Gözlerimi korkuyla açtım. Alt kattan çığlık sesi geliyordu . Yataktan kalktım , annem ile babamı uyandırmalıyım. Kapıyı yavaşça açtım ve etrafı kontrol ettim. Koridorda kimse yoktu . Annemle babamın odasına yavaşça gittim kapıyı açtım ama kimse yoktu . Çığlık seslerini hala duyuyordum. Babamın dediği gibi cesaretli olmalıydım . Derin bir nefes aldım, sakince merdiveni inmeye başladım . Mutfak bana çok yakındı , hemen girdim . Girdiğim gibi dizlerimin bağı çözüldü ve dizlerimin üstüne çöktüm. Annem başı köpük halde asılmıştı. Göz yaşlarımı geri ittim.
'Babam belki iyidir bana yardım eder' diye içimden geçirdim . Mutfak salona açılıyordu, hemen salona geçtim . Salona girdiğim gibi göz yaşlarımı tutamadım. Babam annemden daha beter bir şekilde asılmıştı. Bütün uzuvları kopmuş, gövdesiyle asılmıştı. Hayır kendimi bırakmadım. O kadar eğitimi boşa almamıştım. Çığlık sesi dışarıdan ormandan geliyordu. Belki annemi ve babamı öldüren kişi dışarıda başkasına zarar veriyordur . Güçlerim hâlâ ortaya çıkmamıştı ama kaybedecek bir şeyim yoktu. Evden çıkıp ormana doğru koşmaya başladım. Çığlık sesine yaklaşıyordum .
Bir ağacı solladım gibi bir kadın gördüm arkası dönük çığlık atarak koşuyordu. Bende koştum.
" Bekle sana yardım edebilirim!" Dedim.
Kadın durdu, bana yavaşça döndüğü gibi nutkum tutuldu kadının gözleri yerinde koca bir çukur ayrıca yüzünün her yeri parçalanmış, kanıyordu . Kadın çığlık atmaya devam etti. Sonra enseme sert bir şeyle vurdular ve ben bunları yaşarken sadece 6 yaşındaydım . Gözlerim kapandı , sonrası karanlık...
..............................................................................................................................
Gözlerimi açtım her zaman ki gibi geçmiş ile alakalı rüya görmüştüm.
" İyi misin ?" Dedi naif bir ses.
Başımı o tarafa çevirdim . Açık kumral saçlı , kahverengi gözlü, boyu tahminen 1.70, golden türü bir kuyruğu ve sarkık kulaklarıyla hem sevimli hemde tatlı bir havası vardı kızın , üstünde beyaz bir sweet ve mavi bir pantolon vardı. Gülümsedim
" İyiyim ama sen kimsin ? Ve burası neresi ? "
Evet ben buraya daha önce gelmedim çünkü burası deney odasına benzemiyordu.
"Ben Umay ,kuyruklulardanım . Burası kılanlar okulu . Bay Kaan seni buraya getirdi ." Yanıma yaklaştı .
" Ağrın var mı ? Varsa hemen hemşire çağırabilirim. "
Gülümsemem büyüdü. Çok iyi biriydi.
" Hayır yok , Kaan kim ? "
" O bir eğitmen bizleri eğitiyor ki karanlık taraf bize saldırırsa kendimizi koruyalım diye."
" Başka eğitmenler var mı? "
" Evet,18 tane var . 9 erkek 9 kadın eğitmen var ."
Başımı salladım . Üstümdeki çarşafı çektim ve ayağa kalktım .
Umay hemen kolumu tuttu . Hafif sinirle
" Ne yapıyorsun! Yeni uyandın dinlenmen lazım. "
" İyiyim ben "
Umay birden ellerini çırptı. Ona attığım' anlamadım' bakışıyla
" İyisen sana okulu gezdirmek isterim ııı..."
" İsmim Lamia "
" Çok güzel bir ismin var "
" Hadi, okulu gezdir " dedim gülümserken
Hemen kapıya gitti . Bir kaç işlem yaptıktan sonra kapı açıldı.
Bana kütüphane,bahçe , dövüş alanı ve serayı gösterdi. Etrafa bakarken kimsenin olmadığını fark ettim.
