Okullar yeniden açılıyordu. Aylar sonra ,herkes çok heyecanlı ve arkadaşları ile kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklardı.Erken kalkıp güzelce hazırlanıyor, koşarak okula gidiyordu, pekiya ben¿ ..
Okul için heyecanlıydım .Ancak, korktugum şeylerde var ,sonuçta yeni okul ve yeni sınıf .Geçen sene ,dokuzuncu sınıfın sonlarında, arkadaşlarım ile yaptım yaramazlıklardan ötürü ,tüm suç üstüme kalmıştı ve okuldan atılmıştım.
Ailem ,yanımda olup, hep destek çıktı ve benim için en iyi ,okulları gezdiler, sonunda karar alındı, bir mahkum gibi, okulun koridorlarından geçtim.Yavaşça, yarın gelecegim sınıfa girdim, çok güzel bir sınıftı .Her yer temiz ve düzenli ,şehrin ormanına bakan cama yaklaştım, harika görünüyordu.
Peki sınıf arkadaşlarım ¿onlarda bu sınıf ve manzara kadar güzelmiydi ¿ yada ,iyi
Annem, yanıma gelmiş bana bakıyordu. Begenip,begenmedim mi, soruyordu gözleri ile, ona küçük bir tebessüm ederek ,cevabımı verdigimi düşündüm.
Annem ile kol kola sınıftan çıktık .Kapının önünde duraksadım ,sınıfımın ismini tekrarladım .Fısıltıyla ”10-E” dedim
Eve geldimde ,hemen telefondan eski sınıf arkadaşlarıma mesaj attım.
(Hey hazırmısınız? yeni ve bensiz okulunuza )
Gale
(Hayır! sen bizsiz yeni okuluna hazırmısın?)
Hegen
(Offf ,biz sensiz napıcaz Sophia 🙁 )
Yüzümde ,küçük bir tebessüm oluştu .Mesajlara cevap vermeden ,telefonu yatagın diyer ucuna atıp ,sırt üstü yatıp ,tavanı izlemeye başladım.
Yeni okulumda. Korkmuyorum demek. Yalan olur, içimde bir huzursuzluk var. Ama yinede korkmicam, yarın o okula gidip ,yeni okulumda da birssürü arkadaş edinicem. Derken annemin,odama girmesi ile yatakta hemen oturur pozisyona geçtim.
"Tatlım ,hadi akşam yemeği vakti. Bu gün biraz geç yicez ,ama olsun hadi kaldır kıçını !"
Dedi ve gitti annemin söylediklerine gülerken babam geldi.
"Küçük ateş ,yakıcak yeni arkadaşlar buldunmu?"dedi .Yatagın bir köşesine oturdu.
"hayır ,çünkü bu gün kim gelir ki okula "
"Peki ozaman ,hadi gidiyoruz. Akşam yemeği bizi bekliyor " arkasını dönüp, sırtını eli ile gösterdi."Sophia hava yolları ,sizin için hazır " küçük bir kahkaha attıktan sonra hemen babamın sırtına atladım.
"Sophia hava yolları, bu gün çok gecikti neden ?"
"Kusura bakmayın efendim ,teknik sıkıntılardan dolayı ,uçak tamiranedeydi" dedi ve yavaşça ayaga kalktı .Babamın gücüne ,her zaman hayran kalırdım.Beni ,bukadar rahat nasıl kaldıra biliyordu?
Uzun boyu ,takdiri şaiya .Onun sırtındaiken,gerçekten uçakda gibi hissediyorum.
Yemek ten sonra yataga yattım anca uyuyamıyordum hercandan uykum kaçmıştı
Tüm gece uyumaya çalıştım ancak uyuyamadım yatakta dönüp durmaktan sıkılmıştım sonunda aklıma annemin uyku ilaçları geldi
Annem çogu gece uyuyamaz nedensiz yere uyku düzeni asla yerinde olmaz bu bana göre bir hastalık ama doktorlar tarafından hastalık olup olmadı hiç söylenmedi belki genetiktendir ..
