Karanlık..
Göremiyorum ..yardım edin, karanlıktan korkuyorum lütfen biri ...
Yardım etsin!!!
1.Çıkış Yolu
Uyandığımda gördüğüm ilk şey karanlık, çığlıklar ve kaos... korkuyorum kimse yok mu? gözlerim yavaş yavaş karanlığa alıştı. Bir dakika ben ölmedim mi?? ölmüştüm bundan adım gibi eminim o inanılmaz acıyı unutmam mümkün değil o zaman şimdi neden büyük bir odada gibi hissediyorum neden herkes ağlıyor, bende'mi ağlamalıyım hayır hayır çıkış yolu olmalı sadece biraz düşünmeliyim etrafı gezmeli ve bir çözüm bulup buradan çıkmalıyım .Yapabilirim biliyorum.Tamam etrafa bi göz atalım sanki yıldızlarla çevrili bir sonsuzluk gibi neden önceden fark etmedim?yıldızlar önümüzü aydınlatıyor her tarafı görebiliyorum bu iyi şimdi işim daha kolay olacak. Yürüdüm, yürüdüm ve yürüdüm...
Buranın sonu yok. Milyonlarca insan var ve hepsi ya ağlıyor yada korkudan bayılmış. Sanki sonsuz bir evrende sıkışmışım gibi yoruldum ve acıktım neden kimse konuşmuyor can sıkıcı.O ne? bir çicek mi ? Çok parlak.Sanki onu elime alınca bütün sorunlarım çözülecek gibi. Çiçeğe doğru koştum,koştum ve koştum hâlâ çok uzakta uykum var. Biraz dinlendikten sonra devam ederim.
Uyandığımda etrafında ben ve çiçek dışında kimse yoktu ne yani bütün o insanlar hepsi benim hayalim miydi?
Çiçek hâlâ uzaktaydı yorulmuştum sırtüstü uzanıp yıldızları izleyicektim.
Bi terslik vardı çiçek yanımda olmasına rağmen her taraf kapkaranlıktı. Daha demin bir sürü yıldız olduğuna yemin bile edebilirdim, çiçeğe baktım , ayağa kalkıp yürümeye devam ettim. Artık bütün umudum o çiçekti. Yaklaşık bi beş dakika sonra çiçeğe ulaşmıştım, o kadar şaşırmıştım ki kelimeler kifayetsizdi. Çiçeği elime aldım ,ilk başta bir şey olmadı ama sonra o sonsuz karanlık dağıldı ve çiçeğin ışıkları yavaş yavaş sönüyordu. Gözlerim kararmaya başladı bi fısıltı gibi boguk bir ses duydum.
"Bu senin son şansın, başladığın işi bitir..."
Ses kesilmişti ve gözlerim tamamen karardı...
Gözlerimi açtığımda uçurumun dibindeydim kafadan akan kanın soğukluğunu anımda hisedebiliyordum. Yanımda yabancı bir telefon duruyordu aldım ve 112' yi aradım düzgün konuşamıyordum ama bir ambulans istedim. Çok geçmeden geldi ve hastaneye gittik. Sonradan öğrendiğime göre annem polise kayıp ihbarında bulunmuş ve tam 15 gündür kayıpmışım, imkânsız!!
O süre boyunca yiyip içmedim kesinlikle ölmüş olmam lazımdı...
Bu nasıl mümkündü anlam veremiyordum üstüne ailemin sorularınıda cevaplandırmalıydım bir an içimden keşke o karanlık kalsaydım diye geçirdim acı bir yana ailem bir yana çok baskı uyguluyordu ilk konuşan Annem oldu.
-"Bir daha sakın. Ailemizin ismini utandırma."
Bu cümle kalbime bir yumruk gibi indi. O zaman anladım çoktan benim için ümitlerini yitirmişlerdi.Ağlamak istedim göz pınarlarım kupkuruydu, ona bağırmak kızmak istedim kelimeler boğazımda düyümlendi. Ağzımdan tek bir cümle çıktı
-" Peki anne."
Bugün bir daha anlamıştım aramızdaki mesafeyi.
Geçen bir kaç gün sıkıcı ve bunaltıcı geçti aklımda zibilyon kez tekrarladığım sorular tekrar gün yüzüne çıkıyordu. Hemşirelerden biri günlüğümü getirdi. Bir dakika ben günlüğümü gömmüştüm, bu birinin günlüğü okuduğu anlamına geliyordu. Yüreğimde korku hissetim ilk defa..
Hemşireye ilk sorduğum şey "Nerde buldunuz?" Hemşire birinin getirip odanın kapısına koyduğunu söyledi. Bunlar kesinlikle tesadüf değildi kimdi benim koruyucu meleğim?
Bu gün hastaneden taburcu oldum sanıyordum ailemin doktora kurduğu otorite ile ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırıldım. Tabiki kimse benim fikrimi sormadı veya gerek duymadı. İstediğim tek şey kaçmaktı. Bu lanet olası yerden kurtulmak.