" Neden kimse yok? "
Umay etrafa baktı .
" Sanırım yemekhanedeler."
Yemekhane kapısına gelmeden Umay beni durdurdu. ' ne var ?' derecesinde baktım
" Yemekhanede kanatlılar var ve biraz ... Kabalar "
Kanatlar en üst seviyede, kuyruklular en alt seviyede ve bende kuyuklulardan kurt olanıydım - şimdilik - gülümsedim
" Onlar bana bir şey yapamaz." Dedim emin bir sesle
" Sen bilirsin de ama onlarla uğraşma"
Elimi kaldırdım ve asker selamı verdim .
" Emredersiniz patron !"
İkimizde kıkırdadık.
Otomatik kapı açıldı ve içeri girdik .
Masalarda herkes grup halinde oturuyorlardı. Başta kanatlılar, ortada denizliler , sonda kuyruklular vardı hepsinin önünde ise eğitmenler için olduğunu düşündüğüm bir masa vardı.
Umay hızlı hızlı kuyrukluların masasına yürütmeye başladı. Bende peşinden gittim ama bir karartı önümüzde durdu . Karartıya baktım. Bu bir erkek kanatlıydı.
" Bende benim hizmetçim nerede diyordum " dedi Umay 'a doğru . Umay başını eğmiş bir vaziyette
" Lütfen bizi bırak " dedi ama sesi korkudan titriyordu .
Kanatlı güldü. İşaret parmağıyla Umay ' ın başına baskı yaptı .
" Sen bana emir mi veriyorsun ucube ?!?! "
" Eğer arkadaşımdan elini çekmezsen bütün parmaklarını koparıp sana yediririm " dedim gülümserken
Kanatlı bana döndü ve kahkaha attı. Önümde belirdi
" Sen beni az önce tehdit mi ettin yoksa ben mi yanlış duydum?"
" Yazık bu kadar yaşlı olduğunu bilmiyordum . BAK AMCA ARKADAŞIMA DOKUNMA ZARARLI ÇIKARSIN " Dedim.
Bir eliyle kahverengi saçlarımı tuttu ve çekti ama gülümsemem yüzümden silinmedi .
Kanatlının bileğinden tuttum ve gülümsememi yüzümden sildim . Bileğini ters çevirerek karnına dizimi geçirdim . Bana gelen bir cisim olduğunu anladım ve başımı gülümseyerek sağ omzuna yatırdım , kulağımın yanından bir bıçak geçti . Bıçak duvara saplıydı . Bıçağı duvardan aldım ve bıçağı atan kişiye bakmadan attım . Bir süre sonra bir inleme duydum . Dilimle 'nık' sesi çıkardım
" Tam isabet , sıra sende." Dedim kanatlıya bakarak . Kanatlı şok içinde arkama bakıyordu. Göğüsüne tekmeyi geçirdim . O kalkmadan bir dizimi göğüsüne bir bacağımıda eline bastırdım. Acıyla bağırdı . Botumdaki bıçağı eline sapladım .
" Seni bırakmamı ister misin ?" Dedim .
Acıyla bana bakıyordu. Umay ' ı işaret ettim .
" Ondan özür dile "
" Ölmeyi tercih ederim "
Omuz silktim
" Sen bilirsin " dedim ve bıçağı biraz daha çevirdim
" Tamam özür dilerim" bıçağı çıkardım . bıçağa bakarak
" Of ... Pislendi ya " bıçağı temizlemeden yine botuma koydum .
Yerdeki kanatlı hâlâ inliyordu.
Umay ' a döndüm . Şok içinde bana bakıyordu. Diğer kişiler de bana öyle bakıyordu rahatsız olduğum kulaklarımın kıpırtısından belliydi. Umay ' a döndüm
" Ne oldu? Neden öyle bakıyorsunuz?"