Saat 02.00 gibi sesizce annem ve babamın odasına parmak uçlarımda gittim kapının önünde derin bir nefes aldım ve yavaşça kapının kolunu indirdim küçük adımlar ile komidi'nin yanına geldim saga sola bakarken babamın bana baktını fark ettim babam ile göz göze gelince yerimde zıpladım
"Küçük hanım birşeymi arıyorsun?" Dedi otoriteli bir ses ile önce onu süzdüm giydigi kısa kollu üstüne yapışmıştı kolları çok geniş oldu ve kasları çok ortadaydı harika bir babam oldunu düşündüm sonra konuya odaklandım
Ayaklarıma bakarken konuştum
"şey aslında uyku ilacını almaya geldim uyuyammıyordum aklıma annemin ilaçları gelince bura geldim özür dilerim baba sizi rahatsız ettim "
dedim yere bakmaya devam ederken babamın hatek ettini fark edince onu izlemeye başladım yan dolaptan beyaz bir kutu uzattı kutuyu elime aldım da şıngırdıyordu
"Max ikitane ama sen yinede birtane at fazla atarsan uyanamazsın " dedi gözlerim mutluluk ile büyürken dişlerimi kocaman şekilde görtererek güldükten sonra koşarak odamın yolunu tutum odama girmeden önce bir bardak su aldım haplar için
Yatagıma yerleştim ilk hapı attım 5 dk bekledim bir tık bile olmayınca ikinciyi attım 15 dkdaha bekledim hiçbir esneme gibi birşey bile yoktu artık üçüncü hapıda attım bir anda esneme geldi ve kendimi uykunun huzurlu kollarına bıraktım
Gözümü açtığımda pamuk gibiydim sanki yeniden dogmuş gibi annemin. Bu ilaçları kullanması aşırı iyi bende bu ilaçlarda. İstiyorum derken kafamı yastıkta kaldırdım
Yatakta telefonumu aramaya başladım telefonu elime aldım da saatin 9.20 oldunu fark ettim gördügümün gerçek olup olmadığı kontrol etmek için gözümü açıp kapadım saat aynıydı
Hızla yataktan kalkıp annemin yanına gittim
"beni neden uyandırmadan !" Dedim telaşla annem bana şaşkın gözlerle bakarken konuşmak için azını açtında sadece "Richt " dedi ve dişlerini sıkara
Durduk yerde babamın ismini söylemesi aşırı saçma geldi ama tekrardan bana baktı tek kaşını havaya kaldırdı
"Sen Bukadar çok uyumazdı noldu birşeymi içtin"dedi
Tek kaş kaç dedim içimden ve geri odama ilerledim "aslında geç kalmış sayılmam gidip hazırlansam yetişirim gibi "
Annemin arkamdan dan "Sophia "
diye bagırdı
Yüzümü yıkayacak vaktim olmadığı düşündüm için yüzümü sadece ıslak mendil ile sildim
annemin dolabımın kapagına astığı kıyafetleri giydim saçımı yapmak için aynanın karşısına geçtimde tüm evi inleten koca bir çığlık attım
Yatagıma oturdum yüzümü kapatarak aglıyordum annem koşarak geldi bana yaklaştı
"Noldu Sophia?" Dedi telaşla
Yüzümü elimden çekerek ıslak gözler ile ona bakarak "saçım "dedim sadece
Annem "bunun için mi bu koca çıglık" dedinde ona sadece boş boş baktım "ama geç kalıcam bu saçları yapmam bir saat sürer " dedim
Annem yüksek bir sesle kahkaha attıktan sonra iki elini beline koydu
"Tatlım annenin ünlü bir kuaför olduğunu unutuyorsun " dedinde onu izliyordum
Evet annem ünlü bir kuafördü Paris'in en çok tutulan şubeleri vardı anneme saçını yaptırmak için ülkenin dört bir yanından gelen çoktu ayrıca birçok yıldızında saçını yapmıştı
Anneme kendimi teslim ettikten yarım saat sonra saçım dalgınık turuncu kırmızı arasındaki saçlarım şimdi parlaklardı ve güzel görünüyordu anneme minnatar bir şekilde sarılırken annem huzurlı bir şekilde duruyordu
Turuncu kızıl arası saçlarım , çillerim annemden deniz mavisi gözüm ve beyazı tenim yakışıklı babamdandı ikisinin karışımıydım tabi akrabalarımdan aldım genlerde vardı ama bu özelliklerin hiçbir beni güzel yapmıyordu
Hatta Paris'in en çirkin kızıydım yüzüm mayın tarlası gibi delik deşikti ama onlara artık alışmıştım çokta kafama takmıyordum
Bian düşüncelerden kurtuldum geçkaldımı anlayınca sarılma faslını bırakıp çantamı alıp kapıya koştum o esnada annem seslendi
"Nereye ?" Dedi
cevabını bildi sorunun saçma oldunu düşünürken hemen cevap verdim
"Okula " dedim
annem küçük bir kahkaha attı bana dogru yaklaştı ve "peki saat kaç " dedi
annemin bilmece gibi konuşması canımı sıkıyordu beni böyle kapıda oyalaması çok saçmaydı hemen kolumdaki saate bakıp
"10.10 "dedim
annemde hızlı bir cevap verdi
"Peki seni bu saatte okula alırlarmı ?" Dedi kısa bir düşünme süreci geçirdikten sonra "bilmem "dedim
Kısık bir sesle
"Almazlar orası sıradan bir okul degil yani geç kaldında velin olmadan içeri giremezsin " dedi
Cevap vermeden pişmanlık ile yere baktım
"Bekle beni anahtarımı alıp geliyorum " dedi annem
Kocaman bir tebessüm ettim
Annem beni okula en hızlı şekilde getirdi
Okuldan içeri girdim koşarak sınıfımı buldum kapısının önünde durdum hem heyecandan atan kalbim hemde koştum için yorulan kalbim sanki kalbim ikiye ayrılmıştı iki duyguyu aynı anda hissediyordum
Ellerimi dizlerimden çektim artık nefes alış verişimi düzenlemiştim kafamı kaldırdım Yapının üstünde
"10-E " yazısını kısık bir sesle tekrarladım ....
yeni bölüm yakında gelir okudunuz için teşekkür ederim lütfen kitabı takip etmeye devam edin