını kapattı ve ajansa doğru yürüdü heyecandan içi titriyordu kapıyı itti ve içeri girdi birkaç adım atıp bir sandalye ve lüks bir masada oturup evraklar ile uğraşan bir kadın gördü "Merhaba ben Jessica Sweneey ben habercilik için seçmelere hak kazanmıştım da bana bugün gelmem söylendi beni bilgilendirebilir misiniz acaba" kadın gözlüğünün üstünden Jesica'ya baktı ve bilgisayara birşeyler yazdı "Ah sistemde adınız kayıtlı şimdi gördüm kusura bakmayın sizi tebrik ederim yaklaşık bir milyon başvuru arasında sadece bin kişinin başvurusu kabul oldu bunlardan biri de sizsiniz size bu aşamadan sonra olacakları söyleyeyim öncelikle size vereceğim formu imzalayacaksınız sonrasında bizim kendi kurguladığımız bir sahte olayın sunuculuğunu yapacaksınız bu sunuculuk işinde haberleri birebir röportaj yapacaksınız kamerayla sunacaksınız sonrasında diğer aşamaya geçeceksiniz bu sefer bizim kurguladığımız değil gerçek olayları sunacaksınız hem bunlar şehir dışında da olabilir tabi oraya tek başınıza gitmeyeceksiniz ekibimizle gideceksiniz yanınızda bir kişi getirebilirsiniz" Jessica sorgularcasına baktı "Peki bu ne zaman" kadın gülümseyerek cevap verdi "Bu akşamdan sizi sahte olay yerine götüreceğiz tabi önce bu formu imzalamanız gerek sonrasında akşam sekizde sizi arayacağız"Jes formu okudu ve imzaladı "Tamam sağ olun" kadın yine gülümseyerek cevap verdi "Görüşürüz"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.