Umay cevap vermedi . Omuz silktim madem cevap vermedi zorlamadım . Kuyrukluların masasına doğru yürüdüm, bir sandalye kendime çektim ve oturdum . Her masanın üstünde her bir kişiye bir tepsi yemek var . Yemeği es geçtim, masadan kahveyi aldım ve pipetini dudaklarıma götürdüm . Diğer elimle ceketimin cebinden not defterim ve kalemimi çıkardım . Arkama yaslandım ve en son ne yazdığım paragrafa baktım . Yazı düne aitti , işe yaramaz. Yanımda bir kıpırtı hissettim başımı oraya çevirince Umay ' ı gördüm hâlâ şok içinde bakıyordu.
" Öyle bakma rahatsızlık duyuyorum ." Dedim cidden rahatsızdım
" Sen az önce bir kanatlıya işkencemi ettin? " Dedi başka bir kuyruklu sesin geldiği tarafa baktım. Bu bir kedi kadındı. Sarı saçlı, cam mavisi gözleri vardı. Üstünde açık mor bir tişört ve siyah bir etek giymişti. Kuyruğu ve kulakları sarıydı. Hem tatlı ve kurnaz bir havası vardı.
" Ben hâlâ şaşkınım " dedi onun önünde oturan kedi adam. Koyu kahverengi saçı ve cam mavisi gözleri vardı.Kedi adamın üstünde açık mavi bir uzun kollu altında koyu mavi bir pantolon vardı.
Gülümsedim.
" Kimsiniz acaba ?" Dedim ılımlı bir sesle.
Umay söze atladı . Kadın olanı işaret etti .
" Bu Ceren kuyruklulardan kedi olanı "
Erkek olanı işaret etti.
" Bu Murat kuyruklulardan kedi olanı"
Ve ikisinide işaret etti
" Ayrıca dün sevgili oldular " dedi elini mutluluktan çırparken.
" Sanırım çok şey kaçırmışım of of " dedim üzüntüyle hâlbuki benim üzülme duygum yoktu . Sadece yüzüme maske takıyordum bana acımasınlar diye .
" Eee , kendini tanıtsana süper kahraman" dedi Ceren gülümserken .
" Ben Lamia, kurtum ve buraya nasıl geldiğimi hâlâ tam olarak çözmüş değilim . "
" Nasıl yani istemeyerek mi getirildin? " dedi Murat elini çenesine koyarken.
" Evet, nasıl olduğunu bilmiyorum hatırlamıyorum zaten. " Dedim ve hafifçe şakağımı ovuşturdum .
" BURDA NELER OLUYOR!!!!" dedi sinirli bir erkek sesi. Başımı oraya çevirdim . Tahminen 34 yaşlarında , iri , uzun boylu, koyu sarı saçlı bir adamdı . Onu umursamadan kahvemi içip not defterine göz atmaya başladım. Adam kanatlıların masasına bakarak konuştu.
" Bunu hanginiz yaptı ?!?!" Denizlerden bir kız beni işaret ederek
" Onlar değil o yaptı . " Dedi hâlâ şoku atlatamadan.
Adam şaşkınlıkla bana döndü .
" Sen mi yaptın? "
" Evet " Dedim sırıtarak. Adam şokunu atlatıp duvara bıçakla saplı halde duran kıza doğru koşarak gitti.
" Sedye getirin çok kan kaybediyor . " Kan demişti dimi ? İstemsizce gülüşüm büyüdü. Başımı hafifçe eğdim , kan hoşuma giden nadir şeylerden biriydi . Masanın üzerine iki el yumruk olmuş şekilde önümde durdu . Sırıtarak başımı kaldırdım.yine aynı adam beni inceliyordu .
" Seni daha önce hiç görmedim . Buraya nasıl geldin?"
Omuz silktim.
" Bilmem , gözlerimi açtığımda burdaydım ve beni buraya Kaan denen bir herif getirdi . Onu geberteceğim."
" Beni kim gebertecek bakalım " dedi başka bir erkek sesi.
...................,......................................................
Merhaba arkadaşlar .
Ben yeni çizgi stüdyo ya geldim umarım kitabımı beğenirsiniz ayrıca bu kitabın bütün hakları saklıdır izinsiz olarak kullanılamaz,
kopyalanamaz. Eğer bu hak ihlal edilirse gerekli işlemler başlatılacaktır lütfen böyle davranışlarda bulunmak gibi bir eyİyi okumalar dilerim ...🖤