Ben'in babası Yaban, çok araştıran, zeki bilgili büyük çalışmalar yapan bir bilim insanıdır, ailede hersey çok iyi yürümektedir ama Dünyada yeni bir savaş çıkmıştır Yaban ise bu savaşta bilimsel Subay olarak görevlendirilmistir, ailesi ne kadar istemesede Yaban ülkesine duyduğu büyük sevgi ile görev almıştır ve sınıra gitmiştir ve araştırmalarına başlamıştır, ben için belki bir sürelik bu üzüntüyü belki hiç aklından çıkarmıyordu, ama çokta gurur duyuyordu onunla,
fakat o gün gelmişti babasının şehit olduğu haberini duyduğu an hissetmişti ilk yükünü ama o güçlü bir çocuktu kafasını yukarı çevirdi ve yükü sırtladı
Ben 12 yaşındaydı, masum ve kibar bir çocuktu çevrede çok iyi biri olarak bilinirdi çok fazla tanıdığı vardı, çevresi çok genişti eskiden çok ilgi görmüyordu fakat hayattaki en çok sevdiği işte yani futbolda kendini çok geliştirmişti arkadaşlarının yanında büyük ilgi görmeye başlamıştı ve herkes samimi olmaya başlamıştı fakat dine dert üstüne yeni bir dert binmişti Canu adındaki güzel bir kıza aşık olmuştu herşey onun için çok güzel gidiyordu fakat bazı yanlış arkadaşlarına söyleyene kadar gidip Canuya herseyi anlatıyorlardı ve Ben'i rezil edip duruyorlardı, Ben ise bunları asla kafaya takmıyordu arkadaş diyor geçiyordu ve belkide yanlıştı ama onlarla hâlâ arkadaş olmaya devam ediyordu ama artık büyümelerini ve herkesin birbirine mantıklı davranmasını istiyordu çünkü o öyleydi.
Hersey güzel giderken Cano Ben'in arkadaşı aracılığıyla onu değil başkasını sevdiğini söylemişti ama Ben bunu hep onun ağzından duymak istemişti ve bu sözlerin hiçbirine inanmamıştı, en sonunda bu olaylar annesinin kulağına bile gitmişti ve hersey kötüye gitmeye başlamıştı Ben yanlış anlaşılmaya başlıyordu ve yükü ağırlaşıyordu en son ağırlaştığını sevdiği kız onun adını duyduğu zaman kaçtığında sıraladı ama yük her ağırlaştığında kafasını daha da yukarı dikerek yoluna yürüdü herşeye küçük yaşta olgun bakardı kafasına takmazdı belkide hâlâ onun ağzından "seni istemiyorum'' sözünü duymak istiyordu, bazen ise istememesinin sebebini arabalarının eski olduğundan dolayıdır diye düşünüyordu ama dediğim gibi bunu ağzından duymadığı için vazgeçmiyordu, kafasına birşeyi takarsa yapmak için herseyi ona odaklardı, başka şeyler Ben'in umrunda olmazdı, eğer birşeyi elde edememişse istemediğindendir aslında. Ama hayatta tek isteyerek elde edemediği şey olmuştu, Babası düşmanlar tarafından esir alınıp şehit edilmişti
Ve vakit gelmişti çalışkan ablası ise girmişti ve durumları düzelmişti
İçinde hep birşeyler hissederdi sanki tüm dünya onun omuzlarındaydı, hayatta sadece kendinin olmadığını hissetmişti gelecek ve insanların onun için yaratıldığını düşünüyordu ama derslerine yeterince ilgi göstermiyordu ailesi ise bu konuda çok baskılıydılar ve Ben bundan rahatsız oluyordu çünkü belirli hedefleri yoktu çokta sevmiyordu ders çalışmayı. Ders'e olan nefreti artık ailesine karşı olmuştu annesi ve ablasına karşı durmadan isyan ediyordu hatta ders dışında kızmalarını o kadar özlemişti ki ders dışında kazdıklarında mutlu oluyordu bazen intihar etmeyi bile düşünmüştü ama inancı ve zekası buna izin vermedi, o pes etmemeyi ve yürümeyi tercih etti yolundaki dikenlere aldırmadan, herkes onun iyiliğini düşünüyordu ama yaptıkları baskı herseyi daha kötüye sürüklüyordu çünkü Ben ile küçük yaştayken Ben ile çok zaman harcanamamıştı ama Ben'in vizyonunun farkına varmamışlardı bile, Ben hep bunu içinde seziyor ve kendini fark ettirmeye çalışıyordu ama bazen düşüncesiz davranabiliyordu bu konuda ablasi hep başındaydı ve bir geveze gibi başında durmadan yanlışlarını yüzüne vuruyor ve hakaretler ediyordu çünkü zengin olmasalar bile her geçen gün paraları ikiye katlanıyordu ve zenginlesiyorlardi bir tane de ablası vardı Ben'in ben evlerinin yakınındaki