İçeriğe geç

ÖLÜM

Bölüm 1 · 2 dk okuma

ÖLÜM

Bölüm 1

ÖLÜM

Karanlık bir gecede, ay ışığı ince ince sızarak eski bir evin penceresinden içeri girdi. Evin içi, yılların tozuyla kaplanmış, kan lekeleriyle dolu bir odanın korkutucu sessizliğiyle yankılanıyordu. Odaya adım atan genç kız, Elif, kalbi hızlı hızlı atarak etrafına bakındı. On altı yaşında, uzun siyah saçları ve derin mavi gözleriyle dikkat çeken biriydi. Cesareti, korkusunun önünde durmaya çalışıyordu ama bu yerin karanlığı onu geri çekmeye çalışıyordu. Odanın köşesinde, gizli bir gölgede, bir adam belirdi. Ali, yirmi beş yaşında, deliliğe varan bir takıntıyla Elif'i izleyen biriydi. Gözleri, sanki ruhunu çalacak kadar derin ve karanlıktı. Yıllar önce, Elif'in gülüşü ona hayatın anlamını vermişti; ancak o gülüş, zamanla bir saplantıya dönüşmüştü. Artık Elif’in neşesi, onun için bir hedefe dönüşmüştü. “Beni dinle, Elif!” diye seslendi Ali, sesi odanın karanlığında yankılandı. “Beni bırakma. Seninle bir gelecek hayal ediyorum. Ama bu evde kalmazsan, her şey sona erecek.” Elif, korku dolu bir nefes aldı. “Seninle hiçbir şeyim yok, Ali. Beni bırak!” diye haykırdı. Ama Ali’nin gözlerindeki delilik onu korkutuyordu. Yanında bir bıçak vardı, parlayan metal, korkunun somut bir temsili gibiydi. Ali’nin zihni, Elif’in kaçış planının peşindeydi. Her köşede, her gölgede onu izleyen gözler vardı. “Kaçma, Elif!” diye bağırdı. “Seni asla bırakmam!” Aralarındaki bu gerilim, odanın karanlığında daha da büyüyordu. Elif, pencereden dışarı bakarak kaçış yolu aradı. Kalbinin atışları duyulacak kadar yüksekti. Birden, kapı açıldı ve içeri bir başka adam girdi. Bu, Elif’in hayatındaki diğer bir karanlık figürdü; Mert. Mert, Elif’in eski sevgilisi ve Ali'nin düşmanıydı. “Elif, burada mısın?” diye seslendi. Ali, Mert'in varlığını görünce delirdi. “Burada, Elif’i benden alamazsın!” diye haykırdı. Kısa bir an, odada bir sessizlik oldu. Mert, Elif’e doğru hamle yaptığı anda, Ali bıçağını havaya kaldırdı. Bir anda her şey hızlandı. Kalp atışları, nefesler, çığlıklar... Hepsi bir arada bir melodik kargaşa oluşturdu. Elif, ikisinin arasında kalmıştı; biri onu korumaya çalışıyor, diğeri ise onu sonsuza kadar karanlık bir dünyaya çekmek istiyordu. Zaman sanki durdu. Ali’nin bıçağı, Elif’in gözlerinin önünde parladı. Mert, Ali'ye saldırmak için ileri atıldı ama her şey çok geç oldu. Ali, Elif’in yanı başında durarak, bıçağı Mert’in kalbine sapladı. O an, Elif’in dünyası biraz daha karanlığa gömüldü. Mert’in gözleri, Elif’e son bir bakışla doldu. Ardından karanlık, her şeyi yuttu. Elif, dehşetle Ali’ye döndü. “Neden yaptın?” diye fısıldadı. Ali, nefes nefese kalmış bir halde, “Seni korumak için, Elif. Sadece seni korumak için…” O an, Elif’in içindeki tüm korkular, acılar ve kaygılar bir araya geldi. Ali, ruhunu karanlık bir sevgiyle sarmalamıştı ama bu aşk, onu özgürlüğünden mahrum bırakıyordu. Elif, bir seçim yapmak zorundaydı. Ya Ali’nin karanlık aşkını kabul edecek ya da onunla birlikte sonsuz bir kabusun içine girecekti. Karanlık, odanın derinliklerine yayılırken, Elif’in gözleri karanlıkla doldu. O an, hayatının en zor kararını vermek zorundaydı. Ne olursa olsun, bu gece bir son olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.